Numan Kurtulmuş ile 2 saat
Yayınlanma:
Saadet Partisi’nin yeni Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, “Saadet-Türkiye buluşmaları” programı çerçevesinde önceki gün şehrimizde idi. Öğleden önce basın mensuplarıyla Kule Site’de sohbet toplantısı yapan Kurtulmuş, akşam da Dedeman Otel’de belediye başkan adaylarını açıkladı. Genel Başkan yardımcısı Devlet eski Bakanı Teoman Rıza Güneri, Devlet eski Bakanı Ahmet Cemil Tunç, GİK üyesi Genel Başkan Danışmanı Hüsamettin Korkutata, İl Başkanı Veli Tolu, GİK üyesi İl eski Başkanı Zülfikâr Gazi ve GİK üyesi Lütfi Yalman’ın da katıldığı sohbette Prof. Dr. Kurtulmuş, Mustafa Özkafa’nın Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunu açıklayıp, 22 Mart’ta halkın ara verdiği maçın 2. devresinin başlayacağını ileri sürdü.
2 saat devam eden basınla sohbette Numan Kurtulmuş, önce İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü acımasız saldırıdan söz ederek, insanlık dışı ve savaş ahlâkını bir kenara bırakıp, masum kadın ve çocukların üzerine fosfor ve misket bombası yağdırdığını, orantısız güç kullanarak etnik temizlik yaptığını ifade ile “Savaşında bir ahlâkı vardır. Dünya soykırımı seyrediyor. Sâdece mazlumdan yana olan, zalime karşı çıkan necip Türk milleti tepkisini ortaya koydu” dedi. 26 Ağustos 2008’de Saadet Partisi’nin 3. Genel Kurulu’nda göreve gelen, dünya sorunlarına ve ülke siyasetine hâkim görünerek, rahat konuşan Kurtulmuş, Ergenekon operasyonuna temas ederek, “Ergenekon magazinleştiriliyor. Siyasetin görevi yargının işini kolaylaştırmaktır. İnşallah bir temiz eller soruşturması gerçekleşir. Türkiye’nin hangi sorunu bu çeteleri doğuruyor, iyi araştırmak lâzım” şeklinde konuşup, sözü ekonomik krize getirerek, şöyle devam etti:
“Küresel krizin henüz ulaşmadığı dönemi yaşıyoruz. Türkiye uyguladığı ekonomik programla tamamen dışa bağımlı hâle gelmiştir. Esas işsizlik 19.8’dir, yâni 20. En kötü dönemlerden birisinden geçiyoruz. Kapanmış işyeri sayısı bir yıl öncesine göre yüzde 50’dir. 484 milyar dolar dış borç var. Türkiye toplumsal patlamanın eşiğine gelmiştir. Kemâl Derviş’ten teslim aldığı programı aynen devam ettiriyor. Sayın Başbakana sesleniyorum: Aslî bünyenize, Milli Görüş’e dönünüz.”
Soruları cevaplamak için konuşmasını kısa kesen Kurtulmuş, “Bazı çevreler subayların gözaltına alınmasını 28 Şubat’ın intikamı olarak yorumluyor, siz ne diyorsunuz” şeklindeki soruya “Asla katılmıyorum, hiçbir siyasetçinin de bunu böyle kabul etmesini istemiyorum” karşılığını verip, diğer soruları da şöyle cevapladı:
“12 Eylül darbesi Türkiye’nin siyasetine ve sosyolojisine müdahale etmiştir. Böylece konjöktür partileri ortaya çıktı, halkın verdiği kredi doldu ve kısa zamanda ortadan kalktı. AKP milletin yüzde 47 oyunu aldı, ancak halka ne verdi. Halk, 2009’da AKP’ye sarıkart, ondan sonra da kırmızı kartını gösterecektir. AKP. 3 Kasım 2002’de Türkiye’nin statükosunu değiştirecek iken, çekişme ve gerilim başlattı. 22 Temmuz 2007 gecesi reel değişimin konuşulmadığı bir seçim oldu. Halk ‘Sivil anayasa yap’ dedi, ne yazık ki yapılamadı. ‘Değiştim’ demekle sorunlar çözülmez. İnşallah Saadet Partisi muktedir siyasetin adresi olacaktır. 26 Ağustos’ta bu kararlılıkla yola çıktık.”
Siyasetlerini herhangi bir partinin siyaseti üzerine kurmadıklarını, 1989’dan itibaren belediyecilikte 3 Ç, yâni çukur, çöp ve çamuru ortadan kaldırdıklarını kaydedip, “Ne yazık ki AKP’li belediye başkanları halka tepeden bakmaya başladı” diyen Genel Başkan Kurtulmuş’un, Milli Görüş’ün karargâhı olarak nitelediği şehrimizde yaptığı konuşmada kimi kastettiğini açıklamayışı yorumlara yol açarken, sorularla ilgili şunları ekledi:
“İsrail, ABD’nin desteğine rağmen sanıldığı gibi güçlü değildir. İsrail’in bölgedeki limitleri bellidir. Birleşmiş Milletler’in, insan haklarını ihlâl ettiğine dair kararı olmasına rağmen İsrail uymuyor. Başbakan Olmert ile görüşmeye rağmen Gazze’ye saldıran İsrail’e gereken tavır gösterilmeli. Ortadoğu projesine bütün hükümetler âlet olmuştur. Ümit ederiz ki, Başbakanın sözleri iç sükûneti tatmin için söylemiş olmasın. Elçimizi çekme, uçakların Mevlâna diyarı Konya’da eğitimine son verilmesi, Parlamentodaki İsrail Dostluk Grubu’nun lağvedilmesi, bu gruptan istifa eden milletvekili arkadaşlarıma hassasiyetleri nedeniyle teşekkür ederim, bütün milletvekillerinin katılımıyla Gazze halkı ile dayanışma komitesi kurulmalı. Biz Saadet olarak gereken tepkiyi gösteriyoruz. Mazlumun yanında, zalimin karşısında olmaya devam edeceğiz”
Gece Dedeman Oteli’nde yapılan toplantıda binlerce partilinin ortaya koyduğu coşkuyla morâl bulan Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Milli Görüş Hareketi’nin başladığı Konya’dan memnun ve 22 Mart seçimi için ümit depolamış olarak ayrıldı. Temsil makamını dolduran, partililere coşku ve heyecan aşılayan Kurtulmuş, Recai Kutan’dan devraldığı bayrağı başarıyla taşıyıp, Saadet Partisi’ni daha da ileriye götürebilecek gibi görünüyor.
2 saat devam eden basınla sohbette Numan Kurtulmuş, önce İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü acımasız saldırıdan söz ederek, insanlık dışı ve savaş ahlâkını bir kenara bırakıp, masum kadın ve çocukların üzerine fosfor ve misket bombası yağdırdığını, orantısız güç kullanarak etnik temizlik yaptığını ifade ile “Savaşında bir ahlâkı vardır. Dünya soykırımı seyrediyor. Sâdece mazlumdan yana olan, zalime karşı çıkan necip Türk milleti tepkisini ortaya koydu” dedi. 26 Ağustos 2008’de Saadet Partisi’nin 3. Genel Kurulu’nda göreve gelen, dünya sorunlarına ve ülke siyasetine hâkim görünerek, rahat konuşan Kurtulmuş, Ergenekon operasyonuna temas ederek, “Ergenekon magazinleştiriliyor. Siyasetin görevi yargının işini kolaylaştırmaktır. İnşallah bir temiz eller soruşturması gerçekleşir. Türkiye’nin hangi sorunu bu çeteleri doğuruyor, iyi araştırmak lâzım” şeklinde konuşup, sözü ekonomik krize getirerek, şöyle devam etti:
“Küresel krizin henüz ulaşmadığı dönemi yaşıyoruz. Türkiye uyguladığı ekonomik programla tamamen dışa bağımlı hâle gelmiştir. Esas işsizlik 19.8’dir, yâni 20. En kötü dönemlerden birisinden geçiyoruz. Kapanmış işyeri sayısı bir yıl öncesine göre yüzde 50’dir. 484 milyar dolar dış borç var. Türkiye toplumsal patlamanın eşiğine gelmiştir. Kemâl Derviş’ten teslim aldığı programı aynen devam ettiriyor. Sayın Başbakana sesleniyorum: Aslî bünyenize, Milli Görüş’e dönünüz.”
Soruları cevaplamak için konuşmasını kısa kesen Kurtulmuş, “Bazı çevreler subayların gözaltına alınmasını 28 Şubat’ın intikamı olarak yorumluyor, siz ne diyorsunuz” şeklindeki soruya “Asla katılmıyorum, hiçbir siyasetçinin de bunu böyle kabul etmesini istemiyorum” karşılığını verip, diğer soruları da şöyle cevapladı:
“12 Eylül darbesi Türkiye’nin siyasetine ve sosyolojisine müdahale etmiştir. Böylece konjöktür partileri ortaya çıktı, halkın verdiği kredi doldu ve kısa zamanda ortadan kalktı. AKP milletin yüzde 47 oyunu aldı, ancak halka ne verdi. Halk, 2009’da AKP’ye sarıkart, ondan sonra da kırmızı kartını gösterecektir. AKP. 3 Kasım 2002’de Türkiye’nin statükosunu değiştirecek iken, çekişme ve gerilim başlattı. 22 Temmuz 2007 gecesi reel değişimin konuşulmadığı bir seçim oldu. Halk ‘Sivil anayasa yap’ dedi, ne yazık ki yapılamadı. ‘Değiştim’ demekle sorunlar çözülmez. İnşallah Saadet Partisi muktedir siyasetin adresi olacaktır. 26 Ağustos’ta bu kararlılıkla yola çıktık.”
Siyasetlerini herhangi bir partinin siyaseti üzerine kurmadıklarını, 1989’dan itibaren belediyecilikte 3 Ç, yâni çukur, çöp ve çamuru ortadan kaldırdıklarını kaydedip, “Ne yazık ki AKP’li belediye başkanları halka tepeden bakmaya başladı” diyen Genel Başkan Kurtulmuş’un, Milli Görüş’ün karargâhı olarak nitelediği şehrimizde yaptığı konuşmada kimi kastettiğini açıklamayışı yorumlara yol açarken, sorularla ilgili şunları ekledi:
“İsrail, ABD’nin desteğine rağmen sanıldığı gibi güçlü değildir. İsrail’in bölgedeki limitleri bellidir. Birleşmiş Milletler’in, insan haklarını ihlâl ettiğine dair kararı olmasına rağmen İsrail uymuyor. Başbakan Olmert ile görüşmeye rağmen Gazze’ye saldıran İsrail’e gereken tavır gösterilmeli. Ortadoğu projesine bütün hükümetler âlet olmuştur. Ümit ederiz ki, Başbakanın sözleri iç sükûneti tatmin için söylemiş olmasın. Elçimizi çekme, uçakların Mevlâna diyarı Konya’da eğitimine son verilmesi, Parlamentodaki İsrail Dostluk Grubu’nun lağvedilmesi, bu gruptan istifa eden milletvekili arkadaşlarıma hassasiyetleri nedeniyle teşekkür ederim, bütün milletvekillerinin katılımıyla Gazze halkı ile dayanışma komitesi kurulmalı. Biz Saadet olarak gereken tepkiyi gösteriyoruz. Mazlumun yanında, zalimin karşısında olmaya devam edeceğiz”
Gece Dedeman Oteli’nde yapılan toplantıda binlerce partilinin ortaya koyduğu coşkuyla morâl bulan Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Milli Görüş Hareketi’nin başladığı Konya’dan memnun ve 22 Mart seçimi için ümit depolamış olarak ayrıldı. Temsil makamını dolduran, partililere coşku ve heyecan aşılayan Kurtulmuş, Recai Kutan’dan devraldığı bayrağı başarıyla taşıyıp, Saadet Partisi’ni daha da ileriye götürebilecek gibi görünüyor.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.