Meğerse griptenmiş!
Yayınlanma:
Her ne kadar resmi bir ağızdan “kusura bakmayın biz bu maçı grip hastalığı nedeniyle kaybettik, herkesten özür diliyoruz” açıklaması gelmese de, siz bu mağlubiyeti, hafta içinde grip olmuş futbolcuların yorgunluğuna bağlayın ve üzerinde düşünmeyin fazla.
Hem düşünseniz, düşünsek ne olacak. Konyaspor’lu oyuncuların büyük takım oyuncuları gibi maça göre performans sergilediğini görmek, aklın hayali alacağı bir şey değil. En iyisi mi grip deyip geçiştirin, sinirlerinizi daha fazla yıpratmayın, Konyaspor düşecek mi düşmeyecek mi diye koca karılara fal baktırın, papatya falları açmaya devam edin.
Ben öyle yapacağım. Aslında Gaziantepspor karşısında bu kadar aciz olan bir takımın oyuncularının paralarını alamadığı için sahada gezindiğini düşündüm ancak, Seyit Ali abi, “Her şeyi paraya bağlama, bu oyuncuların 9’u hafta içi gripti o nedenle oynamıyorlar deyince” meğerse griptenmiş dedim, Gaziantepsporlu Tabata ve Beto karşısındaki acizlik.
Ben şu ana kadar hiçbir spor sitesinde herhangi bir Süper Lig kulübünün bir oyuncusunun grip nedeniyle şu karşılaşmada forma giyemeyecek haberine rastlamadım. Her ne hikmetse grip iki haftadır Konya semalarında dolaşıyor. Önce Recep Konuk Tesisleri’ne uğradı, Şekerspor’lu oyuncuları yatağa düşürdükten sonra, oradan posta güvercinlerinin etkisiyle bizim gazetenin üzerinden geçerek Tatlıcak Tesisleri’nde aldı soluğu. Bizim gazetede kimse grip nedeniyle işe gelmemezlik etmedi, herkes işteydi. Posta güvercinlerinin hedefi demek ki Trabzonspor’u mağlup eden Konyasporlu oyunculardı. Şimdi düşünüyorum da belki de bu grip virüsü Trabzon çıkışlıydı.
Virüs, Konyasporlu oyunculardan intikam alırcasına onları Gaziantepspor karşısında bu kadar aciz bırakabilmişti. Konyasporlu futbolculara geçmiş olsun. En kısa zamanda iyileşerek İstanbul Belediye karşısına “çakı gibi, dimdik sağlıklı Konyasporlu oyuncular olarak” çıkmalarını temenni ediyorum. Türkiye kuş gribi gibi salgına yakalanmamışken, 70 milyonun yarısı grip nedeniyle yataklara düşmemişken, tıbbın bu kadar geliştiği bir yüzyılda grip nedeniyle oyuncuların sahada acizliğin resmini çizmeleri hiç mi hiç inandırıcı gelmiyor. Hem de Konyaspor düşme hattındayken, hem de takım kritik maçların arifesindeyken. Aksine komik oluyoruz, bu durum bizi ağlayan çocuğa meme vermezler durumuna düşürüyor.
VEYSEL BU İŞİ HAKKIYLA YAPIYOR
Konyaspor’un 10 numarası diye uğruna milyonlar harcanan Fahri’nin, ve sakat olduğu gerekçesiyle 18 kişilik kadroya alınmayan Serhat Akın’ın yokluğunda Veysel yine yalnızları oynadı, yılmadan savaştı. Her daim boynuna taktığı kurtarıcı madalyasını son ana kadar, son dakikaya kadar hak ediyor. Sadece futbolunu oynuyor. Evet, onun da etkisiz olduğu zamanlar olabiliyor ama, partnerlerinin hepsi Konyaspor gemisini zor zamanlarda terk ederken, o sadık bir personel gibi gemiyi dümenine sokmak için her daim çaba harcıyor. Bu şartlarda Veysel’e sarılıyorum. Veysel’in kurtarıcı olmasının yanı sıra Konyaspor için yürekten oynaması, bu işi hakkıyla yapması nedeniyle Veysel’i ve futbolu çok seviyorum.
İSTANBUL MAÇI DÖNÜM MAÇI OLACAK
Konyaspor sezon başından beri evinde öyle puanlar kaybetti ki, şimdilerde düşme hattında olmayan bir takım can simidine sarılır hale geldi. İlk yarıda futbolcularının paralarını alamadıkları için sahada gezindikleri iddia edilen İstanbul Belediye maçının rövanşı var şimdi. Belediye de Konyaspor gibi diken üstünde. İstanbul maçında alınacak sonuç kalan haftalarda takımın ligdeki durumuna da belirleyecek. Deplasmanda Konyaspor’un aldığı başarılı sonuçlar ve Giray Bulak’a “hep destek tam destek” veren yönetimin tutumuna da hesaba katarsak, yeşil-beyazlıların İstanbul’dan en kötü beraberlikle döneceğini düşünüyorum.
Ben öyle yapacağım. Aslında Gaziantepspor karşısında bu kadar aciz olan bir takımın oyuncularının paralarını alamadığı için sahada gezindiğini düşündüm ancak, Seyit Ali abi, “Her şeyi paraya bağlama, bu oyuncuların 9’u hafta içi gripti o nedenle oynamıyorlar deyince” meğerse griptenmiş dedim, Gaziantepsporlu Tabata ve Beto karşısındaki acizlik.
Ben şu ana kadar hiçbir spor sitesinde herhangi bir Süper Lig kulübünün bir oyuncusunun grip nedeniyle şu karşılaşmada forma giyemeyecek haberine rastlamadım. Her ne hikmetse grip iki haftadır Konya semalarında dolaşıyor. Önce Recep Konuk Tesisleri’ne uğradı, Şekerspor’lu oyuncuları yatağa düşürdükten sonra, oradan posta güvercinlerinin etkisiyle bizim gazetenin üzerinden geçerek Tatlıcak Tesisleri’nde aldı soluğu. Bizim gazetede kimse grip nedeniyle işe gelmemezlik etmedi, herkes işteydi. Posta güvercinlerinin hedefi demek ki Trabzonspor’u mağlup eden Konyasporlu oyunculardı. Şimdi düşünüyorum da belki de bu grip virüsü Trabzon çıkışlıydı.
Virüs, Konyasporlu oyunculardan intikam alırcasına onları Gaziantepspor karşısında bu kadar aciz bırakabilmişti. Konyasporlu futbolculara geçmiş olsun. En kısa zamanda iyileşerek İstanbul Belediye karşısına “çakı gibi, dimdik sağlıklı Konyasporlu oyuncular olarak” çıkmalarını temenni ediyorum. Türkiye kuş gribi gibi salgına yakalanmamışken, 70 milyonun yarısı grip nedeniyle yataklara düşmemişken, tıbbın bu kadar geliştiği bir yüzyılda grip nedeniyle oyuncuların sahada acizliğin resmini çizmeleri hiç mi hiç inandırıcı gelmiyor. Hem de Konyaspor düşme hattındayken, hem de takım kritik maçların arifesindeyken. Aksine komik oluyoruz, bu durum bizi ağlayan çocuğa meme vermezler durumuna düşürüyor.
VEYSEL BU İŞİ HAKKIYLA YAPIYOR
Konyaspor’un 10 numarası diye uğruna milyonlar harcanan Fahri’nin, ve sakat olduğu gerekçesiyle 18 kişilik kadroya alınmayan Serhat Akın’ın yokluğunda Veysel yine yalnızları oynadı, yılmadan savaştı. Her daim boynuna taktığı kurtarıcı madalyasını son ana kadar, son dakikaya kadar hak ediyor. Sadece futbolunu oynuyor. Evet, onun da etkisiz olduğu zamanlar olabiliyor ama, partnerlerinin hepsi Konyaspor gemisini zor zamanlarda terk ederken, o sadık bir personel gibi gemiyi dümenine sokmak için her daim çaba harcıyor. Bu şartlarda Veysel’e sarılıyorum. Veysel’in kurtarıcı olmasının yanı sıra Konyaspor için yürekten oynaması, bu işi hakkıyla yapması nedeniyle Veysel’i ve futbolu çok seviyorum.
İSTANBUL MAÇI DÖNÜM MAÇI OLACAK
Konyaspor sezon başından beri evinde öyle puanlar kaybetti ki, şimdilerde düşme hattında olmayan bir takım can simidine sarılır hale geldi. İlk yarıda futbolcularının paralarını alamadıkları için sahada gezindikleri iddia edilen İstanbul Belediye maçının rövanşı var şimdi. Belediye de Konyaspor gibi diken üstünde. İstanbul maçında alınacak sonuç kalan haftalarda takımın ligdeki durumuna da belirleyecek. Deplasmanda Konyaspor’un aldığı başarılı sonuçlar ve Giray Bulak’a “hep destek tam destek” veren yönetimin tutumuna da hesaba katarsak, yeşil-beyazlıların İstanbul’dan en kötü beraberlikle döneceğini düşünüyorum.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.