Bir Ramazan ayı daha geldi. Dünyada, şiddetin, açlığın kol gezdiği bu günlerde sahur ve iftar hazırlıkları içerisindeyiz. Ramazan ayı ile birlikte davetlerimiz bir kat daha artarak devam eder. Hele bir de Konya davetleri güllaç mı olsun, baklava mı yoksa ekmek kadayıfı derken, komşumuzda, mahallemizde, köylerimizde halini arz edemeyen fakirlerimizi, boğaz tokluğuna çalışan fakir fukaramızı da fazlaca hatırlamalıyız.
Ramazan ayı şaşalı, gösterişli iftar ayı değildir. Ramazan ayı dünya nimetleri, elimizin altında bulunduğu halde yenilmeyen içilmeyen imtihan ayıdır. Abartılmış sofralardan sonra teravih namazını, kılmakta zorlayacak nimetler Ramazan ayına ait olmamalıdır. Bu ayda açlık terbiyesi çekmemiz gerekirken lokantalarda, otellerde lüx iftar sofrası düzenlemek ve bunun adına iftar yemeği demek gerçekten komik duruma düşmekten ibarettir.
Ramazan ayı bereket ayıdır. Ramazan israf ayı değildir. Bu ayda onbir ayda yapamadıklarımızı, ibadetlerimizi, hayırlarımızı yapabilme ayıdır. Kadınlarımız bu mübarek günlerde yemek yapıp, mutfaklarda bulaşık yıkamakla, zamanlarını geçirmemelidir. Bu ayda, öğünümüzün ikiye düştüğü halde, mutfak masraflarımızın ikiye katlanması neyin göstergesidir. Oruç tutup sevap kazanmaya çalışırken, israfen neden olarak günah işlememeliyiz. Bu sebeple ihtiyacımız kadar yiyecek alıp sofralarımızı hazırlarken, gösteriş ve israflardan uzak durmalıyız. Bunu da diğer aylarda alışkanlık haline getirip devam ettirmeliyiz.
Ülkemizde üretilen 120 milyon günlük ekmeğin 12 milyonu ne yazık ki çöpe gitmektedir. Bazı insanların çöpe atılan ekmekleri, yiyecekleri toplayarak karınlarını doyurduklarını unutmayalım. Ayrıca Afrika'da her gün yüzlerce çocuğun bir lokma ekmek ve su uğruna açlık ve sefaletten öldüklerini hatırlayalım ve birbirimize hatırlatalım.
"Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma, çünkü saçıp savuranlar şeytanın kardeşleri olmuşlardır. Şeytan ise Rabbine karşı nankördür." (İsra Süresi, 26-27)
Ramazan ayı kimileri için şatafatlı sofralar, gösteriş, riya, fazla kiloları atmak, otuzuncu umreye gitmek, İsrail içeceğini fazlaca içip zengin etmek olmamalı. Ramazan ayı arınmak, ruh ve beden temizliği yapmak, daha az yemek yiyip, fazlaca yardımlaşma yapmak, zekat, sadaka vermek, yetimleri hatırlayıp yoksul gözetmek, teravih namazı kılıp, bolca ibadet yapmak olmalı.
İftar sofralarımızda bir çok yiyeceğin israf edilmesi yüzünden açlık yaşayan insanlarımızı hatırlayalım. Unutmayalım ki, şeytan insanı israfa yöneltir. Allah'ın israfı, gösterişi sevmediğini bildiği için sinsice yaklaşır, atmayı dökmeyi, israf etmeyi bunların normal olduğunu insanlara telkin eder. Ahirette, her israf ettiğimiz nimetler için sorgulanacağımızı unutmamalıyız. Bu nimetlere karşı, her an şükür içinde olmalı, israfa karşı birbirlerimizi uyarmalıyız.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.