Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya dikkat!

Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya dikkat!
Kandil Şehirlerden Kudüs ve Mescid-i Aksanın anlatıldığı Salı Sohbetinde; Yahudiler tarafından Süleyman Tapınağını bulma bahanesiyle, Mescid-i Aksanın altında çok tehlikeli kazıların yapıldığına dikkat çekildi.
Konya Aydınlar Ocağı’nın bu haftaki Salı Sohbeti’nde, Kandil Şehirler’den Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere, Şam ve Kudüs anlatıldı.

Selçuk Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Haşim Karpuz, Mekke ve Medine’de, ecdadımız Osmanlı’nın eserleri yıkılırken Şam ve Kudüs’te dimdik ayakta olduklarını dile getirdi. Prof. Dr. Karpuz ayrıca, Kudüs ve çevresinde çeşitli oyunların oynandığını belirterek Süleyman Tapınağı’nı bulma bahanesi adı altında Mescid-i Aksa’da tehlikeli kazılar yapıldığını kaydetti.

Ahilik Haftası dolayısıyla Kırşehirliler’le birlikte çok sayıda seçkin dinleyicinin katıldığı tarihî Sille Konağı’ndaki sohbette, başta Mekke olmak üzere Medine ve Şam şehirlerindeki Osmanlı eserlerini dile getiren Prof. Dr. Haşim Karpuz, Mekke ve Medine’de az sayıda Osmanlı eserinin ayakta kalabildiğine dikkat çekti. Kâbe-i Muazzama’nın eski hali ile yeni durumunu dia eşliğinde perdeye yansıtan Prof. Karpuz, Suriye’nin başkenti Şam’da, Osmanlı şehir dokusunun korunduğuna işaretle Mimar Sinan’ın eseri Selimiye Camisi ile avlusunda bulunan son Osmanlı Sultanı Vahdettin ve Osmanlı hanedanından diğer paşalarının mezarlarını gösterdi. II. Abdülhamid’in yaptırdığı ve şehrin en büyük tarihi çarşısı olan Hamidiye Çarşısı’nı da anlatan Prof. Karpuz, “Osmanlı’dan kalma bu güzel çarşı; canlı, hareketli, renkli ve büyülü atmosferiyle Şam’a gelen herkesi kendine çekiyor. Emevi Camisi ve Süleymaniye Külliyesi, Muhyiddin-i Arabî ile Selahaddin Eyyübî Türbeleri de ziyaret edilmesi gereken güzel yerler” dedi.

MESCİD-İ AKSA VE KUDÜS’E DİKKAT!

Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Museviler tarafından kutsal kabul edilen ve Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Kudüs şehri hakkında da bilgi veren Prof. Karpuz, çeşitli kaynaklarda buranın Yerusalim, Beyt-ül Mukaddes, Evliya isimleriyle de zikredildiğini ifade etti.

Üç bin yıllık tarihi olan Kudüs’ün 1517–1917 arasında, Osmanlı yönetimi altında kaldığını belirten Prof. Dr. Karpuz, “Kudüs, Ortadoğu’nun en eski ve önemli şehirlerindendir. Zeytun Tepesi’nden şehre baktığınızda, Kanuni döneminde yapılmış surlar ve surların içindeki Kubbedüs Sahra’yı bütün ihtişamıyla görürsünüz. Surların içindeki Kudüs, sanki eski bir Osmanlı şehri.. Yahudiler, Süleyman Tapınağı’nın temellerini bulacağız diye Mescid-i Aksa’nın altında kazı yapıyorlar. Bunu göstermemek için kazı yaptıkları alanı örtmüşler. Bildiğiniz gibi bu caminin minberi, fanatik bir Yahudi tarafından yakılmıştı. Aynısı tekrar yeniden yapıldı. El-Halil’deki Filistinliler ise fakr-u zaruret içerisinde yaşıyorlar” dedi.

Prof. Karpuz, konuşmasını, İlhan Bardakçı’nın 1972’de yazdığı “O’na Mescid-i Aksa’da Rasladım...” başlıklı, Kudüs ve Mescid-i Aksa’da nöbet tutan Onbaşı Hasan’ı anlatan duygu yüklü makalesiyle bitirdi.

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.