Teşekkürler Mehir Vakfı
Gazetemizde önceki gün gündeme getirdiğimiz, ‘Sobadan dram tüttü’ başlıklı haberimiz Türkiye’de yaşanan gerçeği bir kez daha gözler önüne sermişti. Ülkemizde gerçekten her şey tozpembe değildi. Dünya’yı saran kriz, ne kadar acıdır ki Türkiye’yi hiç de ‘teğet’ geçmedi. Kriz yüzünden kapatılan iş yerleri, işten çıkarılmalar, vatandaşların alım gücünün her geçen gün azalmasının bir göstergesi olan 6 kişilik Mert ailesinin içinde bulunduğu durum bunun en canlı örneğini sergiliyordu.
4 çocuk babası Hakan Mert, çalıştığı her yerde arkadaşları ile aynı kaderi paylaşmış, ‘kriz var para yok’ bahanesi ile işten çıkarılmıştı. İstanbul’da uzun yıllar önemli şirketlerde güvenlikçi olarak çalışan Hakan Mert, 1993 yılında eşinin kardeşinin Bingöl’de teröristlerle girdiği çatışmada ‘Şehit’ olması nedeni ile Konya’ya dönmek zorunda kaldığını ifade ederken o günden bu güne kadar da çeşitli sıkıntılar yaşadıklarını söyledi.
Son olarak oturdukları evin bacalarının tıkandığını belirten Mert, “Bacayı temizletmek için 20 TL bulamadım. Bir şey olmaz diyerek sobayı yaktık ve uykuya daldık. Eşimin sabah erken kalkması üzerine tesadüfen kurtulduk. Eğer çocuklarıma veya 5 aylık hamile olan eşime bir şey olsa idi kendimi ömür boyu affetmezdim. Benim tek istediğim çocuklarıma insan gibi bakacak bir iş başka hiçbir şey değil” diyerek bu konuda ki isteklerini dile getirmişti.
Ben Hakan Mert’in sabah erken saatlerde başlarına gelen olaydan akşam saatlerine kadar yanlarında idim. Numune Hastanesinde kızlarının ve kendisinin, Dr. Faruk Sükan Hastanesi’nde ise eşinin ve oğullarının tedavileri sırasında yaşadıkları ezikliği gördüm. Yüreğim gerçekten burkulmuştu. Hele eşinin, ‘Aman haber yapmayın. Sevenimiz gerçekten üzülür ama düşmanlarımız sevinmesin’ demesini ayrı bir manidar bulmuştum. Şehit ablasının istememesine rağmen ben belki bir faydamız olur düşüncesi ile haberi yapmıştım.
Evet, ailenin durumunu anlatan haberin üzerinden iki gün geçmesine rağmen resmi hiçbir makamdan yanıt gelmedi. Ancak yaptıkları hayırlı hizmetler ile her zaman dua alan Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfı gazetemizi arayarak aile için ne yapılması gerekiyorsa yapacakların söyledi. Mehir Vakfı Genel Başkanı Mustafa Özdemir ve Vakıf Müdürü Ali Alaca, Mert ailesinin acil ihtiyacı olan tüm ev eşyalarını kısa sürede sağlayıp kendilerine ait araç ile getirerek aileye teslim etti.
Vakıf bununla da kalmadı ve baba Hakan, anne Havva ve çocuklarının tüm giysilerini de sağlayarak yaptıkları hayır zincirine bir halka daha eklemiş oldu.
Bakalım bundan sonra Mert ailesi için kim arayacak. Aile reisinin de söylediği gibi, bizim tek istediğimiz Hakan Mert’e sahibi olduğu sertifikalara uygun veya değişik iş kollarında acil bir iş imkânının sağlanması. Belki hatırlatmakta fayda var Hakan Mert, uzun yıllar özel şirketlerde güvenlik görevlisi olarak çalıştı ve bu alanda ciddi referansları ve deneyimleri var.
Aslında buradan Dr. Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Adnan Tekin’den bir ricamız olacak. Hakan Mert, çok uzun yıllar bu hastanede güvenlik görevlisi olarak görev yapmış. Çocuklarının zehirlenmesi nedeniyle hastaneye geldiği zaman herkes tarafından ilgi ile karşılandı. Kendisinin de ifade ettiği gibi burada çok tanınıyor ve seviliyor. Şayet Başhekimimiz bu konuda bir adım atarsa ailenin yanı sıra ailenin çileli annesi 5 aylık hamile olan Şehit ablası Havva Mert’in de hayır duası almış olur.
Kim bilir belki olur.
Evet, Konya halkı haberimiz üzerine bir kez daha mazlumun ve ihtiyaç sahibinin yanında olduğunu gösterdi. Umut ediyoruz ki Hakan Mert’te güzel bir iş bulur da bu sıkıntılardan kurtulmuş olur.
Resmi kurumlardan da bir yanıt gelmesi umudu ile kalın sağlıcakla.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.