Nuh(a. s.)’a benzemek, faiz ve günümüz…
Her şeyin bir takım özellikleri ve fonksiyonları vardır. Peygamberlerin de sıfatları, özellikleri ve görevleri vardır. Peygamberlerin sıfatlarından birisi de tebliğdir. Tebliğ; Allah’ tan(c. c.) gelen vahiyleri insanlara ulaştırmalarıdır.
Nuh(a. s.) 950 sene Peygamberlik yapmış ve kavmini İslam’a davet etmiştir. Bu tebliğ süresinde ona iman eden en fazla 80 küsür olduğu rivayet edilmiştir.
Cihad; İslam’ın hâkim kılınmasıdır. Peygamberlerin hayatı iman ve cihaddır. Her peygamberin bir mesleği vardır. Peygamber Efendimizin mesleği de Cihaddır. Cihadın; tebliğ, davet, İyilikleri emredip Kötülüklerden alıkoymak, İlayi Kelimetullah gibi aşamaları vardır.
Namaz nasıl farzsa, cihadda onun gibi farzdır. Hayat boyu devam eder. Cihadda usül ve esaslar önemlidir. Cihad ibadetinde, dava İslam’ın hâkim kılınması, gaye Allah’ın (c. c.) rızasıdır. Bu yolda yenilgi gibi gözüken durumlar olabilir. Çalışılıp gayret edildiği takdirde Cihadın sonucu olan zafer elde edilmeyebilir. Örneği çoktur. Ama Allah’ın(c. c.) rızası kazanılmıştır.
İşte Cihad ibadetinde de en önemli örneklerden birisi, Nuh(a. s.)’ dır. 950 senelik Peygamberlik döneminde iman edenlerin sayısı bir elin parmaklarıyla sayılacak kadardır. Hal böyleyken ne büyük sevinçtir, Nuh(a. s.) gibi kazanmak! Ne güzeldir Nuh(a. s.) benzemek! Şuarası muhakkaktır, Allah’ın dini her zaman galiptir ve zerre miktarı yenilgi almaz, mesele Müslümanların imtihanı başarması veya kaybetmesidir. Allah’tan ‘Ümitvar’ olmak farzdır. ‘Ümidi kesmek’ büyük günahlardandır.
***
Hakkın hiç hesaba katılmadığı alanlardan biriside İktisadi nizam ve ekonomik hayattır. Faiz en şiddetli haramdır, ama günümüzde ekonominin en önemli aracıdır. Faiz zulüm ve adaletsizlik olduğu için, Batıl olduğu için asla geçerli değildir. Faiz alışveriş değildir. Faizden ticaret olmaz. Faizden kar olmaz. Faiz bir hak sebebi değil zulümdür. İslam’a uymayan bir mantık yürütmek şeytanın özelliğidir. Cenabı Allah Kuranı Kerimde faiz yiyenlerin kıyamet günündeki kötü durumunu anlatırken, bu duruma düşmelerinin sebebini; faiz yemeleri ve ‘alışverişte faiz gibidir, demeleridir. ‘ ( Bakara Sur. 275. Ayet. Tefsirlerden okuyunuz! ) diye belirtmiştir. Faiz, Yüce Dinimizde en şiddetli yasaklanan büyük günahtır.
Faize dayalı bir Ekonomi nizam yerine, ecdadımızın yaptığı gibi İslam’ın İktisadi nizamını kurmak her Müslümanın gücü nispetinde bir vazifedir.
Hal böyleyken günümüzde hemen hemen her şeyin faizli işlemlerle döndüğü bir zamanda görevimiz konuşmak değil İslam’ı yapmaktır. Ne yazık ki ülkemiz hazine rakamlarıyla son 11 yıldır 600 milyar dolar civarında faiz ödemiştir. Ballandıra ballandıra anlatılan özelleştirme gelirleri 46,3 milyar dolardır. ‘Faiz var olduğu ve günümüzün gerçeği diye kabul edildiği sürece’; Faiz oranlarını düşürmek hidayet değil hidayet kararmasıdır. Zira faiz düşük olunca herkes krediye, bankalara koşar. Asıl hidayet faizi kaldırıp yerine faizsiz bir nizamı, Adil Düzeni kurmaktır.
Not: Ülkemiz Osmanlı gibi oluyor diyenlere… Nasrettin hoca malum, nasıl bir köy ki taşlar bağlı köpekler serbest! Öyle değil diyenlere hak vermek lazım. Kum taşları serbest, plastik taşlar serbest; köy aslan, timsah kaynıyor vur vurabilirsen. Artık başka bir fıkra yazmak gerekir zira köy düşman, vahşi hayvan kaynıyor, hepsi de güçlü. Sizde serbestsiniz elinizde ne var desteklediğiniz Batıl, Hak gibi gördüğünüz batıllar bir de kum taşları. Yüce Mevla’mızdan iki Cihan Saadetleri dua ve niyazıyla…





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.