Ahlaksız Güç
Yayınlanma:
Günümüzde, cahiliye dönemindeki düzeni kuran ve o dönemdeki yapılanlara benzer uygulamaları yapan, hiç şüphesiz ABD’dir. Çerçeveyi biraz daha daraltacak olursak, bu uygulayıcı güç, “ABD’deki Yahudi Lobisi” dir.
Bugün ABD; 10 milyon kilometrekarelik bir toprak üzerinde yaşayan, yıllık GSMH’sı 12 trilyon doları bulan, dünyanın bütün denizlerinde uçak gemileri ile desteklenmiş filolar dolaştıran, atom ve nötron bombası sahibi, 500 bin kişilik ordu besleyen bir ülke.
Bu güce sahip ABD’nin yönetiminde belirleyici güç, bu ülkedeki “Yahudi Lobisi”dir. Ama ABD’yi bu güce ulaştıran “Yahudiler” değildir. O güç; kıtanın keşfinden sonra buraya toplanan ve sosyal refahın tadına varınca “ben Amerikalıyım!” diyen “halk yığını”nın kendisidir. ABD’nin bu güce erişmesinde; hiç şüphesiz, kıta keşfedildikten sonra etrafında düşmanı olmaması, askeri harcamalara bütçe ayrılmayarak, içe dönük ekonomiye bütçe ayrılması, AR-GE (Araştırma-Geliştirme)’ye büyük önem verilmesi gibi uygulamaların çok etkisi olmuştur.
ABD dünyada “bir numaralı” güç haline geldikten sonra, halkının temsil etmediği, halkının iradesi dışında bir güç devreye girdi. Bu öyle bir güç ki; ABD’nin sahip olduğu devleti ve elinde tuttuğu her türlü nimeti hiçbir millet, hiçbir devlet ve başka hiçbir ülke ile paylaşmak üstemeyen, aksine, başka devlet, millet ve ülkelerdeki her türlü imkân ve nimeti bu güce ilave etmek isteyen, bunun için de ötekinin elindekini almak uğruna gözünü kırpmadan öldürmeyi en tabi hakkı sayan nobran, bencil ve tabi ahlâksız bir güç.
ABD’deki “ahlâksız güç” olan Yahudiler arasında bir anket yapsanız; hiç birisi İsrail’e gidip yerleşmek istemez. Cenazelerini İsrail’e göndermez. İsrail’e yerleşenler, Yahudilerin yoksulları, itilip kakılmışlarıdır. Bir Yahudi’ye; “İsrail’de mi yaşamak istersin, yoksa Amerika’da mı?” diye sorsanız, hemen size tereddüt etmeden, “tabiiki Amerika!” cevabını verecektir.
Peki, yaşamak istediği toprak olarak ABD’yi, gömülmek istediği toprak olarak ABD’yi gören, ancak ABD’nin bütün gücünü “Siyonist İsrail”e” endeksleyen bu “ahlâksız güç” ne yapmaya çalışmaktadır?
Bunu anlayabilmek için, yaşanan olayları iyi tahlil etmek yeterlidir. ABD’daki Yahudi lobisinin öncelikli birinci hedefi, “İslâm Dini” yani “Müslümanlar”dır. Hollanda Meclisi’ne girmiş, Yahudi kökenli milletvekili Geert Wildes; “Eğer Müslümanlar Hollanda’da yaşamak istiyorlarsa, Kur’an’ın yarısını yırtıp atmalıdır. İmamları dinlememeliler” diyor ve devam ediyor:
“-Hazreti Muhammed hayatta olsaydı ve Hollanda’da yaşasaydı onu Hollanda’dan kovardım!”
Bu “ahlâksız Yahudi dönmeleri”nin beyninde, her türlü pisliğe yer var da “Müslüman’a yer yok!”
Ahlâksız Yahudi Lobisi’nin etkisiyle yapılan uygulamalar diz boyu. Ortadoğu’da BOP’u, Baba Bush’a hazırlatan ve oğul Bush’a uygulatmaya başlatan bu güç. Yahudi para babası Soros’a; kendileri için önem arzeden ülkelerdeki işbirlikçilerine “yeşil doları” dağıttırarak yönetim değiştirten bu güç. Amerika’daki ikiz kuleleri vurarak, ABD silâhlarının namlularını Müslümanlar’ın üzerine çevirten, Afganistan’ı, Irak’ı işgal ettiren bu güç. Oğul Bush’a “haçlı seferi başlattım!” “terörist Müslümanlar!” dedirten bu güç. Ortadoğu’nun çıban başı Siyonist İsrail Devleti’ni kurduran bu güç.
Kısacası, oluk oluk Müslüman kanı akıtan, Müslüman katliamı yapan güç.
Ahlâksız Yahudi lobisinin zulmünü durdurmak için, önce onların kaynaklarını kesmek gerekir. ABD’deki Federal Reserv Bankası (ABD Merkez Bankası)’nda basılan, dörtte üçünün hiçbir karşılığı olmayan, ama dünyanın temel para birimi olan “DOLAR”, bu gücün temel kaynağıdır.
ABD’deki Yahudi Lobisi’ni besleyen, namlularını “insan” olarak bile kabul etmediği “Müslümanlar”a doğrultan “yeşil Dolar”ın kaynağı ise ne yazık ki; başta petrol üretici ülkeler olmak üzere, Müslüman(!) Ülkeleri’dir.
İslâm Ülkeleri’nin başına ABD’deki Yahudi Lobisi’nin atadığı, Emirler, Krallar, Şeyhler, Devlet Başkanları ve diğer işbirlikçi yöneticileri; ABD’yi sadece Müslümanlar için değil, tüm insanlık için bir “Firavun” haline getirmiştir. Soros beslemeli bu yöneticiler için; temsil ettikleri(!) halkın, ülke kaynaklarının, ülke menfaatlerinin hiçbir önemi yoktur. Onlar için önemli olan; “koltuklarını” korumak, onları bu koltuklara oturtan “lobi”nin menfaatlerini gözetmektir.
İşbirlikçi Emirlerin, Kralların, Şeyhlerin, Devlet Başkanlarının “petrol dolarları” ABD güdümündeki bankalarda toplanmakta, Yahudi Lobisinin emri ile Siyonist İsrail’e hibe olarak aktarılmakta, dolayısıyla Müslümanları katleden birer mermiye dönüşmektedir.
Durum böyle iken, Müslümanlar, günümüz “Firavunu” ABD ve bunu yöneten “ahlâksız Yahudi lobisi”nden nasıl kurtulacaktır? Bu günümüzün en önemli sorunudur!. Müslüman Ülkelerin; Yahudi Lobisini etkisiz hale getirecek en önemli silâhı; petrol borsasında, “dolardan” vazgeçerek bir başka “para birimi”ne geçmesidir. Dolar’ın egemenliğinin son bulması demek, küresel terörün öncüsü ABD Yahudi Lobisi’nin çökmesi demektir.
Bunu başarabilmek için önce; başlarındaki işbirlikçi Emirlerden, Krallardan, Şeyhlerden ve Devlet Başkanlarından kurtulmaları gerekir.
Bugün ABD; 10 milyon kilometrekarelik bir toprak üzerinde yaşayan, yıllık GSMH’sı 12 trilyon doları bulan, dünyanın bütün denizlerinde uçak gemileri ile desteklenmiş filolar dolaştıran, atom ve nötron bombası sahibi, 500 bin kişilik ordu besleyen bir ülke.
Bu güce sahip ABD’nin yönetiminde belirleyici güç, bu ülkedeki “Yahudi Lobisi”dir. Ama ABD’yi bu güce ulaştıran “Yahudiler” değildir. O güç; kıtanın keşfinden sonra buraya toplanan ve sosyal refahın tadına varınca “ben Amerikalıyım!” diyen “halk yığını”nın kendisidir. ABD’nin bu güce erişmesinde; hiç şüphesiz, kıta keşfedildikten sonra etrafında düşmanı olmaması, askeri harcamalara bütçe ayrılmayarak, içe dönük ekonomiye bütçe ayrılması, AR-GE (Araştırma-Geliştirme)’ye büyük önem verilmesi gibi uygulamaların çok etkisi olmuştur.
ABD dünyada “bir numaralı” güç haline geldikten sonra, halkının temsil etmediği, halkının iradesi dışında bir güç devreye girdi. Bu öyle bir güç ki; ABD’nin sahip olduğu devleti ve elinde tuttuğu her türlü nimeti hiçbir millet, hiçbir devlet ve başka hiçbir ülke ile paylaşmak üstemeyen, aksine, başka devlet, millet ve ülkelerdeki her türlü imkân ve nimeti bu güce ilave etmek isteyen, bunun için de ötekinin elindekini almak uğruna gözünü kırpmadan öldürmeyi en tabi hakkı sayan nobran, bencil ve tabi ahlâksız bir güç.
ABD’deki “ahlâksız güç” olan Yahudiler arasında bir anket yapsanız; hiç birisi İsrail’e gidip yerleşmek istemez. Cenazelerini İsrail’e göndermez. İsrail’e yerleşenler, Yahudilerin yoksulları, itilip kakılmışlarıdır. Bir Yahudi’ye; “İsrail’de mi yaşamak istersin, yoksa Amerika’da mı?” diye sorsanız, hemen size tereddüt etmeden, “tabiiki Amerika!” cevabını verecektir.
Peki, yaşamak istediği toprak olarak ABD’yi, gömülmek istediği toprak olarak ABD’yi gören, ancak ABD’nin bütün gücünü “Siyonist İsrail”e” endeksleyen bu “ahlâksız güç” ne yapmaya çalışmaktadır?
Bunu anlayabilmek için, yaşanan olayları iyi tahlil etmek yeterlidir. ABD’daki Yahudi lobisinin öncelikli birinci hedefi, “İslâm Dini” yani “Müslümanlar”dır. Hollanda Meclisi’ne girmiş, Yahudi kökenli milletvekili Geert Wildes; “Eğer Müslümanlar Hollanda’da yaşamak istiyorlarsa, Kur’an’ın yarısını yırtıp atmalıdır. İmamları dinlememeliler” diyor ve devam ediyor:
“-Hazreti Muhammed hayatta olsaydı ve Hollanda’da yaşasaydı onu Hollanda’dan kovardım!”
Bu “ahlâksız Yahudi dönmeleri”nin beyninde, her türlü pisliğe yer var da “Müslüman’a yer yok!”
Ahlâksız Yahudi Lobisi’nin etkisiyle yapılan uygulamalar diz boyu. Ortadoğu’da BOP’u, Baba Bush’a hazırlatan ve oğul Bush’a uygulatmaya başlatan bu güç. Yahudi para babası Soros’a; kendileri için önem arzeden ülkelerdeki işbirlikçilerine “yeşil doları” dağıttırarak yönetim değiştirten bu güç. Amerika’daki ikiz kuleleri vurarak, ABD silâhlarının namlularını Müslümanlar’ın üzerine çevirten, Afganistan’ı, Irak’ı işgal ettiren bu güç. Oğul Bush’a “haçlı seferi başlattım!” “terörist Müslümanlar!” dedirten bu güç. Ortadoğu’nun çıban başı Siyonist İsrail Devleti’ni kurduran bu güç.
Kısacası, oluk oluk Müslüman kanı akıtan, Müslüman katliamı yapan güç.
Ahlâksız Yahudi lobisinin zulmünü durdurmak için, önce onların kaynaklarını kesmek gerekir. ABD’deki Federal Reserv Bankası (ABD Merkez Bankası)’nda basılan, dörtte üçünün hiçbir karşılığı olmayan, ama dünyanın temel para birimi olan “DOLAR”, bu gücün temel kaynağıdır.
ABD’deki Yahudi Lobisi’ni besleyen, namlularını “insan” olarak bile kabul etmediği “Müslümanlar”a doğrultan “yeşil Dolar”ın kaynağı ise ne yazık ki; başta petrol üretici ülkeler olmak üzere, Müslüman(!) Ülkeleri’dir.
İslâm Ülkeleri’nin başına ABD’deki Yahudi Lobisi’nin atadığı, Emirler, Krallar, Şeyhler, Devlet Başkanları ve diğer işbirlikçi yöneticileri; ABD’yi sadece Müslümanlar için değil, tüm insanlık için bir “Firavun” haline getirmiştir. Soros beslemeli bu yöneticiler için; temsil ettikleri(!) halkın, ülke kaynaklarının, ülke menfaatlerinin hiçbir önemi yoktur. Onlar için önemli olan; “koltuklarını” korumak, onları bu koltuklara oturtan “lobi”nin menfaatlerini gözetmektir.
İşbirlikçi Emirlerin, Kralların, Şeyhlerin, Devlet Başkanlarının “petrol dolarları” ABD güdümündeki bankalarda toplanmakta, Yahudi Lobisinin emri ile Siyonist İsrail’e hibe olarak aktarılmakta, dolayısıyla Müslümanları katleden birer mermiye dönüşmektedir.
Durum böyle iken, Müslümanlar, günümüz “Firavunu” ABD ve bunu yöneten “ahlâksız Yahudi lobisi”nden nasıl kurtulacaktır? Bu günümüzün en önemli sorunudur!. Müslüman Ülkelerin; Yahudi Lobisini etkisiz hale getirecek en önemli silâhı; petrol borsasında, “dolardan” vazgeçerek bir başka “para birimi”ne geçmesidir. Dolar’ın egemenliğinin son bulması demek, küresel terörün öncüsü ABD Yahudi Lobisi’nin çökmesi demektir.
Bunu başarabilmek için önce; başlarındaki işbirlikçi Emirlerden, Krallardan, Şeyhlerden ve Devlet Başkanlarından kurtulmaları gerekir.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.