Konya'nın Yıldızı Parlıyor

“Bu ten bu candan geçmeden gülüm, bu dünyadan geçmeden,
Gel seninle bir rüya görelim, güzel bir rüyamız olsun.”
   
Konya’da derdi derin güzel insanlar var. Heyecanlı güzeller var. Ülkesindeki olumsuzlukların sancısını, yüreğinden rüyalarına taşıyanlar var.
26 Haziran’da Necmettin Erbakan Üniversitesi, Dedeman Otel’de basını buluşturan kahvaltı daveti yaptı. Orada üniversitenin kadrosunu, faaliyetlerini, misyonunu vizyonunu dinledik.
N. Erbakan Üniversitesi’nin dertli bir kadrosu var. Makamda değil gözleri; insanlıkta, bilimde, ilerlemede… Başta Rektör olmak üzere rektör yardımcılarının da çok özel bir yeri var. Mezunu olduğum fakültenin hocalarından olan Birol Akgün Hocam ve Genel Sekreter Zekeriya Hocam’ı bizzat tanıdığım için ve Tahir Yüksek Hoca’yı da rektörlük seçiminden tanıdığımdan üniversiteyi çok şanslı buluyorum.
Yerinde durmaktan rahatsız olan Basın Sorumlusu Osman Bozdemir Bey de ayrı bir değer üniversite için.
Hâsılı, kahvaltıdan çıktığımda yüreğime tatlı bir serinlik indi. Ne güzel; Konya’da iki devlet iki vakıf olmak üzere son üç yılda üniversite sayısı birden dörde çıktı. Bir şehir için ciddi bir gelişme. Bazı büyükşehirlerde sadece bir devlet üniversitesi var. Konya hem öğrencileri hem de öğrencilerin ailelerini cezbeden bir şehir artık. Üniversiteleriyle, güvenli halkıyla, zengin kültürel faaliyetleriyle dolu dolu yaşanacak mis gibi bir şehir oldu. Ve hızla daha da cazibe merkezi haline geliyor. Konya’nın yıldızı parlıyor, görünür oluyor dünyada.
Karatay Üniversitesi’yle henüz tanışma fırsatım olmadı ama Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Mevlana Üniversitesi çok umut verici, sevindirici adımlar atıyor. Buralarda bir şeyler üretme derdiyle kıvranan birileri var çünkü. Yeni teknik bilimler açılıyor. Bilim adamlarının yetişeceği ortamlar laboratuvarlar kuruluyor.
Ve dertleri, buradan mezun olan insanların insan olarak ayrılması. Saman kâğıdı bir diplomayla değil! Anne babaların hayal kırıklığı yaşamamaları için, yeni dünyanın yakıcı yıkıcı mahfiline insani özelliklerle göndermek dertleri. İnsan olarak... Üniversiteyi özgürlük alanı olarak tanımlayıp kendini, nefsinin, heveslerinin oyuncağı haline getiren tertemiz Anadolu çocukları var. Tertemiz gelip her türlü kire pasa bulaşarak dönen çocuklar gençler var. Bu ülkenin geleceği üniversitelerde, hocaların bu konuda çok dertli olması lazım, ama çok!
Bu anlamda ümitliyiz. Yolu açık olsun güzelliği, insaniliği bilimden ayırmadan doludizgin koşan üniversitelerin. Bu üniversitelerin yolu açık olsun. Açık olacaktır da… çok basit; “çalışan kazanır arkadaş.” Ya da çalış sen…
“Sen tohum at vermezse toprak utansın
Davran sen be yiğidim, hedefe varmayan mızrak utansın”
Koşmana bak sen…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi