Sübhânallah, Elhamdülillâh, Allahü ekber!
Allah’ın noksan sıfatlardan münezzeh olduğunu çok güzel bir şekilde ifade eden “Sübhânallah” demeyi, her türlü mükemmelliğin Allah Teâlâ’da bulunduğunu dile getiren “elhamdülillâh” zikrini söylemeyi, benim Rabb’im yaratılmışların tam olarak kavrayamayacağıkadar yücedir demek olan “Allahü ekber” zikrini tekrarlamayı ihmâl etmemeliyiz. Resûl-i Kibriya büyük sevaplar vaat ederek tavsiye buyurduğu bu zikri her namazdan sonra söylemeye çalışmalıyız. Bir hadiste de “Lâ ilâhe illâllahü vahdehû lâ şerikeleh” diye başlayan zikri, günde yüz defa söyleyen kimsenin kazanacağı hesapsız sevaplar bildiriliyor. (Buhârî, Müslim) Peygamberimizin, ashâb-ı kirâma, her şeyi olduğu gibi, en güzel ifadelerle zikretmeyi de öğrettiği belirtiliyor. Bu nedenle bizim de derin mânâlar yüklü bu zikirleri yapmaya gayret göstermemiz gerekir.
Hâdis-i şerîfler hususunda çok titiz davranan, İslâmî emirlere uymayıp, ahlâkında kusur görülenin rivayet ettiği hâdisleri almayan, hâdislerin metnini ve rivayet edenlerin künyesini ezberleyen İmam-ı Buhârî’den hâdis işiterek rivayet edenlerin sayısının doksanbinden fazla olduğu kaydediliyor. Miladî 810’da Buhârâ’da dünyaya gelen ve 870’te Semerkant’ta Ramazan bayramı gecesi 870’te vefat eden Buhârî, ilim için Mekke, Medine, Bağdat, Basra, Kûfe, Mısır, Nişâbûr, Belh, Merv, Askalan, Şam, Humus, Rey ve diğer yerleri dolaşıp, zamanının meşhur hâdis âlimleriyle görüşerek onlardan hâdis dinlemiş, Nişâbûr’a dönünce ilimdeki üstünlüğünü bilenler etrafında toplandı. İlim meclisine devam edenlerin çok oluşu ve gördüğü itibar, bazı kimselerin hoş olmayan tutum içine girerek kıskançlığına yol açmıştı. Bu yüzden Nişâbûr’dan ayrılıp, Buhârâ’ya gitti. Vali Halid bin Ahmed, haber gönderip, eserleri ile birlikte yanına gelmesini, onları kendisinden bizzat dinlemek istediğini, ayrıca kendi çocukları için hususi hâdis dersi vermesini bildirdi. İmam-ı Buhârî, valiye şu cevabı gönderdi:
“Ben ilmi, emîrin kapısına götürüp zelil etmem. Eğer ilmi istiyorsan, mescide, yahud evimdeki ilim meclisinde hazır bulun. Bu sözümü kabul etmezsen, beni kürsüde ders vermekten men et ki, ben Peygamber Efendimizin (s.a.v) ‘Her kime bir ilimden sorulur, o da onu gizlerse, kıyamet günü ateşten bir gem vurulur’ hâdis-i şerîfi gereğince, ilmi gizleyemem”
Valinin çocukları için hususi hâdis dersi vermesini istemesine karşı da “Bir kısım kimseleri hâdis-i şerîf dersinden men edip, birkaç kişiye ders veremem” cevabını vermesi üzerine vali, Buhârî’nin Buhârâ’dan çıkması emrini verdi. İmam-ı Buhârî de valiyi Allahü teâlâya havale edip, Buhârâ’dan çıktı. Aradan bir ay geçmeden vali görevden alınarak, bir merkebe bindirilip, şehri dolaştırılması ve “Kötü işler yapanın sonu işte budur” diye bağırılması emri geldi. Valinin sözlerine uyarak İmâm-ı Buhârî’ye eza ve cefalarda bulunan kimselerin de her birine, insanların ders ve ibret alacakları çeşitli belâlar isabet etti.
İmâm-ı Buhârî hazretlerinin Buhârâ’dan çıkış haberi üzerine, Semerkantlılar kendisini davet ettiler. Giderken yolda Semerkantlılar’dan bir kısım insanların kendisini isteyip, bir kısmının da istemediği haberini alınca Harteng’de kaldı. İşin iç yüzünü öğrenmek istedi, insanların bu hâlinden kalbi daraldı ve canı sıkıldı. Teheccüd namazından sonra ellerini açıp, “Yâ Rabbî! Yeryüzü bu genişlikte bana dar oldu. Beni tarafına al” diye dua etti. Orada hastalandı ve Ramazan bayramı gecesi Semerkant’a 72 km. mesafedeki Harteng’de vefat etti.
Necm bin Fadl anlatır: “Rüyada Peygamberimizi gördüm. İmâm-ı Buhârî hazretleri arkasında idi. Resûlullah bir adım atınca o da bir adım atıp, ayağını Resûlullah’ın ayağını kaldırdığı yere koyuyor, onun izi üzerinde gidiyordu.”
Farz olan 5 vakit günlük ve 2 rek’at Cuma namazından sonra hiçbir mazereti olmadığı hâlde selâmı verir vermez alelacele camiden çıkıp gidenlere İmâm-ı Buhârî’nin rivayet ettiği, Peygamberimizin “Her namazdan sonra otuzüç defa sübhânallah, otuzüç defa elhamdülillâh, otuzüç defa Allahü ekber” dedikten sonra, yüze tamamlamak için “Lâ ilâhe illâllahü vahdehû lâ şerikeleh” diye başlayan zikri söyleyenin hesapsız sevap kazanacağı tavsiyesini hatırlatmayı uygun gördüm.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.