“KORKU ARENA”ya hoşgeldiniz

Mükemmel taraftar…

Vasat futbol…

İyi mücadele, iyi puan…

Uzun zamandan beri Aykut Kocaman ciddi şekilde eleştiriliyordu. Bu eleştirilerin büyük bir bölümüne katıldığımı söylemeliyim. Ancak Fenerbahçe karşısında takımına oynattığı savunma ağırlıklı futbolu ayakta alkışlıyorum. Karşılaşmayı izlerken Fenerbahçe’nin bu mantıkla gol atmasının imkansız olduğunu, Konyaspor’un en az bir puanla sahadan ayrılacağını, kaybetmesinin imkansız olduğunu söylemiştim. Son dönemin en kötü Fenerbahçe’siyle puan mücadelesi verdik.

Sarı lacivertlilerin kötü görünmelerinin sebebi Fenerbahçe’nin kötü oynaması değil, Aykut Hoca’nın önlemlerinin bir sonucu olarak rakip takımın kötü oynamaya mecbur bırakılmasıdır. Bloklar arası mesafeyi maçın sonuna kadar koruyan, top rakipteyken Fenerbahçeli futbolculara yakın oynayan, çok koşan, çok mücadele eden, konsantresini yüksek tutan, formasının hakkını teslim eden Torku Konyasporlu futbolcular, hoca ve muhteşem taraftar kesinlikle övgüyü hakediyor. Ancak altı çizilmesi gereken bazı konuları da atlamamak gerekiyor.

Evet şampiyonluğun önemli adaylarından biri olan Fenerbahçe’den puan almak başarıdır ve bu başarının keyfini sürmek hepimizin hakkıdır. Lakin Konyaspor’un çok iyi mücadele ettiğini ancak iyi, etkili futbol oynamadığı gerçeğini görmemezlikten gelemeyiz. Bu Fenerbahçe karşısında anlaşılabilir bir durum. Ama gol yollarındaki etkisizliğimiz ileri de başımıza büyük dertler açabilir.

Kaleci Mert’in 7 ve 8’nci dakikalarda neredeyse birbirinin kopyası iki hücumda, iki kez aynı hatayı yapması Konyaspor’a golü getirdi. Elbette Fenerbahçe’ye karşı gol pozisyonları üretmek kolay değil. Hele bir ya da iki kişiyle hücum ediyorsanız. Takımımızın savunma anlayışına şapka çıkartırken hücumda neredeyse hiç varlık gösteremeyişimiz üç puan yerine bir puanla sahadan ayrılmamıza neden oldu. Zaman zaman kenarları çok iyi kullandık. Kanatlar gücü yettiğince hücumu destekledi. Ancak rakip ceza sahası içinde çoğalamayınca sarı lacivertli defans bu atakları kolay savuşturdu.

Maçtan bir gün önce yazdığım “Konyaspor nasıl kazanır” başlıklı yazımda son iki haftadaki savunma anlayışının devam etmesi halinde hezimet yaşayacağımıza dikkat çekmiştim. Rakibi hafife alıp açık oynayan ve blok aralarını bir türlü kapatamayan ekibimizin yaşattığı iki haftalık felaketin ardından, ayağı yere sağlam basan ne yaptığını bilen bir takımı izlemek keyifti.

Orada yazdığım ve kanımca çok önemli olduğuna inandığım bir konuyu yeniden paylaşmak isterim. Türkiye Süper Lig’inde mücadele eden takımlar kötü futbol oynayabilirler, üst üste maçlar kaybedebilirler, fark yiyebilirler, ama bu düzeyde futbolcuların kötü mücadele etme lüksleri yoktur. Konyasporlu futbolcular aldıkları talimatları harfiyen yerine getirerek tribündeki binlerce taraftarı ve yeşil beyazlı renklere sevdalı yüzbinlerce sevdalıyı onurlandırmıştır.

Ayaklarınıza sağlık…

Son söz Torku Arena’yı Korku Arena’ya döndüren taraftara… İyiki varsınız. Türkiye’deki bütün takımlar sizin gibi bir taraftarın karşısında oynamak için can atıyor eminim. Her platformada sizden bahsediliyor. Ama Konya’ya gelen bütün takımlar da çok iyi biliyor ki, böyle bir taraftarın karşısında puan almak çok zor.

Bu algı sizin eseriniz.

Korku Arena’ya hoşgeldiniz…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Arşivi