2010 Kur'an Yılı
Yayınlanma:
Diyanet İşleri Başkanlığı, kuruluşunun 86. yılını Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan'ın da iştirakiyle seçkin davetliler huzurunda görkemli ve anlamlı bir törenle kutladı. Yaşının ve tecrübenin kazandırmış olduğu olgunlukla Diyanet İşleri Başkanlığı, gelmiş olduğu noktayı manevi şahsiyetine yakışır bir programla ortaya koydu.
Diyanet İşleri Başkanlığı, 2010 yılını Vahyin Peygamber Efendimize ulaşmasının 1400. yılı olması münâsebetiyle Kur'an Yılı ilân etti. Daha önce alınmış olan bu önemli karar, 3 Mart 2010 günü yapılan kutlama törenlerinde açıklandı, halkımıza ve dünya halklarına duyuruldu.
Ülkemizde Diyanet İşleri Başkanlığı kurulalı neredeyse bir asır olmamış ama üç çeyrek asrı geçmiş, Cumhuriyetle yaşıt kurumların başında geliyor.
1020 de Meşihat Makamına bağlı çalışan Şeyh'ul İslâmlık kaldırılmış ve yerine Şer'iyye ve Evkaf Vekâleti kurulmuş. 1824 de Şer'iyye ve Evkaf Vekâleti de kaldırılmış ve yerine şimdiki adıyla Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuş.
Anayasal bir Kurum olan Diyanet İşleri Başkanlığı uhdesine tevdi edilen dinî görevleri en güzel şekilde yerine getirmeye çalışmış ve bundan sonra da getirecektir.
Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili tartışmaları bir tarafa bırakarak ömrümün kırk yılını verdiğim ve her kademesinde zevkle çalıştığım bu teşkilat şimdiye kadar neler yapmış ve ne gibi hizmetlerde bulunmuş kısaca bir göz atılsa yurt içinde ve yurt dışında insanı onurlandıran hizmetlerin olduğu görülür. Sokakta rastladığımız bir vatandaşımıza :”Sizce Diyanet İşleri Başkanlığı neler yaptı?” diye sorsak onun düşünmeden vereceği cevabın biraz daha derli toplusunu ben burada kısaca anlatmaya çalışacağım:
Bazılarının dediği gibi Diyanet İşleri Teşkilâtı ülkemizde lâik sistemin betçiliğini mi yapmış, yoksa halkımızın günün şart ve imkanlarına uygun olarak dini ihtiyaçlarını mı yerine getirmeye çalışmış? Diyanet İşleri Başkanlığı Müslümanları camiye hapsetmek ve kontrol altında tutmak için mi kurulmuş, yoksa dinî konularda halkı irşad etmek ve yetiştirmek için mi kurulmuş? Doğrusu incelemeye ve üzerinde dikkatle durmaya değer. Yalnız gündemden düşürülmüş ve kaderine terk edilmiş bir konu da değil. Ben her şeye rağmen Diyanet İşleri Başkanlığının Cumhuriyet Türkiye'sinde önemli görevler ifa ettiğine ve İslâm dünyası için model teşkil ettiğine kaniyim.
En iyisi ve adilane olanı bu konuda tarihin yapacağı tespit ve vereceği hükümdür.
Diyanet İşleri başkanlığı tarafından kuruluş yıllarında İslâm'ın Türkçede iki temel kaynağı olan 9 Ciltlik Hak dini Kur'an Dili isimli tefsir ile 13 ciltlik Sahîh-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi isimli hadîs kitabının bastırılmış, önemli kütüphane ve ilim merkezlerine gönderilmiştir. Bu iki önemli temel eser ile Diyanet İşleri Başkanlığının niyeti, hizmet çizgisi ve Türk Milletine kazandırılmak istene dinî misyon belirlenmiştir. Kur'an ve hadis. Biri Allah'ın ve değire Peygamberin sözü. Diyanet İşleri Başkanlığının program ve hizmetlerinin iki temel taşı. Bu iki temel üzerine inşa edilecek inan ve fikir sitemi, amel köprüsü. Diyanet İşleri Başkanlığının bu zaman kadar yayınladığı mevkute ve kitaplar bu iki temel eserin çizdiği çerçevenin hep içerisinde olmuştur. Kur'an ve hadis Diyanet İşleri Başkanlığının merkez ve çevresinde şekillenen inanç, düşünce ve hizmet anlayışı için talimat olma özelliğini hiçbir zaman kaybetmemiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığının kuruluşunun 96. yılı münasebetiyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada Muhterem Prof. Ali Bardakoğlu'nun dediği gibi:
“Çıkarcılığın, hedonizmin, acımasızlığın öne çıktığı, aile değerlerinin ve toplumun ortak değerlerini hoyratça yok edildiği, dünyanın sanal ve geçici meşgalelerinin ve sonu gelmez ve sonu gelmez heveslerinin bütün hayatımızı ve geleceğimizi ipotek altına aldığı modern dönemde Rabbımızın rahmet yüklü mesajını veren Kur'an'ı anlamaya ve âlemlere rahmet olarak gönderilen Muhammed Mustafa'nın sünnetini tanımaya hepimizin ayrı ayrı ihtiyacı vardır.”
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın başlangıç çizgisinden hiç sapmadığının, hizmet anlayışından vaz geçmediğinin, azil ve niyetini değiştirmediğini işareti olan bu doğru ve güzel sözler 2010 yılının Kur'an Yılı ilân edildiğinin de habercisi olmuştur.
Diyanet İşleri Başkanlığı, 2010 yılını Vahyin Peygamber Efendimize ulaşmasının 1400. yılı olması münâsebetiyle Kur'an Yılı ilân etti. Daha önce alınmış olan bu önemli karar, 3 Mart 2010 günü yapılan kutlama törenlerinde açıklandı, halkımıza ve dünya halklarına duyuruldu.
Ülkemizde Diyanet İşleri Başkanlığı kurulalı neredeyse bir asır olmamış ama üç çeyrek asrı geçmiş, Cumhuriyetle yaşıt kurumların başında geliyor.
1020 de Meşihat Makamına bağlı çalışan Şeyh'ul İslâmlık kaldırılmış ve yerine Şer'iyye ve Evkaf Vekâleti kurulmuş. 1824 de Şer'iyye ve Evkaf Vekâleti de kaldırılmış ve yerine şimdiki adıyla Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuş.
Anayasal bir Kurum olan Diyanet İşleri Başkanlığı uhdesine tevdi edilen dinî görevleri en güzel şekilde yerine getirmeye çalışmış ve bundan sonra da getirecektir.
Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili tartışmaları bir tarafa bırakarak ömrümün kırk yılını verdiğim ve her kademesinde zevkle çalıştığım bu teşkilat şimdiye kadar neler yapmış ve ne gibi hizmetlerde bulunmuş kısaca bir göz atılsa yurt içinde ve yurt dışında insanı onurlandıran hizmetlerin olduğu görülür. Sokakta rastladığımız bir vatandaşımıza :”Sizce Diyanet İşleri Başkanlığı neler yaptı?” diye sorsak onun düşünmeden vereceği cevabın biraz daha derli toplusunu ben burada kısaca anlatmaya çalışacağım:
Bazılarının dediği gibi Diyanet İşleri Teşkilâtı ülkemizde lâik sistemin betçiliğini mi yapmış, yoksa halkımızın günün şart ve imkanlarına uygun olarak dini ihtiyaçlarını mı yerine getirmeye çalışmış? Diyanet İşleri Başkanlığı Müslümanları camiye hapsetmek ve kontrol altında tutmak için mi kurulmuş, yoksa dinî konularda halkı irşad etmek ve yetiştirmek için mi kurulmuş? Doğrusu incelemeye ve üzerinde dikkatle durmaya değer. Yalnız gündemden düşürülmüş ve kaderine terk edilmiş bir konu da değil. Ben her şeye rağmen Diyanet İşleri Başkanlığının Cumhuriyet Türkiye'sinde önemli görevler ifa ettiğine ve İslâm dünyası için model teşkil ettiğine kaniyim.
En iyisi ve adilane olanı bu konuda tarihin yapacağı tespit ve vereceği hükümdür.
Diyanet İşleri başkanlığı tarafından kuruluş yıllarında İslâm'ın Türkçede iki temel kaynağı olan 9 Ciltlik Hak dini Kur'an Dili isimli tefsir ile 13 ciltlik Sahîh-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi isimli hadîs kitabının bastırılmış, önemli kütüphane ve ilim merkezlerine gönderilmiştir. Bu iki önemli temel eser ile Diyanet İşleri Başkanlığının niyeti, hizmet çizgisi ve Türk Milletine kazandırılmak istene dinî misyon belirlenmiştir. Kur'an ve hadis. Biri Allah'ın ve değire Peygamberin sözü. Diyanet İşleri Başkanlığının program ve hizmetlerinin iki temel taşı. Bu iki temel üzerine inşa edilecek inan ve fikir sitemi, amel köprüsü. Diyanet İşleri Başkanlığının bu zaman kadar yayınladığı mevkute ve kitaplar bu iki temel eserin çizdiği çerçevenin hep içerisinde olmuştur. Kur'an ve hadis Diyanet İşleri Başkanlığının merkez ve çevresinde şekillenen inanç, düşünce ve hizmet anlayışı için talimat olma özelliğini hiçbir zaman kaybetmemiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığının kuruluşunun 96. yılı münasebetiyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada Muhterem Prof. Ali Bardakoğlu'nun dediği gibi:
“Çıkarcılığın, hedonizmin, acımasızlığın öne çıktığı, aile değerlerinin ve toplumun ortak değerlerini hoyratça yok edildiği, dünyanın sanal ve geçici meşgalelerinin ve sonu gelmez ve sonu gelmez heveslerinin bütün hayatımızı ve geleceğimizi ipotek altına aldığı modern dönemde Rabbımızın rahmet yüklü mesajını veren Kur'an'ı anlamaya ve âlemlere rahmet olarak gönderilen Muhammed Mustafa'nın sünnetini tanımaya hepimizin ayrı ayrı ihtiyacı vardır.”
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın başlangıç çizgisinden hiç sapmadığının, hizmet anlayışından vaz geçmediğinin, azil ve niyetini değiştirmediğini işareti olan bu doğru ve güzel sözler 2010 yılının Kur'an Yılı ilân edildiğinin de habercisi olmuştur.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.