Namazı ikame etmek demek

Bizleri yoktan var eyleyen, yarattığı varlıklar içerisinde bize ruh verip bizi canlı eyleyen, yarattığı canlılar içerisinde bize akıl verip bizi insan eyleyen, yarattığı insanlar içerisinde bize iman nimetini verip bizi Müslüman eyleyen, o Müslümanlar içerisinde bize namazı sevdirip, bizi namazla dirilenlerden eyleyen Rabbimize hamdolsun. Kıyamete kadar gelecek bütün insanlığa rehber olarak gönderilen liderimiz, önderimiz, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v.) salat ve selam olsun.

Günün beş vaktinde kıldığımız namazlarımızı, günün diğer vakitlerinde ikame derdinde değilsek bir şeyler yanlış gidiyordur. Yalnız Allah’a kulluk eden Müslümanlar olarak farzlarını, vaciplerini, sünnetlerini ve edeplerini yerine getirerek kıldığımız namazlarımızdaki manayı günlük hayatımızda yaşıyoruz. Namazlarımızı evimizde, ailemizde, sokağımızda, mahallemizde, işimizde, aşımızda, düşünce, duygu, tutum ve davranışlarımızda ve toplumla olan tüm münasebetlerimizde “ikame” etme gayretinde değilsek acınacak bir durumdayız demektir. 

“Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, Onlar kıldıkları namazdan gafildirler. Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.”( Mâun Suresi 4,5,6)

Namazı ikame etmek demek;

Sağımıza ve solumuza selam vererek sona erdirdiğimiz namazdan sonra da selamlaşmanın önemini bilerek, selamı yaymaktır. 

Bütün insanlık aleminin karındaş olduğunu unutmamaktır.

Müslümanların kardeş olduğunu yaşayarak göstermektir.

Kardeşliğe zarar veren hastalıklardan uzak durmaktır.

Kutuplaştırıcı yayınlardan, faydasız görsellerden uzak durmaktır.

Haber bültenlerinin, yazılı medyanın ve sosyal medyanın kültürümüze ait olmayan ahlaksız yayınlarından uzak durmaktır.

Seccademizi topladıktan sonraki vakitlerde de gıybet bataklığına yaklaşmamaktır.

Yeryüzünde böbürlenmeden, sevgi dolu yürümektir.

İyiliği yaymada ve kötülüğe giden yollara engel olmada sebat etmektir.

Namazı ikame etmek demek;

 “Bana göre doğru.” ifadesinin cazibesine kapılmadan hak ve adalet merkezli yaşamaktır. 

 Cevapsız aramalara ilk fırsatta geri dönmek, söz verdiğimiz randevuya da riayet etmektir.

Bilimum sosyal medya kanallarında ve durumlarında “dürüm” fotoğrafı paylaşmak değil; dürümü kardeşinle paylaşmaktır.

Dünyayı imar etmek sorumluluğunu ifa ederken toprağın altındaki canlıları ürkütmemektir.

Rüzgarın ritmini, yağmurun dokunuşunu, toprağın kokusunu hissetmektir.

Kuşlara su vermek, kedileri incitmemektir.

Zerre miktarı bir iyiliğin dahi bir karşılığının olacağını bilerek, karşılığı, Allah’tan beklemektir.

Zerre miktarı da olsa, kötülüğün sonunun hüsran olduğu bilinciyle hareket etmektir.

Namazı ikame etmek demek;

Ölçüde ve tartıda hile yapmayıp hiç kimseyi aldatmamaktır.

Bahçemizin bakımını ziyadesiyle yaptığımız gibi kamudaki vazifemizi de hakkıyla yapmaktır.

Yaşamımızın  her alanında emrolunduğumuz gibi dosdoğru olmaktır.

Hastanede endişeyle bekleyen ve hiç tanımadığımız bir kardeşimize “sizin için yapabileceğim bir şeyler var mı?” demektir.

Toplu ulaşım vasıtalarında (yaşımıza hürmeten) ücretsiz olan koltukları, gereksiz yere işgal etmemektir.

Yol kenarında beklerken, bize el kaldırmaya bile çekinen kardeşimizi aracımızın ön koltuğuna almaktır.

Direksiyonun hemen sol alt kısmında bulunan sinyal kolunu, amacına uygun olarak, zamanında kullanmaktır. 

Yüz yıl önce olmadığımız, yüz yıl sonra da olmayacağımız bu dünyada, son nefesimize kadar iyilik ve güzellik peşinde koşturmaktır.

Namazı ikame etmek demek, burada sayamadığımız nice güzellikleri yaşamak ve yaşatmaktır. Ve Alemlerin Rabbi olan Allah’a dua dua yalvarmaktır. “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.” (Bakara Suresi 201)

Ne mutlu namazlarını hakkıyla ikame edenlere. Allah’a emanet olunuz.              




 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.