Toplum ve Aile

Aile günlük konuşma dilinde, en basit kelime olarak ağzımızdan çıkmakta ve içinde barındırdığı derin anlamı herkesin anladığını, gerekli özeni ve saygıyı gösterdiğini düşünmüyorum. Ailenin ne olduğu çoğumuz için cevabı en kolay soru gibi görünmekte fakat, söylemeye ya da düşünmeye kalkışınca böylesine kutsal, değerli kelimeye bazen cevap bile bulamayız.

**

Ayrıca aile çok basit görünmesine rağmen, öylesine karmaşık ilişkiler ve manalar düğümüdür ki; bu düğümü çözmek ve ailenin ne olup olmadığını anlamaya çalışmak çok boyutlu bir incelemeyi gerektirmektedir. Türk toplumu için aile son derece değerli ve kutsaldır. Geçmişten günümüze kadar bu böyleydi. Günümüzde ise aile kavramının korumuş olduğu değerin maneviyatını yitiriyor olması, gün geçtikçe de aile denen bir kurumun sayısının azaldığını ya da parçalandığını hepimiz görmekteyiz. Sanayileşmenin tamamlanmış olduğu Batı toplumlarının hemen hemen hepsinde görülen bağımsız çekirdek aileyi yani anne-baba ve çocukları şeklinde tarif edebiliriz.

**

Günümüzde de geleneksel ailenin yok denecek kadar azaldığını bununla birlikte çekirdek aile, ya da evlenen bireylerin çocuk yapmayı düşünmediği, evlilik yerine kadın-erkeğin evlilik dışı beraberlik yaşadığını günümüzde sıkça duyup, görmekteyiz. Bunun Avrupa ülkelerinden köklü Türk toplumuna benimsetip, Türk halkını izole etmesi birçok kişiyi üzmekte. Oysaki Türk toplumunda geçmişten beri en kutsal kurum olan aile ve aileye verilen değer paha biçilemezdi. Şimdiler de önemsiz gibi gözükmektedir. Etrafımıza baktığımızda değişen bir nesil, çocukların büyüklerine, öğretmenlerine bile saygısız, sorumsuz davranmasına tanık olmaktayız.

**

Eşlerin kendileriyle ilgilenmekten, hayatın akışına kapılıp çocuklarını yetiştiremeyip, onlara gerekli ilgiyi alakayı sağlayamadıklarını görüyoruz. Bana göre "aile" denilen kurumla yetişmekte ve çoğalmakta olan çocukların ahlaklarının, davranışlarının gelişimini doğru orantılı olduğunu düşünmekteyim. Günümüzde birbiriyle iletişim kuramayan, en basit sebeplerden dolayı boşanan, özgür yaşama isteği olan, sorumluluk sahibi olmanın güç olduğunu düşünen insanlar var ve gün geçtikçe de artmaktadır.

**

Emin olabiliriz ki "aile" vazgeçilmezdir. Vazgeçilmez kılan ne olabilir derseniz; cevap gayet açıktır: Mutlu, huzurlu ve güvenilir bir ortam aileyi vazgeçilmez kılar. Vazgeçilmezlik, onsuz yapamamaktır. Mutlu, huzurlu, güvenli bir aileyi ne eşlerden biri ne de çocuklardan biri bırakmak ister. Mutluluk ve huzurun alternatifi olamayacağına göre, bunları sağlayan bir ailenin de alternatifi asla olamaz.

**

Beklentilerin olduğu her yerde hayal kırıklıklarının, umduğunu bulamamanın, üzüntü ve nihayet huzursuzlukların olması kaçınılmazdır. Bu aile için de böyledir. Artan beklentiler, aile içinde de artan hayal kırıklıkları, ümitsizlikleri, huzursuzluklar ve krizler demektir. Ama bütün bunları, çağdaş hayatın bir realitesi gibi görmek ve bütün bunlara rağmen aileyi vazgeçilemez ve devamlı kılmak, aile olmaya karar veren tarafların kaçamayacakları bir sorumluluktur.

**

Bireylerin birbirlerini anlaması, empati kurması, sorunlarıyla baş edemedikleri noktada Aile Terapistlerine, Psikolojik Danışma Merkezlerine gitmelerini tavsiye ederim. Mutluluk sürekli değildir. Ama mutluluğu ailenin ve yaşanılan hayatın bir parçası kılmak biz insanların elinde olduğunu bilelim ve bilmeyenlere duyuralım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Arşivi