Algılanan, yaşanan!
Yayınlanma:
Türkiye’de en fazla içkinin Konya’da tüketildiği apaçık bir yalandır.
Yaygın gazetelerin Konya’da görev yapan maalesef Konyalı meslektaşlarımızca üretilmiş bir haberin ürünüdür bu yalan. Söz konusu haber Hürriyet Gazetesi’nce yapılmıştı. Yine Hürriyet Gazetesi birkaç ay sonra Pazar Eki’nde yayınladığı haritalı haberi ile illerin kişi başına içki tüketimini ortaya koyuyor, Tekirdağı birinci Konya’ya 81. Değilse 80. Gösteriyordu.
Böylesi ısmarlama, tezgah haberler geçmişte sıklıkla yapıldı. Milliyet’in başörtüsü araştırmasının sembol fotoğrafı da böylesi bir fabrikasyonun ürünü idi. Halen gazetecilik yapmayan-yapamayan bir arkadaş, Rus revü kızlarını stadyumdaki havuzun etrafına, havuz kıyafeti ile toplamış ön palana da birini başını örterek koymuştu. Alttaki yazının başlığı; ‘Konya’da başörtülüler böyle havuza giriyor’
Mesele Konya’da çok ya da az içki tüketiliyor olması değil. Öncelikle bunu tespit edelim. Mesele Türkiye’de yaşanmakta olan kutuplar arası çekişmede sembollerin savaşı. Konya, Türkiye’de bir sembol haline gelmiş/getirilmiştir. İmamın keçisi çalınınca, imam keçi çaldı haberinin yapılmasında olduğu gibi açık kasıt ve çarpıtma mevcuttur.
Son televizyon programında yaşananları uzun uzadıya değerlendirecek değilim, ancak görevini yapanlar yapıyor da Konya’nın Yasin Aktay’ın savunmasına bırakılması eksik olmuyor mu? Yasin Hoca nereye kadar savunacak ki Konya’yı?
Birkaç gün önce gazetedeki yazımda, üniversitenin/üniversitelerin şehir hayatı üzerindeki etkisi üzerine küçük bir pencere açmıştım.
Şimdi bir üst yaklaşımla şehri şefkatle, merhametle kuşatacak, şehrin bütün unsurlarını kapsayacak bir planın çağrısı yapmak istiyorum. Konya’nın dündeki değerlerini bugünle yoğurup yarına taşıyacak ve sürdürülebilir kılacak bir yaklaşıma ihtiyaç var. Bu ihtiyacı karşılamak, hayata geçirmek ve uygulanabilir kılmak kaygılı herkesin görevi. Siyasetçinin, yöneticinin, bürokratın, kanaat önderinin, eşrafın, ağanın, esnafın, ilim adamının görevi.
Elin adamı Konya’da içki içecek yer bulamadığını söylüyor söylemesine de ben de bu şehrin kaldırımlarını işgal eden bira kasalarından yürüyecek yer bulamıyor, nefes alamıyorum… Bu şehrin stadyumunda bira reklamları, bu şehrin holdinglerinden birinin içki imparatorluğu, bu şehrin otogarının etrafının artık suç yuvası haline gelen içkili mekanlarla dolu olduğu gerçeğini yaşıyorum/yaşıyoruz .
Adam kirli elleri ile kirli kağıtları şehrin en merkezi yerlerinde rüzgara, oradan kaldırımlara savuruyor. İnsanlar evlerinin önlerindeki araçların camlarında kirli davetlere maruz bırakılıyor. Liseli öğrencilere fuhşa çağrılıyor apaçık.
Bunlar bu şehrin bu ülkenin acı gerçeği. Yok Binnaz bilmem ne, Can Ataklı Konya için şunu demiş bunu demiş. Cevaplarını alınlarına verelim vermesine de bu kaldırımlardaki kasalar, bu caddelerdeki fuhuş davetleri ile ilgili kim adım atacak?
…
Merhaba Şehir istikrarlı bir şekilde her ayın ilk Cuması elinize ulaşıyor.
Bu süreçte emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Şehir ekimiz her hafta bir ilçemize, ilçemizin zenginliklerine, farklılıklarına ışık tutarken, Konya’da da ilginç konuları ele almaya devam ediyor. Önümüzdeki sayılardan itibaren Konya’ya daha yakından bakmaya çalışacağız. Destekleriniz için teşekkürlerimizi arz ediyoruz.
Kalın sağlıcakla…
Yaygın gazetelerin Konya’da görev yapan maalesef Konyalı meslektaşlarımızca üretilmiş bir haberin ürünüdür bu yalan. Söz konusu haber Hürriyet Gazetesi’nce yapılmıştı. Yine Hürriyet Gazetesi birkaç ay sonra Pazar Eki’nde yayınladığı haritalı haberi ile illerin kişi başına içki tüketimini ortaya koyuyor, Tekirdağı birinci Konya’ya 81. Değilse 80. Gösteriyordu.
Böylesi ısmarlama, tezgah haberler geçmişte sıklıkla yapıldı. Milliyet’in başörtüsü araştırmasının sembol fotoğrafı da böylesi bir fabrikasyonun ürünü idi. Halen gazetecilik yapmayan-yapamayan bir arkadaş, Rus revü kızlarını stadyumdaki havuzun etrafına, havuz kıyafeti ile toplamış ön palana da birini başını örterek koymuştu. Alttaki yazının başlığı; ‘Konya’da başörtülüler böyle havuza giriyor’
Mesele Konya’da çok ya da az içki tüketiliyor olması değil. Öncelikle bunu tespit edelim. Mesele Türkiye’de yaşanmakta olan kutuplar arası çekişmede sembollerin savaşı. Konya, Türkiye’de bir sembol haline gelmiş/getirilmiştir. İmamın keçisi çalınınca, imam keçi çaldı haberinin yapılmasında olduğu gibi açık kasıt ve çarpıtma mevcuttur.
Son televizyon programında yaşananları uzun uzadıya değerlendirecek değilim, ancak görevini yapanlar yapıyor da Konya’nın Yasin Aktay’ın savunmasına bırakılması eksik olmuyor mu? Yasin Hoca nereye kadar savunacak ki Konya’yı?
Birkaç gün önce gazetedeki yazımda, üniversitenin/üniversitelerin şehir hayatı üzerindeki etkisi üzerine küçük bir pencere açmıştım.
Şimdi bir üst yaklaşımla şehri şefkatle, merhametle kuşatacak, şehrin bütün unsurlarını kapsayacak bir planın çağrısı yapmak istiyorum. Konya’nın dündeki değerlerini bugünle yoğurup yarına taşıyacak ve sürdürülebilir kılacak bir yaklaşıma ihtiyaç var. Bu ihtiyacı karşılamak, hayata geçirmek ve uygulanabilir kılmak kaygılı herkesin görevi. Siyasetçinin, yöneticinin, bürokratın, kanaat önderinin, eşrafın, ağanın, esnafın, ilim adamının görevi.
Elin adamı Konya’da içki içecek yer bulamadığını söylüyor söylemesine de ben de bu şehrin kaldırımlarını işgal eden bira kasalarından yürüyecek yer bulamıyor, nefes alamıyorum… Bu şehrin stadyumunda bira reklamları, bu şehrin holdinglerinden birinin içki imparatorluğu, bu şehrin otogarının etrafının artık suç yuvası haline gelen içkili mekanlarla dolu olduğu gerçeğini yaşıyorum/yaşıyoruz .
Adam kirli elleri ile kirli kağıtları şehrin en merkezi yerlerinde rüzgara, oradan kaldırımlara savuruyor. İnsanlar evlerinin önlerindeki araçların camlarında kirli davetlere maruz bırakılıyor. Liseli öğrencilere fuhşa çağrılıyor apaçık.
Bunlar bu şehrin bu ülkenin acı gerçeği. Yok Binnaz bilmem ne, Can Ataklı Konya için şunu demiş bunu demiş. Cevaplarını alınlarına verelim vermesine de bu kaldırımlardaki kasalar, bu caddelerdeki fuhuş davetleri ile ilgili kim adım atacak?
…
Merhaba Şehir istikrarlı bir şekilde her ayın ilk Cuması elinize ulaşıyor.
Bu süreçte emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Şehir ekimiz her hafta bir ilçemize, ilçemizin zenginliklerine, farklılıklarına ışık tutarken, Konya’da da ilginç konuları ele almaya devam ediyor. Önümüzdeki sayılardan itibaren Konya’ya daha yakından bakmaya çalışacağız. Destekleriniz için teşekkürlerimizi arz ediyoruz.
Kalın sağlıcakla…





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.