Acele bi sabır

Âlemlerin Rabbi, rahman ve rahim olan, din gününün sahibi, zamanı ve imkânı yaratan, yöneten, kendisinden yardım istenilen, zamanın ve imkânın hesabını soracak olan Allah’a hamdolsun. Kıyamete kadar gelecek bütün insanlığa rehber olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e salât ve selam olsun. Ve dinimiz İslam’ın bu günlere kadar gelmesi için malıyla, canıyla ve ilmiyle mücâhede edenlere selam olsun.

Hayatın sadeliğini ve sakinliğini ihmal edip bir telaştır gidiyoruz. Rüzgârın ritmini, yağmurun toprakla buluşmasıyla yayılan kokunun güzelliğini hissedemiyoruz maalesef. Besmeleyle ve yudumlayarak su içmenin huzurunu, sakince yemek yemenin lezzetini de ihmal ediyoruz. Dinlenmek için içmemiz gereken çayımızı öyle bir telaşla içiyoruz! ki çayın bile tadını bulamıyoruz. Sakince nefes alıp vermeyi unuttuk neredeyse.

Dinginlik ne demekti acaba?

Gözlerimizi kapatıp gönlümüzü dinlemeyeli aylar mı geçti? Kalıbımız kalbimizden önde mi gidiyor ne? Bağ, bahçe, sebze, meyve, çarşı pazar derken topraktan geldiğimizi ve tekrar toprakla buluşup ebedî bir hayatın başlayacağını bilmezden mi geliyoruz? Okul, ders, teneffüs, sınavları derken koca bir yıl mı geçti yine? Elimize tutuşturulan karne de neyin nesi? Üniversite sınavlarında ne yaptığım da Ahiret sınavında karşıma çıkacak mı? KPSS ne demekti acaba? Neyin telaşındayım, neyin acelesindeyim ben? “İnsan hayra dua eder gibi şerre dua eder. İnsan çok acelecidir. (İsrâ Suresi 11)

* * *

Acelen mi var?

Acıktım galiba.

Acılı bir dürüm; acele olsun. Alo, alooo! Acil getirin lütfen! Acilen servis yapmanızı bekliyorum.

Dürümlü fotoğrafımı acilen durumda paylaşmam lazım.

İnternet mi yavaş, telefonum mu çekmiyor?

Acil şarz olmam lazım.

Enerjim mi azaldı acaba?

Acilen tatile! gitmem lazım.

Evden hemen çıkmam lazım; acelem var.

Trafik çok kalabalık, benim acelem var. Öfkeleniyorum bak yine.

Yolda radar var mı?

Hız limitini aştım, ama acelem var benim.

Trafikte beni sollayamazsın! Çünkü ben haklıyım.

Eyvah! Direksiyon kontrolümü kaybediyorum!

Bana acil doktor lazım. Acilen Acil Servis’in numarası lazım.

Anladım ki, bana acele bi sabır lazımmış

* * *

Ey hızlı ve öfkeli;

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ikazını unuttun mu ne? "Güçlü kimse, insanları güreşte yenen değil, bilakis öfke anında kendisine hakim olandır."

Acele işe karıştı malum varlık. Kimdi o acele işe karışan? Tövbeyi ve namazı erteleyen dürümü ve tatili neden acele ister ki? Bana tövbeyi geciktirten, namazı tehir ettiren kimdi? Kerim Kitabımız Kur’an-ı yarın okursun, sıla-i rahim ibadetini seneye yaparsın diyerek beni oyalayan kim idi? Oysa Peygamber Efendimiz (s.a.v.) uyarmıştı bizi: “Teennî Allah’tan, acelecilik şeytandandır.”

* * *

Hayırlı veya şerli olmanın ölçüsünün nefsimiz ve piyasanın gündemi değil; Dinimiz İslam olduğunu bilen insanlarız biz. İyi, güzel, doğru, faydalı ve adil olanı yapmayı ertelemeden yola düşen insanlarız biz. Gönlümüzden geçenleri hayırlı eyle, hayırlı olanları da bize nasip eyle diyerek “Hayırlı işlerde birbirinizle yarışın.” (Bakara Suresi 148) ilahi çağrısına icabet edenleriz biz. Sadeliği, dinginliği ve sakinliği tercih ederiz her daim. Üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmekle beraber “Hakkımızda hayırlı olanı nasip eyle Ey Rabbim.” Diyerek teslim olan inançlı nesilleriz biz.

Allah’a emanet olunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum