Adalet Partisi İl Başkanı: Muzaffer Kocaman
Yayınlanma:
1950’li yılların sonu 1970’li yılların başı. Adalet Partisi hükümet kurmuş, Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel Başbakan, aynı zamanda Adalet Partisi’nin Konya İl Başkanı da Muzaffer Kocaman. Babam Yusuf Kayseri’nin çok yakın arkadaşı. Mahallelerimiz karşılıklı biz Dedemoğlu, Muzaffer Kocaman ise Tarhana Mahallesi’nde büyümüş, daha sonra da duvar dibi komşuluk ettik. Oğlu Kemal dünyaya gelmemişti, iki kızları vardı beni de oğulları gibi severlerdi.
Muzaffer Kocaman, ağabeyi Ali Kocaman ile birlikte petrol işi yaparlardı. O yılların Konya’sını, o yılların ailelerini anlatmak istemiyorum, amacım bir başka olayı dile getirmek.
1969-1970’li yıllar Adalet Partili bazı milletvekilleri ilçe ve il’in yaptığı programlara uymak istemiyorlar, kendilerine göre program yapıyorlar “siz ne oluyorsunuz” dercesine. Bu durum İlçe ve İl Yöneticilerini biraz kızdırıyor. İl Başkanı Muzaffer Kocaman yönetici arkadaşlarını sakinleştirmek için çalışıyor fakat bazen son damla bardağı taşırdığı gibi bir gün geliyor Muzaffer Kocaman’ın da sinirlerini bozuyor.
Bir akşam partideki arkadaşlarını uğurladıktan sonra odacısını çağırıyor Muzaffer Kocaman ve ‘bütün odaların kapılarını kilitlemesini anahtarları kendisine vermesini’ istiyor. Odacı bu talimatı yerine getirdikten sonra da anahtarları cebine koyan Muzaffer Kocaman Adalet Partisi’nin dış kapısını da kilitleyip doğruca Ankara yoluna koyuluyor ve Ankara’ya ulaşıyor. Başbakan ve Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel’i buluyor.
Muzaffer Kocaman kızgın, sinirli bir vaziyette Süleyman Demirel’in önüne partinin anahtarlarını uzatıyor ve ‘Buyurun partinin bütün anahtarları’ diyor.
Süleyman Demirel hemen anlıyor, kızgın Muzaffer Kocaman’a ‘dur hele bir soluk al, nasılsın ne var ne yok’ deyip sakinleştirmeye çalışıyor.
Fakat Muzaffer Kocaman soruyor, “Siz bu partinin genel başkanı değil misiniz?” Evet genel başkanıyım diye cevap veriyor Demirel. “Ben neyim?” diyor Kocaman. Süleyman Demirel cevaplıyor ‘sen de partimizin Konya İl Başkanısın”. “Sizin sözleriniz kanun oluyor da bizim sözlerimiz neden tutulmuyor?” deyip bir soru daha soruyor Kocaman.
Sizi ben temsil ediyorum, Konya’da beni de bizim arkadaşlar temsil ediyor, bazı milletvekilleri arkadaşlarımı dinlemedikleri için önce beni, sonra da sizi dinlememiş oluyorlar, bunun için partinin anahtarlarını getirip size verdim ve ya siz dinletin ya da biz yokuz diyor.
Usta politikacı Süleyman Demirel, Muzaffer Kocaman’ı dinledikten sonra ustaca bir şekilde O’nu Konya’ya gönderiyor ve o tarihte uslu durmayanların da kulaklarına bir şeyler söylüyor yani sular dalgalanıyor ve duruluyor.
Bu olay yaklaşık 40 yılı geçmiş bir olay. Bugün neden yazıyorsun diyenlere şöyle sesleneceğim.
Efendim, yakında bir genel seçime gideceğiz, partiler harıl harıl adaylarını belirlemek gayreti içindeler belki de belirlediler de bizim haberimiz yok o konu başka, benim asıl söylemek istediğim olay şu: Parti başkanları, genel başkanlarını temsil eden parti il başkanlarına büyük görevler, büyük sorumluluklar düşmektedir. Aday belirlemede onlara büyük görev düşeceğinin inancını taşımaktayım. Konya’yı bilen Konya’da yaşamış ve Konya’nın her zaman suyunu içmiş, ekmeğini yemiş adayları tespit etmekte genel başkan kadar il başkanlarının görev ve sorumluluk alanı içine girmektedir.
Aday belirlemede sorumluluk alınız aksi takdirde genel başkanının belirleyeceği adaylar sizlerle ne kadar uyumlu çalışacaktır, çalışacak kişileri siz daha iyi bilirsiniz. Eğer sizin fikriniz alınmıyorsa o makamda ne işiniz olabilir diye düşünüyorum ve Muzaffer Kocaman’ın yaptığı veya yapmak istediği gibi partinizin anahtarını götürüp genel başkanınıza veriniz.
Muzaffer Kocaman, ağabeyi Ali Kocaman ile birlikte petrol işi yaparlardı. O yılların Konya’sını, o yılların ailelerini anlatmak istemiyorum, amacım bir başka olayı dile getirmek.
1969-1970’li yıllar Adalet Partili bazı milletvekilleri ilçe ve il’in yaptığı programlara uymak istemiyorlar, kendilerine göre program yapıyorlar “siz ne oluyorsunuz” dercesine. Bu durum İlçe ve İl Yöneticilerini biraz kızdırıyor. İl Başkanı Muzaffer Kocaman yönetici arkadaşlarını sakinleştirmek için çalışıyor fakat bazen son damla bardağı taşırdığı gibi bir gün geliyor Muzaffer Kocaman’ın da sinirlerini bozuyor.
Bir akşam partideki arkadaşlarını uğurladıktan sonra odacısını çağırıyor Muzaffer Kocaman ve ‘bütün odaların kapılarını kilitlemesini anahtarları kendisine vermesini’ istiyor. Odacı bu talimatı yerine getirdikten sonra da anahtarları cebine koyan Muzaffer Kocaman Adalet Partisi’nin dış kapısını da kilitleyip doğruca Ankara yoluna koyuluyor ve Ankara’ya ulaşıyor. Başbakan ve Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel’i buluyor.
Muzaffer Kocaman kızgın, sinirli bir vaziyette Süleyman Demirel’in önüne partinin anahtarlarını uzatıyor ve ‘Buyurun partinin bütün anahtarları’ diyor.
Süleyman Demirel hemen anlıyor, kızgın Muzaffer Kocaman’a ‘dur hele bir soluk al, nasılsın ne var ne yok’ deyip sakinleştirmeye çalışıyor.
Fakat Muzaffer Kocaman soruyor, “Siz bu partinin genel başkanı değil misiniz?” Evet genel başkanıyım diye cevap veriyor Demirel. “Ben neyim?” diyor Kocaman. Süleyman Demirel cevaplıyor ‘sen de partimizin Konya İl Başkanısın”. “Sizin sözleriniz kanun oluyor da bizim sözlerimiz neden tutulmuyor?” deyip bir soru daha soruyor Kocaman.
Sizi ben temsil ediyorum, Konya’da beni de bizim arkadaşlar temsil ediyor, bazı milletvekilleri arkadaşlarımı dinlemedikleri için önce beni, sonra da sizi dinlememiş oluyorlar, bunun için partinin anahtarlarını getirip size verdim ve ya siz dinletin ya da biz yokuz diyor.
Usta politikacı Süleyman Demirel, Muzaffer Kocaman’ı dinledikten sonra ustaca bir şekilde O’nu Konya’ya gönderiyor ve o tarihte uslu durmayanların da kulaklarına bir şeyler söylüyor yani sular dalgalanıyor ve duruluyor.
Bu olay yaklaşık 40 yılı geçmiş bir olay. Bugün neden yazıyorsun diyenlere şöyle sesleneceğim.
Efendim, yakında bir genel seçime gideceğiz, partiler harıl harıl adaylarını belirlemek gayreti içindeler belki de belirlediler de bizim haberimiz yok o konu başka, benim asıl söylemek istediğim olay şu: Parti başkanları, genel başkanlarını temsil eden parti il başkanlarına büyük görevler, büyük sorumluluklar düşmektedir. Aday belirlemede onlara büyük görev düşeceğinin inancını taşımaktayım. Konya’yı bilen Konya’da yaşamış ve Konya’nın her zaman suyunu içmiş, ekmeğini yemiş adayları tespit etmekte genel başkan kadar il başkanlarının görev ve sorumluluk alanı içine girmektedir.
Aday belirlemede sorumluluk alınız aksi takdirde genel başkanının belirleyeceği adaylar sizlerle ne kadar uyumlu çalışacaktır, çalışacak kişileri siz daha iyi bilirsiniz. Eğer sizin fikriniz alınmıyorsa o makamda ne işiniz olabilir diye düşünüyorum ve Muzaffer Kocaman’ın yaptığı veya yapmak istediği gibi partinizin anahtarını götürüp genel başkanınıza veriniz.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.