Türkiye, tarihi ve kültürel coğrafyasına sahip çıkıyor
* Türkiye’nin Ermenistan’la yaptığı protokol özellikle kardeş ülke Azerbaycan’ın büyük tepkisini çekti. Azerbaycan’ın Rusya ile doğalgaz anlaşması yapmak istemesi, Türk bayraklarının indirilmesi ve Azerbaycan muhalefetinin tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Türkiye Ermenistan ilişkileri hep Azerbaycan’ın bilgisi dahilisinde cereyan etti. Azerbaycan ve Ermenistan’ın da defalarca özel görüşmeleri oldu. Türkiye-Ermenistan sorunları bugün gelinen noktada daha kolay çözülecek düzeyde. Ama Ermenistan-Azerbaycan konusunda gerek işgal edilen yerler, gerekse Karabağ konusunda biraz daha zahmetli. Şimdi Türkiye bu iki protokolü imzaladıktan sonra Ermenistan’la ilişkilerde somut ilerleme söz konusu. Konu Meclis’te ilgili komisyonlarda görüşülecek. Türkiye’nin Azerbaycan’a bir taahhüdü var. O da Ermenistan işgal edilen yerler ile ilgili bir adım atmazsa protokolün Meclis’ten geçmeyeceği yönünde. Eğer bu süreç içerisinde Ermenistan, Karabağ ile ilgili olumlu bir tavır sergilemezse protokolün Meclis’ten geçmesi zorlaşır. Meclis’ten geçmedikçe fiilen bir gelişme sağlanamaz. Bu Türkiye-Ermenistan meselesi, Ermenistan’ın Karabağ konusunda geri adım atacağı yönündedir. Azerbaycan’ın tereddüdü de Karabağ konusundadır. Ermenistan’ın adım atmasını bekleyeceğiz. Bu konuda Azeri vatandaşlarımızın şehitlikteki bayrağımızı indirmesi, hatta oradaki caminin kapatılması meselesi bunların çok fevri çok da doğru olmayan davranışlardır. Azerbaycan, kardeşliği böyle basit meselelerle bitirilecek bir şey değildir. Azerbaycanlı kardeşlerimizin biraz daha sabırlı hareket etmesi gerekiyor. Birlikte Ermenistan’ın tutumunu izleyeceğiz. Azerbaycan rahatsızlığını dile getirmek istiyor. Fakat tüm bu görüşmeler Azerbaycan’ın bilgisi dahilinde gelişiyor. Oradaki tutumların çok sahici olduğunu düşünmüyorum. Ermenistan’ın da iyi niyet göstermesi lazım.
* Son zamanlarda Türkiye ile Suriye arasında ciddi bir yakınlaşma var. 10 yıl önce savaşın eşiğinden dönen iki ülke şimdi vizeyi dahi kaldırdı. Bu aşamaya nasıl gelindi?
— Türkiye bölgesinde gittikçe güçlenen bir ülke. Suriye, Irak, Kafkaslar ve Balkanlar Türkiye’nin eski kültür coğrafyası. Zıtlaşmalardan komşu ülkeler büyük zararlar gördü. 1980’lerde Apo’nun da Suriye’de yaşaması nedeniyle psikolojik gerginlikler yaşandı. Ama halklar arasında hiçbir sorun yoktu. İki ülkenin insanlarının kültürel bağları çok kuvvetli. Türkiye özellikle 2000 yılından sonra bölgede artan gücü ve ilgisi nedeniyle uluslar arası sorunlarda daha etkin olmaya başladı. Suriye-İsrail ilişkilerine arabuluculuk yaptı. Suriye’nin uluslar arası sistemi olmaktan çıktı. Daha açık bir ülke haline geldi. Türkiye, Suriye’yi adeta himaye etti. Suriye ile ilişkiler çok yönlü bir şekilde gelişmeye başladı. Ekonomik işbirliği, serbest bölge mutabakatları imzalandı. Uluslar arası alanda dün düşman olanın bugün dost olabileceği ortaya çıktı. Suriye, Türkiye’nin çok yakın işbirliği içinde olduğu bir ülke haline geldi. Şu anda Türkiye-Suriye ilişkileri olması gereken yerdedir.
İSRAİL’DEN CİDDİ RAHATSIZLIKLAR VAR
* Türkiye-İsrail ilişkilerinde yaşanan krizler yaşanıyor. Özellikle Anadolu Kartalı Tatbikatı’na İsrail’in çağrılmaması krizi iyice derinleştirdi. Sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir?
- Türkiye-İsrail ilişkilerinin son uzun bir geçmişi var. İlişkiler çok kolay bir şekilde sonlanacak değildir. Türkiye son yıllarda çok güçlenen bir güçtür. Komşularıyla sıfır sorunu hedef alan bir politika gütmektedir. Türkiye son zamanlarda İsrail ile ilişkilerde ciddi rahatsızlıklar duymaktadır. Bunlardan ilki Sayın Başbakanın İsrail’e gittiği zaman Filistin’e geçme sırasında yaşadığı durumdur. 2 saat kadar bekletilmiştir. Diğeri ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Gazze’ye sokulmamasıdır. Üçüncüsü ise insansız gözlem uçaklarının teslimatının gecikmesidir. Dördüncüsü de Gazze’de yaşanan insanlık dramıdır. Gazze’deki çocuklar hala okula gidememektedir. İsrail katı bir tutum takınırken, Türkiye’de İsrail savaş uçaklarının katılacağı bir tatbikatı doğru bulmamıştır. Tatbikatın uluslar arası kısmı iptal edilmiştir. Sayın Başbakan da çok net bir açıklama yapmıştır. Halkımın talepleri doğrultusunda hareket ettim demiştir. Gazze olaylarından sonra İsrail ile askeri bir tatbikatı Türk toplumu kabul etmemiştir diyebiliriz. Yani bu aynı zamanda İsrail’in de tutum ve davranışların da daha dikkatli olması gerektiğini ortaya koymaktadır.
* Amerika’daki Yahudi lobisinin tutumunda bir değişiklik olabilir mi? Özellikle sözde soykırım kartını Türkiye’ye karşı kullanma ihtimalleri var mı?
- Türkiye-İsrail ilişkileri arasında çeşitli gerginlik yaşanmıştır. Bundan 4 yıl önce Filistin-İsrail çatışmaları arasında İsrail tarafı orantısız güç kullanmıştır. O zaman da Başbakan çok sert açıklamalar yaptı. İlişkiler çok ciddi seviyeye geldi. İsrail başbakan yardımcısı Türkiye’ye geldi. Sonra yavaş yavaş normalleşti. Bu olaydan sonra da ilişkilerde düzelme olacaktır. İsrail’in biraz daha uluslararası sistem dahilinde uyumlu bir ülke haline gelmesi şarttır.
* Son zamanlarda Bosna-Hersek’te politik gerginlikler yeniden tırmandı. Dayton Anlaşması’nın getirdiği çözümsüzlük gün yüzünü çıktı. Türkiye bu süreçte nasıl bir politika izleyecek?
- Dayton Anlaşması çok baskıyla yapılmış bir anlaşma. Kalıcı bir çözüm üretme fonksiyonu yok. AB’nin tutumu Bosna’da gelişmeyi engelliyor. Türkiye’nin takınacağı tavır şudur: Bosnalıların özgürce yaşamalarını sağlayacak, temel haklarını ve siyasi tercihlerinin hayata geçirmesi sağlamaktır.
TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TASFİYE SÜRECİ İŞLİYOR
* 34 PKK’lının teslim olması, size göre bu barış için adılmış bir adım mı yoksa DTP’nin bir gövde gösterisi mi?
- İyi bir başlangıç. Türkiye, af çıkarmayacağını söyledi, “Abdullah Öcalan, muhatabımız değil” dedi. PKK, artık Ortadoğu’da rolünün bittiğinin farkında. Himaye edilen örgüt AB ve ABD tarafından terör örgütü ediliyor. Rusya, bu örgütün tasfiyesi konusunda Türkiye’ye destek veriyor. Bölge ülkeler destek veriyor. Hatta Kuzey Irak’taki federe Kürt Devleti de destek veriyor. Türkiye’de şu an mevcut bir yasa var. Teslim olanlar serbest bırakılıyor. PKK, rolünün bittiğini anladı. Türkiye’nin sorunlarına çözüm olabilecek bir başlangıçtır. Dolayısıyla bunun devamının çok kontrollü bir şekilde gelmesini beklemeliyiz. PKK baskısını bölge üzerinden kaldırmalıyız.
- Özellikle MHP ve CHP’nin tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Bu konuda kendi içlerinde bir öz eleştiri yapmaları gerektiğine inanıyorum. AK Parti, kendi başına şöyle çözeceğim demiyor. Bana yardımcı olun. Sizi dinleyeyim” diyor. Devlet Bahçeli ve Deniz Baykal’ın tutumu çok katı. CHP’nin bu süreçte önde olması gerekirken, engellemeye kalkıyor. Türk milliyetçileri Türkiye’nin bu gerçeğini görmezden gelemez. Çünkü bu sorun sürekli büyüyor. O bölgelerde teşkilat kurulamayacak hale gelmişse, oy alınamayacak hale gelmişse, milliyetçilerin bu sorunu görmemesi imkansızdır. O insanlarla biz ülkenin batısında yaşıyoruz. Ülkenin doğusunda da bir rehabilitasyon dönemine ihtiyaç var. Bu kardeşlik paydasını büyütmeye ihtiyacımız var. Daha çözüm odaklı bakılması gerekiyor. Devlet Bahçeli’nin politikaları MHP tabanın da tutulmuyor. MHP’lilerin yaklaşık Yüzde 35’i bu karşı çıkışı doğru bulmuyor. MHP kongreden sonra daha sağduyulu bir politikaya sahip olması gerekiyor.
* Sami Bey son olarak ilave etmek istediğiniz bir şey var mı?
— Türkiye 21.yüzyıla tarihten rol aldığı misyonuna uygun bir rol sergiliyor. Sadece sınırlarımın içerisiyle ilgilenirim diyen ülke olmaktan çıkmıştır. Türkiye, kendi tarihi ve kültürel coğrafyasındaki sorunlara çıkıyor ve bu konuda çok kararlı bir tutum sergiliyor. Komşularıyla sorunlarının çözümünde kararlı bir tutum sergiliyor. Komşularının sorunlarının çözümüne de yardımcı oluyor. Onların haklarını savunan bir ülke konumunda bu Türkiye’nin dünyadaki itibarını da önemli ölçüde artırıyor. Türkiye, bu yeni hedefine ulaşma konusunda kendi evinin içini de düzeltmeye çalışıyor. İşte Ergenekon soruşturması bu anlama geliyor. Demokratik açılım bu anlama geliyor. Türkiye, 21.yüzyıla tarihi misyonunu hatırlatıcı bir hamle yapıyor. Bunun yansımalarını görüyoruz.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.