Konyaspor The end. Artık alt yapı konusunu açabiliriz

Kasımpaşa maçını yorumlamayacağım kaybettik..ancak şunu bütün kalbimle söyleyebilirim, öncelikle Ahmet Şan yönetimini, teknik kadroyu, futbolcu gurubunu, cefakar taraftarları ve olumlu yönlendirmeler yapan basını canı yürekten tebrik ediyorum.
Sezon başı kaos varken yeter ki düşmeyelimden önce altının içinde yer alarak sonra ilk ikiye oynar duruma getirdiler en sonunda ise play off heyecanını bize yaşattılar.
Neye rağmen?
Çok kısıtlı kadrosuna rağmen. Biri sakatlandığında veya cezalı duruma düştüğünde yerine adam koyamamıza rağmen, velhasıl tüm olumsuzluklara rağmen. Ve ilk kez ulusal basın Konyaspordan övgüyle bahsediyor...
Yaygın basında çıkan ‘biri Konyalıyı durdursun’ aşağılamasından sonra bu övgüyü özlemiştik, emeği geçen herkese teşekkürler.
Şimdi gelelim esas konumuza. Bildiğiniz gibi değerli kardeşim Recep Çınar’ın moderatörlüğünde benden başka Hüseyin Öner, ağabeyimiz Orhan Berk ve Muhammet Gümüş kardeşimin idaresinde spor programı yapmaya çalışıyoruz.
Ben yurt dışındaki alt yapıları bildiğimden, Türkiye’deki alt yapılarla bir kıyaslama yaparak bizim alt yapılardan gelen futbolcuların maalesef eksik ve yetersiz olarak A takım havuzuna atıldıklarını söylediğimde gerekçe olarak da meslektaşlarımızın Türkiye’de her değişen yönetimle değiştirildiklerini bu nedenle uzun soluklu ve nitelikli bir eğitim olması gereken alt yapının intikaya uğradığını söylemek istedim.
Bilmeyen okurlarıma şöyle anlatayım, alt yapı eğitimi futbol okullarını da hesap edersek 7-14 yaş arasındaki süreçtir bu süreçte görev almış teknik sorumlu futbol okulunda gençlerin bireysel becerilerini, grup çalışmalarına katabilmek çabuk ve doğru karar vererek yaratıcılıklarını geliştirmek suretiyle piramidal sisteme göre, yeteneklerine ve fizik yapılarına bakılarak gruplandırılır. Bu yaşta çocuklar kendi yaratıcılıklarını ve yeteneklerini keşfederek kişilikle birlikte şahsiyet kazanırlar. Eğitim süreci böyle başlar ve sonra şayet teknik sorumluyu al aşağı etmedilerse (beni 2003’de ettikleri gibi), 10-12 yaşında koordinasyonu düzeltme teknik, hareketlilik geliştirilerek algılamada yüksek olduğundan taklit etme yeteneği üst seviyede olur ve bu yaş tekniğin öğretildiği yaştır. Bu yaş gurubunu lütfen hafızanıza yazın.
Sonra 12-14 yaş gurubu beceriklilik, maharet dönemi olduğundan koordinasyon (futbolda çok önemlidir) reaksiyon, aksiyon sürati ve oyun zekası gelişimi ile birlikte bireysel taktik özellikler (boşa kaçma, markaj, ikili mücadele davranışları,topu saklamak ve oyun içerisinde olumlu kullanmak) öğretilir. Son olarak ise 14-16 yaş gurubunda boy ve uzuvların uzaması nedeniyle koordinasyon ve dayanıklılık gelişimi üzerinde durulur.
Teknik ve Taktik açıdan sürekli oyunsal formlara yer verilerek oyuncuların oynadıkları mevkiler haftada en az iki kez pozisyon alma çalışmalarıyla pekiştirilir. Bunları anlatmamdaki neden yurt dışındaki alt yapı eğiticilerinin bu çalışmaları 7-14 yaş sürecinde değişmeden ve A takım Teknik sorumlusuyla koordineli çalışarak alt yapı piramidinden mümkün olduğunca bir çok oyuncuyu A takıma her şeyiyle eksiksiz verirler. Benimde Almanya’da izlediğim örnekler Türkiye’de değişik kulüplerde futbol oynamaktalar.
Kimler mi?
Hasan Ali Kaldırım, Serdar Kesimal, Furkan Özçal, Cenk Tosun, Hurşit Meriç, Yasin Öztekin. Daha bir çokları isteyen olursa dosyalarıyla birlikte verebilirim. Buraya kadar bir tespit yaptım. Alt yapıda teknik sorumlunun sonuç alabilmesi için en az 5 yıla ihtiyaç var, bende bunu bildiğimden 2003’de Konyaspor’un alt yapısının başına geldiğimde 5 yıllık sözleşme yapmıştım, ancak kendi hatam yüzünden teknik kadromu seçemedim. Hüsnü Özkara’nın söylediğine göre de öncelikle yardımcım altımı oymuş, daha sonra o dönemin İsmet Karababa tarafından onlarca ödül verilmiş yöneticisi ve TÜFAD üyesi Bahri Karapınar, Remzi Ay ile birlikte yaptığımız bu uzun soluklu planı intikaya uğrattı.
O kurduğumuz takım PAF liginde ikinci olmasına rağmen bir tek oyuncu A takıma alınmadı. Benim sorumlusu olduğum takım Kombassan döneminin takımıydı ve başarısında çok az bir katkım vardı, ancak karanlık güçler işimizi intikaya uğratmamış olsalardı ve 5 yıl kalabilmiş olsaydık bizim sorumluluğumuzdaki eğitim sürecinden A takıma şimdiki gibi zorunluluk olmaması şartıyla çıkarttığımız veya çıkartamadığımız oyuncularla teknik adamlık becerimiz değerlendirilebilinecekti.
Şimdi gelelim konumuza.. Sevgili Hüseyin Öner hemen hemen her programda alt yapıda İsmet hocanın 15 genç futbolcuyu yetiştirip A takıma kazandırdığından övgüyle bahsedip, benim Türkiye’deki alt yapılar değerlendirmeme atıfta bulunuyor. Aslında bende en az Hüseyin kardeşimiz kadar Konya sevdalısıyım ve bu konuyu hiç bir şekilde kişiselleştirmek istemedim, ancak İsmet Hoca benimle telefonda görüşmek yerine bir mesaj göndererek "HOCAM ALTTAN GELEN EKSİK FUTBOLCU NASIL OLUYORDA MİLLİ TAKIMA SEÇİLİYOR 5 MİLLİ ÇIKMASINA KATKI VEREN BİRYERDE NASIL EKSİK GELİYORLARMIŞ EKSİKLERİ AÇABİLİRMİSİN" demiş ve alınganlık göstermiş.
İsmet Karababa’nın alınganlık göstermesi yersiz, zira kendisi 2009 da alt yapının başına geldi, üç yıl evvel şayet dışardan alınanlar hariç filiz lisanslarını bizzat çıkarttıklarından milli olmuş veya A takıma verdiği varsa onları söylemeli. Ha belki en son U14’de milli olan Bekir Cengiz’in yetişmesinde hakları olabilir. İsmet Hoca bana göre iki yıl daha kalmalı ki ondan sonra tabloya bakalım, filiz lisans çıkarttıklarından kaç tanesi hedefe ulaşmış.
Aksi halde A takıma zorunluluktan aktarılmış oyuncuların bazılarında yetiştirilmelerinde ve keşfedilmelerinde en ufak bir sorumlulukları yokken sorumlu tutulması bana göre çok yersiz olur.
Kaldı ki alt yapıdan aktarılan futbolculardan Abdulkerim Kılıç’ı Ömer Zengin ile birlikte Osman Durmuş  keşfetti ve bu oyuncuya filiz lisans çıkartıldı. Sonra Ali Dere. Bu oyuncuyu da Ömer Zengin keşfetti filiz lisans çıktı. Ali Kreş’i Bilal Yavaş hoca keşfetti filiz lisans çıkartıldı. Son olarak Konyaspor adına filiz lisans çıkartılanlar Muhammet Yürükuslu ve Nazmi Terzioğlu. Bu 5 oyuncunun haricindekiler hepsi dışardan gelmiş.
Mesela Tolga Ünlü, 21 yaşında Almanya’dan, Abdullah Çoban 19 yaşında Torku Şekerspor’dan, Feyyaz Belen 18 yaşında Antalya Antspordan, Selim Ay 17 yaşında Sidespor’dan Remzi Ay tarafından Konyaspor’a kazandırıldılar.
Serbay Yağız 17 yaşında yine Remzi Ay tarafından TEDAŞ’dan getirildi. Rıfad Erdem 16 yaşında Yeni Meramspor’dan getirildi, Recep Aydın 16 yaşında Çanakkale Barbarosspor takımından Ömer Zengin ve ekibi tarafından bu kulübe kazandırıldı. Abdulkerim Bardakçı 15 yaşında Fenerspor’dan, Aykut Uluç 17 yaşında Armutalanspor’dan getirildi.
Bu liste böyle uzar gider. Şimdi bu gençler altyapı aracılığı ile büyük bölümü zorunluluktan A takıma çıktılar diye sahiplenip alınganlık göstermek yanlış değil mi?
Sevgili İsmet Hoca, 3 yılın geçmiş, ancak 2 yıl sonra senin ne ürettiklerinden bahsedilebilinir. Yine de bu çocukları TÜFAD başkanı olarak senden önceki hocaları koruma adına yapıyorsan bende derim ki sevgili hocam, benim altımı oyan hocalara ve yine hiç bir gerekçe göstermeden yaptığım 5 yıllık sözleşmeye bağlı kalmayarak henüz altı ay bile dolmadan işime son veren TÜFAD üyesi Bahri Karapınar’a karşı TÜFAD başkanlığı yapmış, 17 yıl profesyonel top oynamış, 19 yıldır da yabancı uyruklu hocalar dahil en az 10 hocayla çalışarak asistanlık sürecinde kendini yetiştirmiş, bildiği yabancı diller sayesinde de sürekli kendini geliştirerek Konya futboluna katkı vermeye çalışan Haldun Üstel’in hakkını savunmak adına ne yaptın diye sormazlar mı?
Hatırlarsan seninle beraber TÜFAD’da çalışırken Ali Niyazi İnal hocanın hakkını, Arif Çetinkaya’ya karşı nasıl koruduğumuzun yolunu göstermiştik ve onun ceza almasını sağlayarak Konya’da bir ilki gerçekleştirmiş ve üyemizin mağduriyetini önlemiştik. Demek ki biz örnek olamamışız.
Sonuç olarak söz konusu futbolcularının eksikliklerini yazılarımın çoğunda belirtmiştim, yinede üzerilerinde sorumluluğunun çok az olduğu bu gençlerin eksikliklerini öğrenmek istiyorsan yazılarımı aç oku. Oynadıkları maç itibariyle dokundurmuşumdur, ama sana tavsiyem, Konyaspor’da iki yıl daha kal o zaman konuşalım.
Pardon mesajlaşalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
11 Yorum
Arşivi