Aydınlığa Yürümek
Yayınlanma:
Konya Milli Eğitim eski Müdürlerinden Mustafa Kemal Yılmaz’ın Tebeşir Yayınları tarafından yayınlanan “Aydınlığa Yürümek” isimli eseri okurlarla buluştu.
Aydınlığa Yürümek bir şiir kitabı değil, şiir gibi “akıcı” bir üslupla yazılmış bir eser. Okumaya başladığınız zaman bırakmak istemediğiniz konular birbirleriyle şiirsel bir şekilde bağlantı kurulmuş olmalı ki, eseri bitirip sonuca ulaşmayı arzu edeceğinizi ümit ederim. Mevlana Hazretleri’nin “Bir yerden göçmek ne kadar güzel, bir yerden akmak ne kadar hoş” dediği gibi Aydınlığa Yürümek’te aynen bunu ifade etmektedir. Eser durgun bir su değil, çağlayan, çağladıkça da kulağa hoş gelen ve ses çıkartan suyun sesini andırıyor. şair “denizler dalgalanmadan durulmaz” ifadesinde belirtmeye çalışmasını Mustafa Kemal Yılmaz da Aydınlığa Yürümek ismini verdiği bu eserinde tamamlamak istemiştir.
Pek çok yazarımız varmak istediği noktaya bir eserinde ulaşmak istemez. Birkaç eser verir bunları bir dizide de toplar ve ulaşmak istediği “menzile” de ulaşmaya çalışır. Mustafa Kemal Yılmaz da böyle bir yöntem seçtiğine inanmaktayız.
Zira, onun şiir kitaplarının dışında yakın tarihimizle ilgili araştırma, inceleme, tesbitler ve anıları içeren Vatanın Bağrında Zalimler, Masumlar, Tanıklar ve Yazabildiklerim isimli eserinden sonra Mustafa Kemal Yılmaz bu dizi de ikinci eser olarak yakın tarihimizle ilgili araştırma, inceleme, tespitler, Ergenekon olayı, sınır ötesi operasyon analizler, çareler kimi mektuplar içeren Karanlık Savaş e-posta’dan sonra bu kez de yorumlar, tarihler, tespitler, analizler içeren Aydınlığa Yürümek isimli eserini yayınladı. Belki de bu serinin son eserini yakında yayınlanacak olan Mustafa Kemal Yılmaz, gazetelere yazdığı köşe yazıları ve şiirleriyle de ‘uzun ince bir yolda’nın sonuna gelecektir.
Mustafa Kemal Yılmaz’ın Aydınlığa Yürümek isimli eserin sunuş yazısını değerli kadim dostum Avukat-Yazar M. Özgen Küçükkoner kaleme almış ve “büyük emek mahsulü Aydınlığa Yürümek eserini okuyuculara sunarken bütün ömrünü bu uğurda mücadeleyle geçen değerli dostum sayın Mustafa Kemal Yılmaz’ın bu başarılı çalışmalarından dolayı kutlarım” şeklinde noktalamıştır.
Mustafa Kemal Yılmaz, Aydınlığa Yürümek isimli eserinin “sözün sonunu” şöyle bitirmiştir:
“Yasama, yürütme, yargı ve bunları da içine alan Devletin kurum ve kuruluşlarında görev alanların…
Siviliyle, askeriyle milletin bağrından çıkan yetişkinlerin, seçkinlerin, sorumluluk taşıyanların…
Oy verenlerin…
Zaman zaman kendileriyle yüzleşmesi gerekir.
Gerekir çünkü:
- Herkes üzerine düşeni yapmış mıdır? - Gelinen noktada payı nedir?
Bilinmelidir. Bu takdirde, insanın kendisiyle yüzleşmesi insanı:
“Varlığım kandırmak mı? / Hak diyene saldırmak mı? / Hesabını verebilir miyim?”
Noktasına götürebilir. Bu da olgunlaşmanın bir işareti sayılabilir. Yoksa insan:
“Laf fişek gibi / Atmayan var mı? / Lafını beş kuruşa, / Satmayan var mı?”
Demagojisinde boğulur kalır. Ön yargılarından kurtulamaz. Bu ise onulmaz bir hastalıktır.
Elinizdeki bu kitapçıkta yer alan yazıların kimileri neredeyse yarım yüzyıl önce yazılmıştır. Kırk yıllık, yirmi yıllık zamanı içine alanları da vardır.
Yaşayıp geldiğimiz bunca zamanda “neler geldi, neler gitti, neler oldu?” sorusu zihinlerimizi kurcalar durur. Ancak geldiğimiz noktada üzerimize düşeni yaptık mı?
Son Türk Devleti’ni Türkiye Cumhuriyetini yaşatmak için cenaze kaldırmak önemli bir faktör ama yeterli mi?
Sorularının cevabı benim açımdan, benim penceremden (eğitimle ilgili olanları ve görüşlerimi bir başka kitapta toplamak üzere hariç tutarak) elimizdeki kitapçıkta aranabilir.
Türkiye değişiyor. Bunun sonuçlarını yaşıyor. Bu değişim ve dönüşüme katkıda bulunanlar görevini yapmış olacaktır”
-------------------
NOT: Mustafa Kemal Yılmaz Aydınlığa Yürümek isimli eseriyle ilgili olarak 17 Mayıs 2010 Pazartesi günü saat: 17.30’da İl Halk Kütüphanesi Konferans Salonu’nda bir söyleşi ve imza töreni gerçekleştirecektir. Katılmak isteyenlere açıktır.
Aydınlığa Yürümek bir şiir kitabı değil, şiir gibi “akıcı” bir üslupla yazılmış bir eser. Okumaya başladığınız zaman bırakmak istemediğiniz konular birbirleriyle şiirsel bir şekilde bağlantı kurulmuş olmalı ki, eseri bitirip sonuca ulaşmayı arzu edeceğinizi ümit ederim. Mevlana Hazretleri’nin “Bir yerden göçmek ne kadar güzel, bir yerden akmak ne kadar hoş” dediği gibi Aydınlığa Yürümek’te aynen bunu ifade etmektedir. Eser durgun bir su değil, çağlayan, çağladıkça da kulağa hoş gelen ve ses çıkartan suyun sesini andırıyor. şair “denizler dalgalanmadan durulmaz” ifadesinde belirtmeye çalışmasını Mustafa Kemal Yılmaz da Aydınlığa Yürümek ismini verdiği bu eserinde tamamlamak istemiştir.
Pek çok yazarımız varmak istediği noktaya bir eserinde ulaşmak istemez. Birkaç eser verir bunları bir dizide de toplar ve ulaşmak istediği “menzile” de ulaşmaya çalışır. Mustafa Kemal Yılmaz da böyle bir yöntem seçtiğine inanmaktayız.
Zira, onun şiir kitaplarının dışında yakın tarihimizle ilgili araştırma, inceleme, tesbitler ve anıları içeren Vatanın Bağrında Zalimler, Masumlar, Tanıklar ve Yazabildiklerim isimli eserinden sonra Mustafa Kemal Yılmaz bu dizi de ikinci eser olarak yakın tarihimizle ilgili araştırma, inceleme, tespitler, Ergenekon olayı, sınır ötesi operasyon analizler, çareler kimi mektuplar içeren Karanlık Savaş e-posta’dan sonra bu kez de yorumlar, tarihler, tespitler, analizler içeren Aydınlığa Yürümek isimli eserini yayınladı. Belki de bu serinin son eserini yakında yayınlanacak olan Mustafa Kemal Yılmaz, gazetelere yazdığı köşe yazıları ve şiirleriyle de ‘uzun ince bir yolda’nın sonuna gelecektir.
Mustafa Kemal Yılmaz’ın Aydınlığa Yürümek isimli eserin sunuş yazısını değerli kadim dostum Avukat-Yazar M. Özgen Küçükkoner kaleme almış ve “büyük emek mahsulü Aydınlığa Yürümek eserini okuyuculara sunarken bütün ömrünü bu uğurda mücadeleyle geçen değerli dostum sayın Mustafa Kemal Yılmaz’ın bu başarılı çalışmalarından dolayı kutlarım” şeklinde noktalamıştır.
Mustafa Kemal Yılmaz, Aydınlığa Yürümek isimli eserinin “sözün sonunu” şöyle bitirmiştir:
“Yasama, yürütme, yargı ve bunları da içine alan Devletin kurum ve kuruluşlarında görev alanların…
Siviliyle, askeriyle milletin bağrından çıkan yetişkinlerin, seçkinlerin, sorumluluk taşıyanların…
Oy verenlerin…
Zaman zaman kendileriyle yüzleşmesi gerekir.
Gerekir çünkü:
- Herkes üzerine düşeni yapmış mıdır? - Gelinen noktada payı nedir?
Bilinmelidir. Bu takdirde, insanın kendisiyle yüzleşmesi insanı:
“Varlığım kandırmak mı? / Hak diyene saldırmak mı? / Hesabını verebilir miyim?”
Noktasına götürebilir. Bu da olgunlaşmanın bir işareti sayılabilir. Yoksa insan:
“Laf fişek gibi / Atmayan var mı? / Lafını beş kuruşa, / Satmayan var mı?”
Demagojisinde boğulur kalır. Ön yargılarından kurtulamaz. Bu ise onulmaz bir hastalıktır.
Elinizdeki bu kitapçıkta yer alan yazıların kimileri neredeyse yarım yüzyıl önce yazılmıştır. Kırk yıllık, yirmi yıllık zamanı içine alanları da vardır.
Yaşayıp geldiğimiz bunca zamanda “neler geldi, neler gitti, neler oldu?” sorusu zihinlerimizi kurcalar durur. Ancak geldiğimiz noktada üzerimize düşeni yaptık mı?
Son Türk Devleti’ni Türkiye Cumhuriyetini yaşatmak için cenaze kaldırmak önemli bir faktör ama yeterli mi?
Sorularının cevabı benim açımdan, benim penceremden (eğitimle ilgili olanları ve görüşlerimi bir başka kitapta toplamak üzere hariç tutarak) elimizdeki kitapçıkta aranabilir.
Türkiye değişiyor. Bunun sonuçlarını yaşıyor. Bu değişim ve dönüşüme katkıda bulunanlar görevini yapmış olacaktır”
-------------------
NOT: Mustafa Kemal Yılmaz Aydınlığa Yürümek isimli eseriyle ilgili olarak 17 Mayıs 2010 Pazartesi günü saat: 17.30’da İl Halk Kütüphanesi Konferans Salonu’nda bir söyleşi ve imza töreni gerçekleştirecektir. Katılmak isteyenlere açıktır.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.