Sizlerden Biri
Tercihimiz Ahiret Olsun (1) (Nedenlerini Okuyup Anlamaya Çalışalım)
Eş-Şuara (20) de Cenabı Hak buyuruyor ki; “ Kim ahiret kazancını isterse, onun kazancını artırırız. Kim de dünya kazancı isterse, ona da verir fakat ahiretten nasibi olmaz.”
Bu ayeti izah sadedinde, Peygamberimiz (sav) buyurdular; “ Allah’ım esas hayat, ahiret hayatıdır.” Özetle; bu Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şerifler, bize dünyada kalacağımız kadar, dünyaya ( kalbimize sokmamak şartıyla ) ebedi ahiret için de, çok çalışmamız lazım geldiğini anlatmaktadır. Esas üzülecek şey, ahirette hüsrana uğramaktır.
Hz. Mevlana (ra) rahatsız olanlara, üzülmeyin geçer, dünyanın kendisi de geçicidir zaten. Üzülecek tek şey varsa, o da ahiret üzüntüsü olmalıdır.
Bugün dünyada imkânlar çok, mal mülk fazla ama bunlar insanı tatmin etmez. İnsanlık bunalımda.
Yıllar önce fakültede, bir ders hocamız bir toplantıda olanları şöyle anlatmıştı; “ 30-40 kişi bir araya gelmişler eğleniyorlar, tavana bir ip bağlanmış, altına bir sandalye konmuş, denemek isteyenler boynuna ilmiği takıyor, sandalyeyi de atıyorlar, tam boğazına sıkışmışken ipi kesiyorlar. Bizler, hayret etmiştik ne yapmak istiyorlardı. Hoca devamla, idam edilen insanların, tam ip boğazına sıkışınca, bir zevk aldığını söyleyerek o zevki denemek istediklerini anlattı.
İnsanlık, nereden nereye. Şimdi, kendimize soralım; gönüllerimiz neye ayarlı? Neler için üzülüp, neler için seviniyoruz?
Salih kulların bütün derdi, Allah (cc) benden razı mı? Ahirette Peygamberimizle (sav) beraber olacak mıyım? Endişeleri vardır.
Sahabe ileri gelenlerinden Abdullah B Mesud (ra) yakınlarına şöyle dedi; “ Sizler, Peygamber (sav) ashabından çok oruç tutuyor, namaz kılıyor, Salih ameller için gayret gösteriyorsunuz. Fakat onlar, sizden daha hayırlı idi. Nasıl oluyor diye sordular? Cevap; Çünkü onlar dünyaya karşı zahit, daha çok ahirete rağbet ediyorlardı.
Hz. Ömer (ra) Efendimiz halife, seferden ordu döndü. Ganimetler çok. Esirler var. Hz. Ömer (ra) Efendimiz ağlamaya başladı. Sebebini sordular. Hz. Ömer (ra) cevaben, fakirken kazanmıştık. Zenginleyince, kaybedeceğimizden korkuyorum.
Büyük Sahabe Ebu’d Derda (ra) ashaba şöyle buyurdu; “ Sizin, nimetlere dalarak dünyaya kapılmanızdan korkuyorum. İlme aç olup, mideyi doldurduğunuz zaman, dünya sizi aldatır. Sizin en hayırlınız, arkadaşına şu nasihati yapıp, hadi gel, ölmeden önce oruç tutalım. En hayırsız olanınız da, hadi gel ölmeden önce yiyip içelim, eğlenelim, hayatın tadını çıkaralım diyendir. ( Allah (cc) Ebu’d Der da’ya rahmet etsin. ) Bu güzel sözleri önümüzü aydınlattı.
Bu sözler, birçok şey hatırlatmakla beraber; bayramı tatile çevirenler, tatil yapıyoruz diye yollara düşüp trafikte can verenler aklımıza geldi. Üzülmemek elde değil.
Hz. Osman (ra) buyurdu; “ Muhakkak ki, dünya fani, Ahiret ise bakidir. Fani olan, bizleri azdırmasın, baki olandan ayırmasın.”
Peygamber Efendimize (sav), müşriklerin ilk itirazı, ahiret inancı sebebiyledir. Diyorlardır ki; “ Sen ahiret haberini vermekten vazgeç. Putlarımıza da dokunma, o zaman biz sana tabii oluruz.”
Heyhat. Bugünde, kâfirlerin söyledikleriyle aynı. Sadece üslup farklı. Sonuç, hesap verme korkusu
Unutmayalım ki; Ahirette az yaşadın, çok yaşadın derdi olmayacak. Esas olan, hayatın ne kadar hayırla geçtiğidir.
Ehli Sünnet âlimlerimiz yazdıkları eserlerde; “ Bir kalpte, dünya ve ahiret sevgisi, aynı anda bulunmaz. Dünya sevgisi kalpte yer almamalıdır.” İslam tarihinde olan bazı olaylar, bize çok şeyler anlatır.
Hz. Zülkarneyn’in (as) ölüm öncesi vasiyeti özetle şöyle; “ Ben ölünce, yıkayın, kefenleyin sonra bir tabuta koyun. Yalnız kollarım dışarıda kalsın. Hizmetlilerim arkamdan gelsin. Hazinelerimde hayvanlara yüklensin. İnsanlar benim bu halimi görsün, benim saltanat ve dünya mülküne sahip olmama rağmen, kabre eli boş girdiğimi görsünler. Malların da dünyaya kaldığını görsünler de, fani dünyaya aldanmasınlar.”
Ünlü mücahit Selahaddin Eyyubi ( Allah (cc) ondan razı olsun ) ölüm öncesi şöyle söyledi; “ Kefenimi bir sırığın ucuna takın. Bir görevli şehri dolaşsın ve desin ki; işte Selahaddin Eyyubi’nin, bundan başka malı yoktur. Bilesiniz ki, dünya fani, ahiret bakidir.”
Hamid-i Aksarayi (ra) ( Somuncu Baba ), vefatı öncesinde talebelerine, tabi ki bizlere, şöyle vasiyet etti; “ Dünyada iken, asıl hayat olan ahiret hayatına hazır ol. Bunun için; Az ye, az uyu, az konuş / İnsanlardan avamın arasına az karış / Tüm günahlardan uzak ol / Daima şehvetten kaçın / Tüm kötü sıfatları terk et / İyi sıfatlarla süslen / Şiir ve şarkı dinleme / Cemaatten kalma / Aç olarak ölsen bile, şüpheli lokma yeme. Şimdi kendimize sorup cevap verelim, bakalım geçer not alabilecek miyiz? Zayıf not almayı düşünmeyi, aklına bile getirme.
Rabbimiz, aczimize merhamet etsin. Sevdiklerinin güzel sözlerine uymayı nasip etsin. Amin.
Hoşça kalın. Allah’a emanet olun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.