Torku Konyaspor'u Süper Lig'e getiren sebepler
Bir takım düşünün; tamamen yönetimsel hatalar sonucunda transfer yasağı verilmiş, mecburen çoğunluğu tecrübesiz gençlerden oluşan bir kadro ile lige girdiğinden “düşmeyin” yeter temennilerin yapıldığı, yönetimin sadece hava bastığı bir dönemden, teknik ekip ve futbolcu kadrosunun gayretiyle başarılı bir süreci geride bırakan KONYASPOR.
Sonra bir sene öncesinden ders almayan sadece Başkanı ve adı değişmiş bir TORKU KONYASPOR. İskeleti bozulan, bir dizi yanlış transferle yola çıkan, sezon başında transfer komitesi’ne verilen gereğinden fazla yetki ve sonucunda ilk yarının en başarısız takımı. Tablo şu; iç sahada alınan tek galibiyet ve lig’de 14. Sırada düşme hattının hemen üzerinde, Konya şehrine yakışmayan bir takım.
Ardından Başkan Ahmet Şan’ın direksiyona geçmesi, takıma daha fazla vaktini ayırması, teknik heyette yapılan değişiklik ve en fazla eksikliği göze çarpan forvet bölgesine yapılan isabetli transfer… Üst üste alınan başarılı sonuçlara ve yakalanan galibiyet serisine rağmen Konyaspor’un süper lig’e yükselişinin arka planında yine de bazı ince nüanslara (ince ayrımlara) dikkat çekmek gerekiyor.
1- 1461 Trabzonspor’un son haftalarda içinde bulunduğu durum,
2- Bir İzmir takımın lig’de istenmesinin, bariz bir şekilde belli edilmesi ve tüm Türkiye’nin Konya takımına haksızlık yapıldığının dillendirilmesi, Konya basınının olaya çok doğru yaklaşıp, kentle birlikte doğru isyanı,
3- Manisa temsilcisi Akhisar’ın lig’de kalmasıyla en azından Ege’den bir takımın lig’de olması, ikinci bir Manisa takımının gelmese iyi olur düşüncesinin zihinlerdeki tezahürü,
4- Şehrin sinerjisinin (görevdeşlik), takımın sinerjisini Bucaspor deplasmanı ve Manisapor finalinde doruğa çıkarması, istekli arzulu futbolu,
5- Manisa takımının ve seyircisinin bir o kadar isteksiz ve arzusuz olması,
6- Konya şehrinin her yönüyle Süper Lig’de kalıcı olması gereken bir İl konumunda olması, benim açımdan sayabileceğim bazı noktalar.
Maddelerden bazıları yanlış anlaşılmasın, “hak” etmek başka, “şartların” oluşması başka… Çeşitli faktörler zemin hazırlar, siz bunu sinerjinizle, takım ruhuyla lehinize çevirirsiniz ve çeviremezsiniz. Örneğin; geçen yıl Çaykur Rizespor’un durumu, bu yıl Manisaspor’un ilk ikiden direk çıkabilme durumu gibi…
Konyaspor bu faktörleri 2.yarıdaki isteği ile lehine çevirdi ve Süper Lig’i “hak” etti. Şehir ile takım bütünleşerek, inançla gereğini yaptı. Herkes farkındaydı ki bu takım “Play-Off” a kalamasa bile alkışlanacaktı. Sadece yönetim eleştirilecekti. O nedenle bu “süper lig” serüveni yine birçok takıma örnek olacak cinstendi. Önümüzdeki sezonlarda ligin ilk yarısını 13 veya 14. sırada bitiren bir takım, “ben sezon sonunda Şampiyon olabilir” motivasyonunu kullanacaktır. Konyaspor gençlere mecburen de olsa değer vererek örnek olduğu gibi, 14. sıradan gelerek kupaya sarılan bir takım olarak ta alkışlanmayı, örnek alınmayı hak etmiştir. Bu sonuca kim nasıl bakarsa baksın bu böyle…
Helal olsun Uğur hoca, helal olsun teknik heyet ve futbolcular. Helal olsun görünmez kahraman olan kulübün diğer fertlerine.
Bundan sonrasında doğru oluşturulacak bir yönetim kadrosu, kaliteli nokta transferler, sağlık kontrollerinin kağıt üzerinde değil, hastanede yapılan oyuncuların transfer edilmesi, kurumsallaşma adına atılacak ciddi adımlar, çalışan personelin ve futbolcu borçlarının derhal ödenmesi ilk planda yapılabilecekler.
AHMET BAYRAK’A TEBRİK
Torku Konyaspor’un görünmez kahramanlarından bir olan ve aldığı eğitimlerle “spor fizyoterapistliği” alanında da uzmanlaşan Ahmet Bayrak, hayatını Esra Gürbüz ile birleştirdi. Süper lig sevincinin ardından ikinci mutluluğu yaşayan Ahmet ve Esra çiftini tebrik ediyor, mutluluklar diliyorum. Yalnız Yeşil Vadi yetkililerine küçük bir not; servis elemanlarına hız eğitimi verilmesini, ustaya da kepçesini “korkak” kullanmamasını önermelerini iletiyorum.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.