Bahtiyar Vahabzade
Büyük yazar ve romancı Kırgız Cengiz Aytmatov (Ölümü 10 Haziran 2008)’dan sonra, büyük Türk şairi Azerbaycanlı Bahtiyar Vahabzade’yi de kaybettik. Türklerin ünlü şairlerinden Bahtiyar Vahabzade, 13 Şubat 2009 Cuma günü, Bakü’deki evinde hayata Veda etti.
Cengiz Aytmatov’un ölümü gibi, Bahtiyar Vahabzade’nin ölümü de Türklük dünyasını, sanat ve edebiyat çevrelerini derinden üzdü ve yasa boğdu. Şimdiye kadar kaybettiğimiz edebî değerlerin yerleri, nasıl doldurulamamış ise onların yerleri de doldurulamayacaktır.
Eşsiz romancı ve yazar Cengiz Aytmatov’u eserlerinden, ünlü şair Bahtiyar Vahabzade’yi de şahsen tanıyorum. Kendisi ile aralarında hiç fark gözetmediği ve her iki ülkeyi de vatanı kabul ettiği Türkiye ve Azerbaycan’da defalarca karşılaştım. Kucaklaşma ve sohbetleşme fırsatını yakaladım. Şiirlerini kendisinden yüz yüze, yürek yüreğe dinleme zevkine erenlerdenim.
Ülkelerin çok az yetiştirdiği veya Allah’ın zaman zaman lütfettiği Bahtiyar Vahabzade gibi dava adamlarına, şurada doğdu, burada öldü demek, onun bir yere mahsus kılınmasına yetmiyor. Şu tarihte doğdu, bu tarihte öldü şeklinde yazmakta, zamanın belli bir kesiminde anılıp, hatırlanıp sonra unutulup ve zihinlerden silinip gitmesini sağlayamıyor. Bahtiyar Vahabzade; Türklerin yaşadığı her yerde doğmuş gibi, onların davasına sahip çıkmış ve meseleleri ile ilgilenmiştir. Ölümü de doğumu gibi, Türklerin yaşadığı topraklarda, mezarı varmış gibi davasının gücüne ve genişliğine uygun, her zaman dualarla anılacak, tekbirlerle ve fatihalarla yâd edilecektir.
Yine de belirtelim ki Bahtiyar Vahabzade, 13 Ağustos 1925’de, Azerbaycan’ın en güzel şehirlerinden Şeki’de dünyaya gelir. Vahabzade çok küçük yaşlarda iken, ailesi Bakü’ye göç eder. Gençlik hayatı, mücadele yılları ve memuriyet dönemi hep Bakû’de geçer, ama asıl memleketi olan Şeki’yi de hiç unutmaz. Rahmetli: “Bir şey yazmak istediğim zaman memleketim Şeki’ye giderim ve orada yazarım,” derdi. Gerçekten Şeki, tabiat güzellikleri ve tarihî zenginlikleri itibariyle yaşanacak ve yazılacak harika bir yer.
Azerbaycan edebiyatının üstün şahsiyetlerinden Bahtiyar Vahabzade, 1942’de girdiği Bakû devlet Üniversitesi’nden, 1947 yılında pekiyi derece İle mezun olur. Uzun süre üniversitede ders verir. Azerbaycan İlimler Akademisine üye seçilir. Beş dönem milletvekili olarak, Azerbaycan parlamentosunda görev yapar. Bu arada kırk şiir kitabı yayınlanır. Onbir ilmi esere imzasını atar ve yüzlerce makale neşreder, konferanslar verir.
Davasını değil de, bu kadar hizmeti ve mücadeleyi bereketli ömrüne sığdıran Bahtiyar Vahabzade, 84 yaşında, davasının son şiirini şahadetle yazar. Azerbaycan’ın özgür oluşunu görmenin ve yaşamanın huzuru ile son nefesini verir.
1985 yılında Sovyetler Birliğine yaptığımız seyahatte, Bakû’ye de uğramıştık. Biz kendisini ziyaret etmeyi düşünürken, o gelip bizi bulmuştu. Kendisi ile ilk karşılaşmamız idi. Saçları ağarmış, yüzündeki ifade; verdiği mücadelenin ve çektiği çilenin izlerini taşıyordu. Azerbaycan’ın ak saçlı ziyalılarındandı. Bakışlarında Azerbaycan topraklarını özgürlüğe kavuşturma azmini ve Azerbaycan halkını hiçbir güce peşkeş çekmeden itibarlı kılma ve hatırlı yaşatma niyetini sezerdiniz.
Bir milletin verdiği özgürlük mücadelesinde ön saflarda yer almak, şiirlerinde bu mücadelenin kare kare destanını yazmak, yürek ve cesaret isterdi. O yürek ve cesaret, Bahtiyar Vahabzade’de de fazlası ile vardı. Şiirleri hep özgürlük üzerine yazılmıştı. Bahtiyar Vahabzade, Cengiz Aytmatov ve Cengiz Dağcı gibi yazarlar olmasa idi, komünizme karşı verilen mücadele kalıcı ve netice verici olmazdı.
Bahtiyar Vahabzade’nin bütün şiirleri vatan ve millet sevgisinden, Allah inancından, özgürlükten, Türklüğün Orta Asya’daki varlığından, haklarından ve faziletlerinden bahseder.
Bahtiyar Vahabzade, üniversitede hocalık, milletvekilliği, ilimler akademisi üyeliği gibi önemli görevlerde bulunmuş, şair ve yazar olarak Türk illerinde tanınmıştır. Bulunduğu görevler, görevlerin kazandırdıkları onu hiçbir zaman değiştirmemiş, komünizme karşı çıkmaktan alıkoyamamış, komünizmin yıkmak istediği değerleri korkusuzca her zaman ve her yerde savunmuştur.
Yakın tarihte, Bahtiyar Vahabzade şiirlerinde, Cengiz Dağcı ve Cengiz Aytmatov romanlarında komünistlerin zulmünü cesur kalemleriyle, inançlı beyinleriyle bütün dünyaya haykırmışlar. Hem de edebî sanatın zirvesine, ifade gücünün süper noktasına ulaşarak. Hiçbir güç onları yıldıramamış ve davalarından vaz geçirememiştir.
Aşağıdaki mısralar Bahtiyar Vahabzade yi ve davasındaki ölçüyü,
inancındaki samimiyeti, yüreğindeki sevgiyi ve Türkiye aşkını ne güzel terennüm ediyor:
Dinimiz bir, dilimiz bir.
Ay’ımız bir, yılımız bir.
Aşkımız bir, yolumuz bir
Azerbaycan. Türkiye.
*
Bir milletiz, iki devlet.
Aynı arzu, aynı niyet.
Her ikisi Cumhuriyet.
Azerbaycan. Türkiye.
Bahtiyar Vahabzade’nin vefatından Türk dünyasının kaybı büyük ve duyduğu acı derin. İnanç yüklü şiirlerindeki ilâhî aşk ve sevginin, müminlerin dualarının bereketiyle Merhuma Allah’tan rahmet ve Türk dünyasına baş sağlığı dileriz.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.