Konyaspor, Torku ve taraftar
Konyaspor taraftarının nesil atladıkça hangi noktaya geldiğini hayretle izlediğimi ve bundan inanılmaz keyif aldığımı belirtmek istiyorum. Ufak tefek çatlak seslerin dışında, yeşil beyaz renklere aşık taraftarın, (holiganları bir tarafa bırakacak olursak) İngilizlerin dünyanın her tarafında özlemle anlatılan izleyici kitlesine doğru adım adım ilerlediğini söylersem abartmış olmam diye düşünüyorum.
Büyük bir öfke ve hırsla “Sahaya ineriz…” tezahüratlarından bugün “Bu aşk seninle güzel… Mağlubiyetler gelir geçer…Sen yüreğinle oyna yeter…” noktasına geldik… Bu üç cümlelik tezahürat bile, taraftarın inanılmaz değişimini gözler önüne sermeye yeter de artar…
Torku Konyaspor taraftarı, sadece kendi takımıyla ilgilendiği ve futbolcularını motive etmeye çalıştığı sürece inanılmaz faydalı olacaktır. Rakip takımla uğraşmak, tahriklere kapılarak kendi bulunduğu dairenin dışına çıkmak yine takımımıza ve şehrimize zarar verecektir. Kısaca bize zararı nasıl olur onu izah edeyim…
Konyaspor yıllarca sponsorların peşinde koşup durdu. Zaman zaman önemli sponsorlar takıma destek çıktı. Ancak kulüp o kadar kötü yönetildi ki; bir gün geldi sponsorluk için her türlü kolaylığın sağlandığı kurum ve kuruluşlar bile Konyaspor ismini duyunca kaçar oldu. Bugün bu takıma, bu şehre hayat veren bir sponsorumuz var. Bu toprağın evlatlarının yönettiği devasa bir kuruluş… Adını Konyaspor’un önüne yazdırarak hem Konya’ya, hem marka değerine katkı sağlıyor. Bir yandan Torku ismi Türkiye’nin her yerinde akıllara mıh gibi kazınırken, diğer taraftan Konya’ nın elinden tutarak kendi ölçeğinde o’nu da peşinden sürüklüyor.
Konyaspor sevdalıları çok iyi hatırlar… Bu takımın tribün gelirlerine yeşil beyazlılar şampiyonluğa oynarken temlik konuluyordu. Takım hiç bir yerden destek alamıyordu. Bugün pamuklara sarıp sarmalayacağımız bir sponsorumuz var. Dolayısıyla taraftar tribünde takımını desteklerken biraz daha dikkatli olmalı diye düşünüyorum. Fenerbahçe maçında sarı lacivertli ekibin taraftarının ve hakemin eyyamcılığının sonucu ortaya çıkan ve çok konuşulan tezahüratı anlıyorum, sonuna hak veriyorum… Ancak sponsorun korunması adına biraz daha dikkatli olmamız gerektiğinin altını çiziyorum. Yıkmak, dağıtmak, parçalamak kolaydır. Yeniden inşaa etmek zordur.
Türkiye’nin en büyük taraftar topluluklarından birine sahip olan bir ekibe gönül verenlerin günlük hayatta kullandıkları ürünlerde kimi zaman bu tür olaylar tercih sebebi olabiliyor. Dolayısıyla sponsorumuz kaybederse biz de kaybederiz.
Uzun süredir bize ve tüm Türkiye’ye yaşattığınız inanılmaz anları yeniden yaşama şansını yakalayamayabiliriz. Taraftarın hassasiyetini anlıyorum. Bu hassasiyeti Aykut Hoca’nın algılayamadığını görüyorum. Yıllardır söylediklerinden geri adım atmasını beklemiyorum. Böyle bir şey yapması kendisine ihanet anlamını taşırdı. Lakin tecrübeli bir teknik adam olarak, bir taraftan kendi doğrularını ifade ederken, diğer taraftan binlerce taraftarın kalbini kırabileceğini ve bunun da bir öfke seli olarak geri döneceğini öngörmeliydi.
Konunun yanlış anlaşılmasını istemem. Çünkü; yüreğim kendimi bildim bileli yeşil beyaz forma için çarpıyor. Ben sponsorların A Milli Takım başta olmak üzere büyük kulüplerden ve diğer spor branşlarından yavaş yavaş çekildiklerini ve bu takımları büyük zarara uğrattıklarının altını çiziyorum.
Bugün geldiğimiz noktada Süper Lig’de sadece kamu kurum ve kuruluşlarının sponsorluğunu görmemiz sanırım olayın mahiyetini yeterince net anlatıyor. Biz aynı hataya düşmeyelim. Konyaspor’un Torku’ya,Torku’nun bu şehrin heyecanına ihtiyacı olduğunu unutmayalım.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.