Bayram Miroğlu
Yeter ki Pişman Olalım
Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah’a ortak koşan erkeklere ve Allah’a ortak koşan kadınlara azap etmek; mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların da tövbelerini kabul etmek için insana emaneti yüklemiştir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. (Ahzâb Suresi 73)
Pişmanım diyebilmek, hata ettim, yanlış yaptım huzuruna geldim affeyle Ya Rabbi diyebilmek. Bir daha o hataya dönmemek üzere, samimiyetle yaratanın karşısına geçebilmek. Elleri semaya, gönlü huzura, dili kalbe indirip durabilmek…
***
Mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara yüklenen emaneti yani tefsirlerin ifadesi ile tevhid emanetini ölüm zamanı gelinceye kadar taşıyabilmek gerek. Bu hayatın akışında ise hataya meyilli ve sınavın bir amacı olarak yaratılan biz insanoğlu için hataya, günaha pişmanlık duyabilmek ve hemen tövbeye sarılmak şiarımız olmalıdır. Aslında tövbe bize verilen bir nimettir. Tövbe nimeti olmasaydı ne yapardık gerçekten bilmiyorum.
"Ancak benim dikkat çekmek istediğim asıl nokta; kişinin günah işlediğinin ve hata yaptığının farkında olmasına rağmen bu hatasında ısrar etmesi, tövbeye sarılmayıp aynı günahı tekrar tekrar işlemeye devam etmesidir. Bu durum -Allah muhafaza- kalp kararıncaya kadar sürerse, dönüşü olmayan bir isyana yol açmakta ve nihayetinde yine kişiye yüklenen o tevhid emanetinin kendisinden alınmasına kadar varmaktadır.
Madalyonun diğer yüzünde ise aslında yaptıklarından samimiyetle pişmanlık duyan ama ne yapacağını bilemeyen, nasıl tövbe edileceğine dair fikri olmayan birçok kardeşimiz bulunuyor. Aslında bu sorunun cevabı yine insanın kendi içindedir; çünkü Rabbimiz bize şah damarımızdan bile yakındır. O’nu (cc) çok uzaklarda aramak yersizdir. Yeter ki pişman olalım, yürekten 'Estağfirullah' diyebilelim. Rabbimiz, “af” dileyenlerin ve yaptığına pişman olanların günahlarını bağışlayacağını müjdelemiş; Bakara Suresi 160. Ayet-i Kerimede şöyle buyurmuştur:
'Ancak tövbe edenler, kendilerini düzeltenler ve gerçeği açıkça ifade edenler bunun dışındadır. İşte bunların tövbesini kabul edeceğim. Doğrusu ben tövbeleri çokça kabul eden ve rahmeti bol olanım.'
***
Gerçek manasıyla nasûhi tövbe ile tövbeye sarılan, pişman olarak bir daha günaha ve günah yoluna girmeyen, kendisine yüklenen tevhid emanetine sımsıkı sarılan samimi Müslümanlardan olma duası ile…
Selam, dua ve muhabbetlerimle…




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.