KONYA YOLLARDA
MUSTAFA ARSLAN'IN KARADENİZ - İÇANADOLU GEZİ YAZISI

Batumlular temiz, tutumlu, çalışkan, becerikli insanlardı. Şavşatlı Salih Kaya ve ailesi Batumluydu.(Şimdi Beylerce adı taşıyan Çumra'ya 4 kilometre uzaklıktaki köyün adı Batum. Misak-ı Milli sınırları içindeki Batum'dan göçen insanlarımız için aynı adla bir köy kurulmuştu Çumra yakınlarında) Dedem rahmetlinin dut ağaçlarının karşısındaki evi ile Dondurmacı Mehmet Amca’nın Hanımı da öyle. Mehmet Amca Balkanlar’dan gelmiş Kadriye Abla da Batum’dan. Batum’un saydığım özellikleri ile Balkanlar’ın havasını birleştirmişlerdi evlerinde. Kale gibi derler ya öyleydi evleri. Geniş balkonları, malzemelikleri, yakacaklıkları ve fırınları... Fırınları ile tüm mahalleyi doyurabilirlerdi sanırım. Dondurma için tüm kış içini doldurdukları karlığın Türkiye’de kaç örneği vardı ki! Aylarca evden çıkmasalar da kendi kendilerine yetebilecek, gerektiğinde savunulabilecek mantıkla yapılmıştı.
Osmanlı coğrafyasının mazlum ve mağdurlarının toplanma merkezinde geçti benim çocukluğum; Çumra’da. Böylesi bir zenginliğin ancak şimdi farkına varabiliyorum.
Artvin Gazeteciler cemiyeti Başkanı Sevgili Tolga Gül, ‘Mutlaka bekliyorum. Artvin’in dağlarında sizi misafir etmek istiyorum. Sakın uzak diye gelmezlik etmeyin’ diyordu telefonun öbür ucunda. Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun Başkanlar Konseyi vardı Tolga’nın memleketinde.
Artvin benim için Batum demekti. Şavşatlı Salih, Dondurmacı Mehmet Amca demekti.
Oysa iki aydır yurt içi ve yurt dışı programların yoğunluğu altında eziliyorduk.
Haziran'ın son 10 gününe girdiğimizde çektik Besmeleyi sevgili Adem Alemdar ve Sefa Özdemir'le çıktık yola.
İlk durağımız Kırıkkale.
Kırıkkale’de bizi Cemiyet Başkanı Cengiz Selci bekliyordu.
Cengiz Başkanla verimli bir hasbihal yaptık. Özelde Kırıkkale genelde Anadolu Basını üzerine konuştuk. Basın Yayın yıllarından dostlarım Rasim Abi ve Hacı kardeşimden bahsettik.
Lafı tadında bırakıp Çorum’a doğru yollandık.
Önceki yıl Kastamonu-Tosya’dan Ilgazı geçmiş ve Çorum’da bizi bekleyen meslektaşlarımıza söz verdiğimiz saati bir hayli aşarak ulaşmıştık. Yazık şimdi de gecikiyorduk. Nitekim, Çorum Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Şevket Erzen Bey’in Başkanlığı’nda Valilik Basın Müdürü Mehmet Güçlü, Çorum Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yolyapar, Cemiyet Başkan Yardımcısı ve Dost Haber Gazetesi Sahibi Sadık Örgel, Gazete Sahibi Selahattin Ezer, Osmancık Haber Gazetesi Sahibi Orhan Güçlü, Sungurlu Gündem Gazetesi Sahibi Özer Özsaray, Çorum merkezde ve ilçelerinde gazeteleri bulunan Cengiz Aksan ve Manşet Gazetesi yetkilisi Murat Özülke bizi bekliyor.
İlk sözleri, ‘Konyalılar yine geciktiniz oluyor.’ Yolda arkadaşlara ben de söylemiştim, bu sitemi işiteceğimizi. Demez olaydım.
Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Kurulu’nda en son Çorum Şubesi’nin kuruluş kararını almıştık. Çorum basının geldiği olumlu nokta, şehrin potansiyeli ve Çorum’un Kastamonu ile rekabeti açısından bakıldığında gerekiyordu bu şube. Meslektaşlarımız heyecanla şubenin açılışını bekliyor. Toplantımız oldukça hareketli geçiyor. Özellikle, internet editörü uygulaması konusunun açıklığa kavuşması açısından faydalı bir görüşme yapıyoruz.
Vakit hızla ilerliyor. İlk gün hedefimiz oldukça fazla bu defaki durağımız Samsun olacak.
Samsun şehidi defnetmeye hazırlanıyor. Cemiyet başkanımız İsmail Temiz, soy ismi ile müsemma bir arkadaşımız. Kendisi şehit cenazesinde. Telefonla görüşüyoruz. Artvin’de buluşmak üzere sözleşiyoruz. Samsun Haber Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Necdet Uzun’a uğruyoruz. Necdet Abi gazete bürosunu İstanbul Gazetesi gibi dizayn etmiş. Kurumsallaşmış bir gazete, kudretli bir genel yayın yönetmeni... Necdet Abi ile kucaklaşıp izin alıyoruz. Yolda Danimarka Arkadaşım Mustafa Çakır ile selamlaşıp Ordu’ya yollanıyoruz.
ORDU

Akşam vakti bizi Sevgili Çetin karşılıyor. Evimiz rahatlığını hissettiriyor bize Ordu’da.
Sabahında kendileri Ordu’da akılları Konya’da Çetin’in yavrularıyla yapıyoruz kahvaltıyı.
Sonrasında resmi ziyaretimizi gerçekleştiriyoruz.
BİK Genel Kurulu Anadolu Gazete Sahipleri Temsilcisi, Konya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Başkanvekili olarak Ordu BİK Şubesi’ni ziyaret ediyoruz.
Çetin Oranlı kardeşimiz kısa zamanda uyum sağlamış. Memnun oluyoruz. Meslektaşlarımızla da son derece iyi ilişkiler kurmuş.



Şubede Anadolu Ajansı ve Altaş TV bizden mülakat talep ediyor.
Sonrasındaki durağımız Ordu Gazeteciler Cemiyeti. Recep Aydın Başkan ağırlıyor bizi.
Genç İstihdamın Desteklenmesi için HABERİMİZ HABERİNİZ OLSUN Projesi’ni hayata geçirdi yakınlarda Recep Başkan. Örnek alınacak bir proje. Proje katılımcılarına bizim Ne Haber de dağıtıldı bu arada. Ordu Valiliği, Ordu Üniversitesi, Çalışma Bakanlığı, Türkiye İş Kurumu, Avrupa Birliği tarafından desteklenen projede Gazeteciler Cemiyeti ile birlikte paydaş kurumlar. Cemiyet binasının üst katında son derece güzel bir merkez oluşturulmuş. Bilgisayar laboratuvarı, toplantı ve eğitim salonları ile.
Giresun Başkanı Bekir Bayram bizden önce çıkmış yola. O nedenle telefonlaşıp geçiyoruz Giresun’dan.


Trabzon’da ev sahibimiz Ergun Ata. Hoş bir tesadüf biz Karadeniz’de iken Ergün Abi de Sevgili Recep Çınar’ın konuğu olacak.
TSYD Yönetimi’ni Konya’da güzel bir organizasyonla ağırladı Recep Abi. Merhaba’nın Spor Müdürü olmanın dışında sosyal görevleri de var kendisinin. Konya adına yüz ağartan bir programla Türk Spor Basını’nı konuk etti Mevlana Şehri’nde. Biz misafirlerimize Ergun Ata aracılığı ile selam gönderiyor, Rize’ye doğru yola çıkıyoruz.
Ordu’da 33 dereceyi gösteren sıcaklık Trabzon-Rize Hattı’nda 26’ya geriliyor. Coğrafya ile birlikte sıcaklık değerleri de değişiyor böylece.
Rize’de Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Faik Bakoğlu’nu ziyaret ediyoruz. Faik Abi bize son derece samimi davranıyor. Mutlu oluyoruz.
Diğer durağımız ise Rize Gazeteciler ve Muhabirler Derneği. Başkan Mustafa Bayrak ve arkadaşları tıpkı Ordu’daki gibi güzel bir işe imza atmış burada. Oluşturdukları basın merkezi, görülmeye ve örnek alınmaya değer. Basın toplantıları şehrin merkezindeki cemiyet salonunda yapılıyor. Ajanslar başta olmak üzere mahalli basın kuruluşlarına tahsis edilmiş odalar da bulunuyor burada. Darısı Konya’nın başına.
Yorgun argın da olsak Belediye Hastanesi’nden tanıdığımız Selman kardeşimizi ziyaret ediyoruz imamlık yaptığı köyde. Selman Hoca, Adem Alemdar’ın da İmam-Hatip’ten sınıf arkadaşı, Sefa Özdemir’in de eski komşusu.
Geç vakitte ulaşıyoruz Artvin’e yola çıktığımız ikinci günün akşamında.
Hoş bir sürpriz BİK Genel Müdürü Mehmet Atalay da Artvin’de.
Akşam yemeğinde cemiyet başkanı dostlarla kucaklaşıyoruz.


Tolga Gül dostumuz genç Vali Mustafa Bayrak, Belediye Başkanı Necmettin Kalkan ve üniversite yönetimi ile birlikte Türkiye’nin dört bir köşesinden gelen gazetecileri son derece güzel bir programla misafir etti.
Şunu söylesek yanlış olmaz; Artvin'i görmemek eksikliktir.
O dağdan inip o dağa gitmek yorucu olmasına yorucu oldu ama Artvin için değerdi.
Yıllardır yatırım programlarını, programlarda illerin sıralamasını yakından takip eden bir gazeteci olarak, Artvin'i İstanbul’un hemen arkasına getiren yatırımları görme imkanımız da oldu.
Deriner Barajı’nda aldığımız brifing, kafeste baraj üzerinde yaptığımız unutulmaz sörf Artvin gezimizi anlamlı kılan etkinliklerden oldu.
Kafkasör Yaylası’nın havasını teneffüs ettik. Boğa güreşleri ile ilgili detaylı bilgi alma imkanımız oldu. Bir taraftan şenlik vesilesi olan boğa güreşleri aslında boğaların yaylada birbiri ile kavga etmesini önlemek ve bir nevi barış havasını tesis etmek için yapılıyormuş. Bunu öğrendik.

Türkiye’nin en büyük, dünyanın üçüncü büyük heykeline çıktık. Tahmin edebileceğiniz gibi bir dağa, yürekler ağızda tırmanarak. Doğrusu onca ağaç kesilerek neden o tepeye heykelin yapıldığına anlam veremedik. Zira Artvin’in pekala üzerine de yapılabilir ve ağaçlar da kesilmeyebilirdi.
Borçka, Hopa da cennet bölgelerden.
Toplantılar şehit cenazelerinin kasveti ve Federasyon Başkanı, Genel Kurul Üyesi Sevgili Atila Sertel’in yeğeninin vefatı nedeni ile buruk geçti.
Biz de yaptığımız çalışmaları cemiyet başkanlarımızla paylaşma imkanı bulduk.
Artvin’de dağdan dağa geçirdiğimiz iki günün ardından Trabzon üzerinden Gümüşhane’ye doğru yola çıktık.
Gümüşhane’de İletişim Fakültesi’nde öğretim üyesi, Ankara İletişim’den dostumuz Hüseyin Özaslan, Konya Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem ekibinden Hasan Güllüpınar ve nişanını hafta sonu gerçekleştirdiğimiz Abdüssettar Yarar Abimiz’in kuzusu Ali Yarar ve Bayram Eymenim’in adaşı Eymen Yarar ile hasret gideriyoruz.
Gümüşhane Cemiyet Başkanı Hayati arkadaşımız bölgede bulunan Kültür Bakanı’nı izliyor. Kendisi ile telefonla selamlaşıp izin alıyor Bayburt’a geçiyoruz. Bayburt’ta bizi Yaşar Başkan adına (kendisi Artvin programına devam ediyordu) eski başkan Sadık Yavuz ve emektar gazeteci Aydın Cilara Abi karşılıyor. Dar vakitte hoş sohbet ediyoruz. Hedefimiz Kayseri. Yola çıkıyoruz. Ama ne yol! Kervan geçmez yollar. İphone’larımızın navigasyonu olmasa herhalde 2-3 gün o dağ başlarında dolaşır dururduk. Ne bir tabela ne bir yönlendirme ne bir işaret. Geceyarısının sabaha döndüğü saatlerde Kayseri’ye ulaşıyoruz.
Sabahında iki dostla birlikteyiz. BİK Şube Başkanı Osman Başeğmez ve Meram Belediyesi Eski Başkanı Refik Tuzcuoğlu.

Konya ve Kayseri eksenli hoş sohbetimiz bıraksak akşamı bulacak ama yorgunuz ve önümüzde kat etmemiz gereken yol var. Gün Pazar. Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanımız Muammer Başeri ziyaret ediyoruz. Sağ olsun Konya Televizyonu’na da yorumları ve Nevşehir haberleri ile katkıda bulunuyor. Aksaray'ı telefonla selamlayıp salimen Konya’ya dönüyoruz.
Böylece Kayseri-Doğu-İç Anadolu seferimizi tamamlıyoruz...
Ne diyelim bu aralar bahtımız seyahatten açıldı.
Hayır olsun İnşaallah.
Kalın sağlıcakla...
Konya markaları gururumuz oluyor



Konya, Hz. Mevlana başta olmak üzere çok önemli bir turizm merkezi olmak, Türkiye’nin tahıl ambarı olmak dışında vazgeçilmez bir sanayi şehri. Tarıma dayalı sanayi, tarım aletleri sektörü, ayakkabı sektörü, vinç sektörü, otomotiv yan sanayii ile birlikte dingil ve dorsede de çok önemli bir yerde bulunuyor. Sınırlarından geçtiğimiz, ziyaret ettiğimiz 15 ilin yollarında Serin Dorse başta olmak üzere pek çok dorse, silobas ve dingilde Konya’yı görmek bizi mutlu etti.
Ordu’da Gazeteciler Cemiyeti’nin yaptığı Basın Merkezi’nin masaları Bürotime, pencereleri de PAKPEN markası taşıyordu.
Trabzon’da KONTUR bileti hemen gözümüzün önünde idi.
Selimhan, Koneksan dorse firmalarından sadece bir kaçı. Seçen İlave Dingil de yolların hakimlerinden.
Özellikle Artvin’e damgasını vurmuş firmamız ise Ali Rıza Usta... Bravo Ali Rıza Usta’ya.
Kırıkkale ve Erzincan’a nasıl gidilir?

Yolu kısaltalım düşüncesi ile Kırıkkale’ye muhteşem Tuz Gölü ve Hirfanlı Baraj manzarası eşliğinde gitmeye karar verdik. Kararımız tamamdı da bu çok da kolay olmadı. Zira Kırıkkale’ye giriş nerede ise mümkün olmadı. İşaret levhaları hak getire. Beşir Atalay Hoca'nın kulakları çınlaya. Daha ilginci Erzincan için söz konusu. Gece yarısından sonra Bayburt’tan Erzincan’a kervan geçmez yollardan ulaşmaya çalıştık. Ne var ki tıpkı Kırıkkale’de olduğu gibi şehre giriş levhaları bulmak mümkün olmadı. Ulaştırma Bakanı’nın Erzincanlı olduğunu hatırladık! Umarız o da Erzincanı hatırlar.
Kırıkkale’deki bir diğer çarpıklık ise trafik lambaları konusunda. Küçücük bir kavşak tam 3 ışıkla dönülebiliyor. Aracınızın arkası ışıktan kurtulmadan yeni bir kırmızı ışıkla karşılaşıyorsunuz. Benzer bir sorun Ordu’da da yaşanıyor.
Merzifon’un rüzgar tribünleri

Daha üzerinden bir ay geçmedi rüzgar tribünleri üzerine çok sayıda brifing aldığımız. Burası Danimarka değil, Merzifon. Dağın tepesinde kimisi duran kimisi çalışan 15 tribün mevcut. Hatay’da gördüklerimiz, Çanakkale’de uçaktan takip ettiklerimiz gibi.
Samsun’da şehit hassasiyeti

Gezimiz sıralarında 8 şehidimiz toprağa veriliyordu. 2 yiğidimiz Konya’da toprağa verilirken Karadeniz’in de 3 evladının cenazesi vardı. Samsun şehidini toprağa verirken, tramvayların tamamında hissiyatımızı ifade eden sözlere yer veriliyordu.
Ordu’nun teleferiği

Ordu ilginç bir il. Karadeniz sahil yolu sadece Ordu’da doldurulan sahilden gitmiyor. Şehrin içinden gidiyor. Çünkü Ordulular sahilin doldurulmasına müsade etmemiş. Ordu sahilden şehrin hakim tepesine uzanan bir de teleferik yapmış. Ve fakat şehrin en tarihi camisinin minaresinden daha yüksek teleferik ayağı hiç mi hiç yakışmamış? Burada da Ertuğrul Günay Bakan’ın kulaklarını çınlattık!
Çiftçide 2.5 lira FİSKOBİRLİK’te 25 lira

Giresun’da pikola adı verilen ve fındığın en küçüğü olan ürünün kilosu 25 liraya geliyor. FİSKOBİRLİK mağazasına uğradık. Hem satıcı hem üretici konusundaki konuşkan Giresunlu da şikayetçi. Zira çiftçinin 2.5 liraya zor sattığı fındık tüketiciye ulaşana kadar 25 liraya ulaşıyor. Aradaki 22.5 lira izaha muhtaç. Fındık, Türkiye’yi dünya pazarlarında çok çok öne çıkarabilecek bir ürün ama sürecin iyi yönetildiğini söylemek zor.
Ordu gazetelerinin fiyakası yerinde!

Zülfü Bellici dostumuza uğruyoruz Ordu’da. Gazetenin hemen karşısında yer alan boşlukta asfaltta sarı boya ile çizilerek sınırları belirlenmiş iki araçlık yer ayrılmış. Tel örgüdeki levhada, bu bölümün gazete için trafik komisyonu kararı ile tahsis edildiği yazıyor...
Kaşınhanı Köprüsü ve Karadeniz’de yol-tünel yapmak!
Bir türlü bitmeyen Kaşınhanı Köprüsü’nü, Çumra Yolu’nu, Aksaray Yolu’nu gördükçe hayıflanmamak, kızmamak, sitem etmemek mümkün değil. Herhalde Karadeniz coğrafyasında bir metre yol yapmak Konya Ovası’nda bir kilometre yol yapmaktan zor ve masraflı olmalı. Heyhat! Konya’nın sahibi kim olacak? O coğrafya vatan parçası, başımızın üzerinde. Ya Konya! Konya’yı kim sırtlayacak?
Sanki başka yerdeydik


Yıllardır haber anlamında takip ettiğimiz Anadolu Kartalı Tatbikatı'na ilk defa kabul edildik! Konya'da, 10-15 günde bir uçak kabininden izlediğimiz üsse ayak bastık. Bu da hatıra fotoğrafı.
Kayseri bizi sollamış, haberiniz olsun!
Kayseri’ye girişte, Başkan tabelalarda cömert davranmış. Yeni tramvay hat çalışmasını beyninize kazıyor gece de olsa. 2009’da tramvayla tanışan Kayserililer halen 18 kilometrelik KAYSERAY Hattı’na sahip. 8 ve 9 kilometrelik iki yeni hattın inşası da hızla sürüyor ve 2014’te yeni hatlar hizmete girecek. Mevcut hat tamamen çimle kaplanmış. Öte yandan şehir içi taşımacılıkta doğalgazlı otobüsler de hizmet veriyor.
Bir diğer hazırlıkları da mevcut demiryolu hattından toplu ulaşım için yararlanma projesi; Banliyö Hattı kurulması.
Bizim 302’ler ve tramvaylar canlanıyor kafamızda. 1989’da Konya tramvayla tanışmıştı. Kayseri ise bizden 20 yıl sonra. Heyhat bizi sollamışlar da gidiyorlar son hız.
Bir cevabı vardır umarız bu durumun!
Okçu'da 3 minare!
Çumra'nın Okçu Kasabası Merkez Camii yenilendikten sonra eski camii de muhafaza edilmiş. Oluşan bu ilginç görütüyü sizinle paylaşmak istedik. Büyük Camii için cemaati bol olsun temennisinde bulunurken, eski camininde Kur'an Kursu olarak hizmet etmesini teklif ediyoruz.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.