Sosyal Felaket

Millet olarak virajları yanlış almayı huy mu edindik?

Ellerindeki imkanları faydalı işlere kullanmayı ne zaman öğrenecek bu millet...

Maksat sosyalleşmek mi yoksa mahremiyeti rezilleştirmek mi?

Elbette öyle olmamalı sosyal medyayı adeta bir ajan misali evlerimize yerleştirip hiç tanımadığımız insanlara kendi rızamızla evimizi ve özelimizi açıp onları kendi değer yargılarımıza ortak etmenin ne anlamı var.

Yemekten önce yiyeceklerini sosyal medyaya servis etmeyi, evdeki; değer yargıları, oturmaları, yatmaları, ibadet haneleri ve daha nicelerini her an dışarıya sunmayı adet edindik.Çogumuz şikayetçi dahi değiliz.

 Peki sosyal medyanın yanında "sosyalleşme" çabalarımız sonucu çıkan bir yığın hüsrana ne demeli? Kendi emsallerim bu yola liderlik etmekte kusursuz hareket ediyorlar.Kendi örf ve ananelerimizden habersiz yaşamanın bir sonucu olarak görüyorum. Bu kadar değişime yüz tutmuş hali hazırda "jöle" kıvamına gelmiş anında ve sualsiz verilene tâbi ve itaatkâr olan bir gençlik değildi ecdadın bahsindeki...

 

Böylesi bir körlüğe nasıl oluyorda yazılıp çizilmeden dikkat edilmiyor anlamak gerçekten güç ama şundan emin olmalıyız ki biz bu değiliz, sosyal alanları amaçlarının dışına çıkarmadan kendi kurallarıyla kullanmaya , özelimizi kimseyle paylaşmadan buna bağlı kalmaya dikkat etmek ne yazık ki en zoru fakat en doğrusudur.

Genlerimizle, ailemizle, geçmişimizle bütün mahremiyetimizle oynatmadan bizi buna seyirci etmelerine izin vermeden sosyal medyayı ve sosyal amaçlı her değerlendirmeyi lehimize çevirip bunlardan faydalanmalı , kendimize bir şeyler katmalıyız.

 Kimseyi kendi yaşantımıza ortak etmenin hiç bir manası olmadığı gibi buna davet çıkarmanın da günlük yaşamı meşrulaştırdığını unutmamak gerekir.

Sosyal faaliyet konusunda ise çıkarsız , amaçsız ve nedensiz hareket etmenin genel itibariyle hüsranla sonuçlandığı tecrübeyle sabittir. Bu toprakların yeni varisleri olarak attığımız ve atacağımız her adımda ciddi bir titizlikle hareket etmeli davranışlarımızı ve ağzımızdan çıkan tek bir kelimenin dahi nelere yol açabileceğini unutmadan, sözün sahibi olduğumuz konusunda bilinçli bir şekilde kendimizi kontrol etmeliyiz.

 

Sosyal medyanın olumlu yada işimize yarayacak tüm hususlarının dışında yaptığımız paylaşımlarımızın maddi ve manevi açıdan bize vereceği zararı hesap etmek zorundayız. Gelişi güzel , ulu orta yaşanacak kadar sıradan bir hayat sürdürmediğimiz gibi kendimizi kontrol altında tutmanın ileride üzerimizde göstereceği faydayı test etmiş ve olacakları gözlemlemiş olacağız. Nedendir bilinmez toplumsal bir kural niteliği taşımaya başlamış olan ailevi toplantıların paylaşılması ise ayrı ironi olarak dikkatimi çekmektedir.

 

Her an kimin nerde olduğunun kiminle olduğunun hatta ne yediklerinden neler konuştuklarına kadar herşeyden haberdar olmamız mümkün olmaktadır. Sanıyorum bana yanlış gelen konu tam olarak budur.

 

Tüm söylediklerimi toparlayacak olursak sosyalleşme neticesinde yanlışa düşmeden günlük hayattan uzaklaşmak , değişiklik yapmak olarak algılamak en doğrusu olacağı kanaatindeyim. Sosyal medyayı her an aktif  kullanan bir millet olarak kişisel ve toplumsal değerlerimizi zarara uğratmadan , bizi biz yapan tüm meselelere sadık kalmak bununla birlikte kendimize birşeyler katmak sanıyorum en faydalısı olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi