Necip Fazıl Kocaman

Necip Fazıl Kocaman

Mal ile Cihat Etmek

Bugün vicdan sahibi her insanın yüreğini dağlayan, zihnini en çok meşgul eden sorulardan biri şudur: "Filistin için ne yapabiliriz?" Bu sorunun giderek daha gür bir sesle sorulması, toplumumuzdaki duyarlılık trendinin yükseldiğini gösteren umut verici bir işarettir. Ancak diğer taraftan; sömürgeci küresel nizamın ellerimizi kollarımızı bağlama çabası ve uluslararası siyonizm ile emperyalist güçlerin kurduğu kirli ittifak, mazlumlara uzanacak kardeşlik elini engellemek için her yolu denemektedir.

Tüm bu engellere ve dayatmalara rağmen zincirleri kırmak ve feryat eden kardeşlerimizin yanında durmak mecburiyetindeyiz. Zira bütün yollar tıkanmış değildir; niyet eden herkesin kendi çapında yapabileceği somut, etkili ve hayati adımlar mevcuttur.

Filistin halkına yapılabilecek en acil ve temel iyiliklerin başında maddi destek gelmektedir. Allah ayetinde bize “mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin.” buyuruyor. Gazze ve Filistin genelinde sürdürülen abluka yardımların ulaştırılmasını zorlaştırsa da kapılar büsbütün kapalı değildir. Güvenilir yardım kuruluşları vasıtasıyla mali gücümüzü seferber etmek ve imkân sahiplerini bu desteğe teşvik etmektir.

Bireysel Boykot Hareketi

Siyonizmin küresel çaptaki siyasi hegemonyası, elinde tuttuğu devasa sermayeye dayanmaktadır. Pek çok karar vericiyi finanse ederek dünyaya hükmetmeye çalışan bu sömürü çarkını sarsmanın en etkili yolu ise tavizsiz bir boykottur. Hiç kimse "Ben tek bir kişiyim, benim boykotumla ne değişir?" gafletine düşmemelidir. Aksine her fert, adalet kalesini yükselten bir tuğladır; bizim vazgeçişimiz duvarda bir gedik açacaktır. Sadece ferdî boykotla yetinmeyip, Siyonist sermayeyle iş birliği içindeki markalara karşı toplumsal bir bilinç ve tüketim bariyeri örmeliyiz.

Görünmeyen Protesto Gücü

Kimileri meydanlardaki protestoların, yürüyüşlerin ya da salon toplantılarının işgalcileri durdurmaya yetmeyeceğini öne sürer. Bu son derece sığ ve yanıltıcı bir bakış açısıdır. Meydanlara çıkmak; her şeyden önce zulme rıza göstermediğimizin şerefli bir beyanıdır. Sahada kanıyla direnen Filistin halkına paha biçilmez bir moral kaynağıdır. Dahası sivil toplumun oluşturduğu kitlesel baskı, karar vericileri ve resmi devlet politikalarını doğrudan etkiler.

Hayatın Merkezine Alma

Filistin davası, bombalar yağdığında alevlenip sonra sönen dönemsel bir heyecan fırtınası olmamalıdır. Topraklar özgürleşinceye dek bu meseleyi hayatımızın merkezinde tutmalı; kültürel veya eğlence etkinliklerine gösterilen ilgiyi Filistin konulu konferanslara, seminerlere ve gönüllü çalışmalara da taşımalıyız.

Zulüm organize ise adalet mücadelesi de bilinçli, örgütlü ve kesintisiz olmak zorundadır. Yeter ki gevşemeyelim, küçük görmeyelim ve şartlarımız ne olursa olsun duvardaki o sağlam tuğla olmayı sürdürelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Necip Fazıl Kocaman Arşivi

Filistin Kalesi ve Ortak Sorumluluğumuz

30 Eylül 2026 Çarşamba 14:47

Zihinsel Miyopluk

08 Eylül 2026 Salı 15:23

Medyatik İftiralara Cevaplar

02 Eylül 2026 Çarşamba 14:56

İntihar Değil “Şehadet”

26 Ağustos 2026 Çarşamba 14:53

Filistin Mücadelesi Terör müdür?

19 Ağustos 2026 Çarşamba 14:41

Filistin'de Varoluş Kavgası

12 Ağustos 2026 Çarşamba 16:25

Bilinmeyen Filistin Gerçekleri

05 Ağustos 2026 Çarşamba 14:11

Sahi Biz Kimdik?

29 Temmuz 2026 Çarşamba 11:53