Kırgız'a bildik oyun!

Kırgız'a bildik oyun!
Kırgızistan’daki iç çatışmayı analiz eden Doç. Dr. Bünyamin Ayhan, büyük güçlerin satranç oynadığı bu ülkenin ikiye bölünüp ortadan kaldırılacağı senaryosuna dikkat çekti.
RUSYA BÖLGEDE SAVAŞ ÇIKARABİLİR

2 yıla yakın Kırgızistan’da yaşayan Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bünyamin Ayhan, son günlerde yaşanan iç savaşı gazetemize değerlendirdi. Rusların kolonileştirme siyaseti çerçevesinde Orta Asya’da ayrı ayrı devletçikler kurduğunu anlatan Ayhan, bu nedenle Rusya’nın istediği bölgede ve istediği an savaş çıkarabileceğini söyledi.

KIRGIZİSTAN RUSYA, ABD VE ÇİN İÇİN ÖNEMLİ

Stratejik önemi itibariyle Kırgızistan’ın Rusya, ABD ve Çin için önemli olduğunu ifade eden Ayhan, “Çünkü Çin’e yakın ve sınırdır, Fergana Vadisi’ne, Afganistan’a, Kazaklara yakındır. Dolayısıyla o bölgenin ana hinterlandı Kırgızlar üzerinden geçiyor. Onun için Bişkek’te hem ABD hem de Rusya’nın büyük üsleri var. Bu üstlerde binlerce asker görev yapıyor” ifadelerini kullandı.

KIRGIZİSTAN ORTADAN KALDIRILABİLİR

Ayhan, bölgedeki büyük güçlerin çıkarları kapsamında Kırgızistan’ın kuzey hattını Kazaklarla güney hattını de Özbekler ile birleştirip Kırgızistan’ı ortadan kaldırabilecekleri senaryosuna da işaret etti. “Ülkenin güvenlik sorunu varsa ve sınırlarını koruyamıyorsa devlet yapısı doğal olarak ortadan kalkmıştır” diyen Ayhan, Kırgızistan’da yaşanan yağma ve rüşvetle birlikte sistemin çöktüğünü de aktardı.

 

Kırgızistan’daki Fergana Vadisi’nin Orta Asya’nın geleceğini belirleyecek stratejik bir bölge olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Bünyamin Ayhan, bölgeyi Orta Doğu’ya benzeterek iç çatışmaların devam ettiği Kırgızistan’ı ikiye bölüp ortadan kaldırma senaryosu olduğunu vurguladı

 

Kırgızistan’daki iç çatışmanın arka planı

 

2 yıla yakın Kırgızistan’da kalan Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bünyamin Ayhan, yaşanan iç savaşı gazetemize değerlendirdi. Türk devletleri arasındaki sınır sorunlarının, Rusya’nın politikası olduğuna dikkat çeken Bünyamin Ayhan’a göre Rusya orada istediği an istediği bölgede savaş çıkarabilir. Rusların bölgeden giderken Türk toplulukları sorun oluşturmasın diye diktatöryal yapı oluşturulduğuna vurgu yapan Bünyamin Ayhan, bu yapıların Rus ve Batılı ülkeler tarafından destekli olduğunu söylüyor. Kırgızistan’da ise devlet yapısının çöktüğünü, rüşvetin kurumsallaştığını anlatan Ayhan, iç çatışma sonrası bu ülkenin ikiye bölünüp kuzey hattını Kazaklar, güney hattını Özbekler ile birleştirip Kırgızistan’ı ortadan kaldırma senaryosunun konuşulduğunun altını çiziyor. Bünyamin Ayhan, Kırgızistan’daki Fergana Vadisi’nin Orta Asya’nın geleceğini belirleyecek stratejik bir bölge olduğuna da vurgu yaparak, bölgenin yeni bir Orta Doğu olarak ifade ediyor.

ALİ ÖZCAN

 

* 2006-2008 aralığında 2 yıla yakın Kırgızistan’da bulundunuz. Bu ülkenin yapısı ve iç karışıklığın nedenleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Kırgızistan, Rusya’dan bağımsızlığını kazanmış Türk cumhuriyetlerden biri. Fakat Kırgızistan tarih boyunca birçok sorun yaşamış. Bir Özbekistan, Azerbaycan ve Tacikistan gibi Ruslar olmadan kendilerinin geliştirmiş oldukları sosyal yapıları yok. Ruslarla beraber yeniden şekillenen Türkistan’da oluşturulmuş devletlerden biri. Hatta bu bağlamda bazı sosyal bilimciler Kırgız-Kazak ayrımının olmadığını iddia ederler. Çünkü 18. yüzyılda Kazaklara, Kazak değil Kara Kırgız derler, yani Kırgızların bu anlamda Kazaklarla birleşik bir bütün olduğunu iddia ederler. Biraz daha eskiye giderseniz Orta Asya’nın Türkistan coğrafyası olarak bir Türk toplulukları olarak tanımlandığını görürüz. Peki, ne olmuştur? Rusya, daha sonra bunları kolonileştirme siyaseti çerçevesinde parçalayarak her topluluğu, aşireti milletleşme sürecine dahil ederek ayrı ayrı devletçikler çıkarmıştır. Bunlar arasındaki sınır ihtilafları, küçük etnik çatışmaları milletsel sorunlar haline getirmiştir. Doğal olarak ortaya birçok yeni devletçikler çıkmıştır.

* Şunu söyleyebilmemiz mümkün mü? Orta Asya’da daha farklı bir süreç işlemiş olsaydı devlet sayısı az olacaktı.

Tabi, daha farklı olacaktı. Bunlar, Rusların Orta Asya planlarının meydana getirdiği devletçikler ve Rus politikasının sonucunda oluştuğu için hepsinin sınır sorunları var. Bu şu demektir: Rusya orada istediği an, istediği bölgede kavga çıkartabilir. Bunun kaçışı yok. Mesela; Kırgızistan içerisinde Özbek toprakları var. Yani bir ülkenin içinde başka bir ülkenin toprakları var. O topraklar dağlık olduğu için, bir başka ülkenin sınırından geçerek kendi ülkenize gidiyorsunuz. Bu kadar sorunlu bir yer. Özellikle Fergana Vadisi’ne gittikçe oranın sorunları daha da derinleşiyor. Çünkü Fergana Vadisi oranın geleceğini belirleyecek nokta. Bizim Orta Doğu’daki Mezopotamya toprakları gibi.

TÜRK DEVLETLERİ 100 YIL İÇİNDE 3 ALFABE DEĞİŞTİRDİ

Bir başka sorun kurumsallaşma sorunu. Bu sorun sadece kurumların değil başlı başına devletlerin kurumsallaşma sorunları var. Niye devletlerin kurumsallaşma sorunları var? Çünkü Ruslar bu toprakları dizayn ederken, bunları yani Türkleri ilk önce Arap, ardından Latin ve son olarak Kril alfabesine geçiriyorlar. 100 yıllık süreç içerisinde 3 tane alfabe değiştiren bir millet düşünün. Yani toplumların hafızası silinmiş durumda. Sadece sözlü kültür kalmış durumda, yazılı metinler yok. Hukuk ve yasaları hep sözlü kültür tarafından oluşturuluyor. Sözlü kültür de modern toplumlarda çok fazla geçerli olmuyor. Çünkü devletler çok etnik yapıdaysa doğal olarak hukuksal yapılarınızda yazılı metinlerinizin ön plana çıkması gerekiyor. Tabi burada yazılı metinler değil, sözlü kültür daha ön planda.

KIRGIZ DEVLETİNDE RUS KÜLTÜRÜ ETKENDİR

Kırgızistan’la devam edersek bireysek kimlik olarak da Kırgızistan’da sorunlar var. Kırgızistan’da Kırgız dediğimiz insanlar genellikle Rus döneminde şehir dışında yaşıyor. Kentte yaşayanlar daha çok Ruslaşmış, Rus kültürüne adaptasyon sağlamış olanlar. Hatta Kırgızistan’da güneyliler, kuzeyliler için Ruslaşmış Kırgızlar kelimesini kullanırlar. Bizde batılılaşmış, Frenkleşmiş kavramı onlarda Ruslaşmış anlamında kullanılır. Çünkü bu Kırgızlar Kırgızca bilmezler. Düşünün Kırgız ama Kırgızca bilmiyor. Çünkü Rusça bütün sistemde etkin, Kırgızistan’da hala iki resmi dilden biridir. Bütün resmi yazışmalar Rusça üzerinden yapılır. Eğitim, sağlık, kültür işleri ve medya dili Rusça, böylece devlette Rus kültürü etkendir. Bu da doğal olarak kimliklere ve yaşam tarzına etki ediyor. Bunun daha da ilerisi başkan adayı olmak için adaylara Kırgız dil sınavı yapıyorlar. Başkanlığa adaylığını koyan insanlar kesinlikle o dil sınavından geçmek lazım. Yoksa seçime giremiyor.

* Yani Rusça bu kadar etken?

Her şeyi onlar belirliyor. Ruslar orayı kolonileştirerek yaşatmış. Orada koloniler kurmuşlar. Ve her şey Ruslar üzerinden gitmiş. Kolhozlar Rusların yapısına göre ayarlanmış. Hatta komünist sistemin halkla eşitliğinin pratikte olmadığı Ruslaştırma ile daha net olarak görülebilir. Devlet Ruslar için yaptığı kolhozlar ile Kırgızlar ve diğer milletler için oluşturduğu kolhozlar birbirinden farklı, eğer haklar eşitse bu nerden çıktı sorusunu sormak gerekiyor. Devlet Kırgız devleti, Kırgızlar yaşıyor fakat ortada Kırgız yok. Bütün üst kademedeki insanlar Rus veya Ruslaştırılmış Kırgızlar. Şunu unutmamak gerekiyor; Orta Asya’da hala ana etken Ruslardır. Çünkü bütün iletişim sistemleri Rusların elindedir. Rusların istemediği hiçbir sistem Orta Asya’da tutunamaz. Liderlerin ve toplumsal elitlerin hepsinin gözü hala Moskova’ya bakar. Burada elitlerin Ruslar tarafından dönüştürülmesi önemlidir ve orta Asya’da devlet dediğiniz şey Rusların desteği varsa ayakta durur. Bunu en iyi Kazaklar bilir. Biliyorsunuz Kazaklar mevcut durumda en iyi sosyo-ekonomik şartlara sahipler ve aynı zamanda devletin çok milliyetçi bir yapısı var. Fakat nüfus sorunlarına rağmen Ruslardan vazgeçemiyorlar. Çünkü teknik elemanlar hep Rus. İş yapmak istiyorsanız devlet olarak da bireysel olarak da Ruslara ihtiyacınız var. Ruslar bu açıdan vazgeçilmezdir. Ben de teknik bir iş yaptırırken hep Rus ustalarla çalıştım. Daha önce Kırgız bir usta buldum. Fakat yaptığı iş birkaç hafta içinde bozuldu. Rus usta çağırdım ve onun yaptığı iş ben ülkeden ayrıldığımda dahi sorunsuz çalışıyordu. Teknoloji döneminde tekniğe kim sahipse söz onundur.

TÜRKLER SORUN OLUŞTURMASIN DİYE DİKTATÖRYAL YAPI KURULMUŞ

Devlet yapısıyla bağlantılı bir başka nokta da; idari sistemin farklılığı olarak göze çapar. Özellikle Rusya’nın Avrupa’da bıraktığı topluluklar; Letonya, Estonya ve Ukrayna gibi devletlerle Orta Asya’daki devletlere baktığınız zaman burada tamamen komünist partinin devamı olan diktatöryal yapının devam etmekte olduğunu görüyorsunuz. Mesela Ukrayna’da hükümetleri devirebiliyorsunuz, ancak burada böyle bir şey yok. Kazakistan’da Nazarbayev ölünceye kadar lider, Kerimov Özbekistan’da hakeza aynı, Azerbaycan’da baba Aliyev gitti, oğlu devam ediyor. Çünkü, Ruslar giderken bu toplulukların, özellikle Türk topluluklarının, sorun oluşturmamaları için diktatöryal bir yapı oluşturmuş. Bunları deviremiyorsunuz, bunlar aynı zamanda Ruslar ve Batı tarafından destekli. Batı’da kalan Letonya, Estonya gibi ülkelere vaat edilen demokrasiler, insan hakları burada geçerli değil. Türk oldunuz mu başka bir şeyle bağlantılı oluyorsunuz.

BÜYÜK GÜÇLERİN ÇATIŞMA NOKTASINDA BİR ÜLKE: KIRGIZİSTAN

Niye Kırgızistan bu anlamda çok önemli? Aslında Kırgızistan çok da önemli bir ülke değil. Ekonomisi ve sanayisi yok, bütün geliri küçük bir altın madeni ve sudan ürettiği enerji satışı. Fakat Kırgızistan stratejik noktaya sahip. Çünkü Çin’e yakın ve sınırdır, Fergana Vadisi’ne ve Afganistan’a da yakındır, Kazaklara yakındır, aynı zamanda Rus stratejisinin belirleyici noktasıdır. Yani Ruslar Türklerle bağlantı kurmak istiyorsa doğal olarak Kırgızlarla işbirliği yapmak zorunda. Çünkü o bölgenin ana hinterlandı Kırgızlar üzerinden geçiyor. Onun için Bişkek’te hem ABD hem de Rusya’nın büyük üsleri var. Manas Amerikan üssü ile Kant Rus üssü arasında 20 kilometre var ve bu ülkelerin binlerce askeri burada bulunuyor. Bu üsten ABD Afganistan’ı kontrol etmeye çalışıyor, askeri malzemeler buradan naklediliyor; Ruslar ise Orta Asya’nın diğer bölgelerini hem gözetleme, hem de dinleme yapıyor. Aynı zamanda hem ABD, hem de Rusya buradan Çin’i dinliyor. En rahat bölge orası. Çünkü hayat çok ucuz. Devletler için de çok pahalı bir alan değil burası

KIRGIZİSTAN’DA RÜŞVET KURUMSALLAŞMIŞ

Asgari ücreti 60 dolar civarında olan bir ülke düşünün. Kırgızların gündelik hayatlarına bakıldığında gelirlerinin üzerinde bir yaşan tarzlarının olduğu görülür. Yaşam tarzları 500 doların üstünde. Bu aradaki farkı da gayri meşru yaşam tarzından karşılıyorlar. Tabi böyle olunca da doğal olarak devlet mekanizması işleyemiyor çünkü rüşvetle kanıksanmış bir yapı, rüşvetsiz hiçbir iş geçmiyor. Kırgızistan’da rüşvet kurumsallaşmış. Ortada devlet yok, devlet adına işlev yapan insanların hepsi rüşvetle iş görüyor. Mesela, trafik polisleri durdurup para alıyorlar, senin ehliyetinin olup olmaması önemli değil.

Kazakistan ile Kırgızistan’ı karşılaştırdığınızda Kazakistan’ın bir devlet olduğunu söyleyebiliriz. Zaten bunu çok rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz. Siz Kazakistan’dan Kırgızistan’a geçen bir sınırı kullanırsanız; Kazak sınırının koruması ile Kırgız sınırının korumasını çok rahatlıkla gözlemlersiniz. Kırgızların ilkel bürosu, Kazakların ise büyük bir binası vardır. Bu devletin gücünü gösterir. Devletin hem ekonomik hem sosyal hem de bireyleriyle olan ilgisini ve devletin yapısını gösterir.

100 YIL DA GEÇSE KIRGIZİSTAN KURUMSALLAŞMASINI TAMAMLAYAMAZ

Görüştüğüm bazı Kırgız siyasetçilere, ‘üretim olmadan nasıl ayakta kalıyorsunuz?’ diye sordum. ‘Çok kolay; Ruslara gidiyoruz, siz bizim abimizsiniz, deyip yardım istiyoruz. Batılı ülkelere ‘biz demokratikleşmek istiyoruz’ diyoruz, destek alıyoruz. Türklere, ‘biz sizin kadim kardeşiniziz’ deyip yardım alıyoruz. Zaten Kırgızistan’ın toplam nüfusu 5 milyon, 3 buçuk milyon Kırgız var. Geri kalan başka milletlerdir. Çok etnik yapılı, Rusya’dan kaldığı için etnik yapısı farklı ve çeşitlidir. Bu açıdan Kırgızların bir şey üretmesine de gerek yok. Dışarıdan gelen parasal yardımlar bile sistemin çevrilmesine yeter. Ama yolsuzluk girince işin içine tabii ki hiçbir şey yetmiyor. Buradaki temel sorun; yukarıdaki paylaşıma halkın dahil edilmemesi, bölüşüm mekanizmasının aşağıya inmemesi. Yukarıdakiler çok zengin, aşağıdakiler çok fakir. Yani gelen paraların hepsi yukarıdakiler tarafından harcanıyor. Buna da toplumsal anlamda büyük tepki oluyor. Devlet, bağımsızlığı kazanmasının üzerinden 19 yıl geçmesine rağmen kurumsallaşmasını tamamlayamadı, şahsen 100 yıl olsa da toparlanacaklarını düşünmüyorum.

BİŞKEK, İSTİLAYA KARŞI TANK SİSTEMİNE GÖRE DÜZENLENMİŞ

Kırgızistan coğrafi olarak ikiye bölünmüştür, ortadan Tanrı Dağları geçer. Kuzey ve güney hattı olarak ikiye bölünür. Coğrafi bölünme siyasi olarak bölünmeyi beraberinde getirmiştir. Seçimlerde bu kendini gösterir. Ancak Kırgız toprakları güzel bölgelerdir. Kuzeyde başkent Bişkek vardır. Eski adı Frunze. Bir Rus generalin adını vermiş. Uluslar arası yolculuklarda Frunze olarak geçer kentin adı. Bişkek, Çuy bölgesiyle buranın belirleyicisidir. Bu bölge Yusuf Has Hacip’in okulunu da içine alan bir bölgedir. Balasagun buradadır. Tarihi çok eskidir. Bişkek bir Rus kentidir. Almaatı gibi. Bunlar Rus kent sisteminin oluşturduğu büyük ızgara kentlerdir. Onları gördüğünüz zaman Türkiye’deki kentlerin düzenleme açısından ne kadar berbat olduğunu anlıyorsunuz. Devasa şehirler, yeşillikler. Şehri istilaya uğrama ihtimaline karşı savunma amaçlı tank sistemine göre düzenlemişler. Bir de güney bölgesi vardır. Burada Oş, Celalabat, Özgen, Batkent gibi kentler var. Burada Özbeklerin kültürel olarak etkinlikleri vardır. Kuzey ile güney bölgesi arasında zihinsel ve mekansal olarak farklılıklar vardır. Güney bölgesi daha köylü ve daha dindardır. Dindardan kastım dini gelenek içerisinde yaşayan bir toplum. Fakat bu bizim anladığımız İslam değil, Halkın da daha 17. yüzyıldaki gibi bir yaşam tarzı vardır.

DOLAR BOZDURULUYOR, BİR ÇUVAL PARA ALINIYOR

Güney ve kuzey bu anlamda pasta paylaşımında farklıdır. Daha önce devlet başkanı olan Akiyev, akademisyendir kendisi, ilk önce ‘demokrasi mi devlet mi’ sorusunu cevaben devletsel süreci ortaya çıkarmıştır ama baktı ki süreci getiremeyecek, toplum o anlamda gelişmiş bir bireysel zenginliğe sahip değil, o zaman sistem tersine işlemeye başlamıştır. Devlet mekanizmasını ortaya çıkarınca rüşvet de ortaya çıktı, yolsuzluk başladı. Ben ilk dönem oraya gidenlerle konuşmuştum. ‘Dolar bozduruyorduk, bir çuval para alıyorduk ve harcayıp bitiremiyorduk. Hatta devlet başkanı bizi kahvaltıya çağırıyor, bakanın şoförü bize taksicilik yapıyordu. Bunu birkaç yüz dolarla yapıyorduk. Ama daha sonra batıdan büyük paralar gelmeye başlayınca sistem çöktü’ diye anlatıyorlardı. Daha sonra yandaşların siyasal mekanizmaya dahil olduğu sistem ortaya çıktı.

Bu süreçte Bakiyev, Akiyev’i devirerek geldi, kendisi güneyi temsil ediyor. Fakat çok ilginç bir şey; Bakiyev’in Akivey ile bağlantısı vardır. Ve şu andaki mevcut grup da Bakiyev’in ekibidir. Yeni çıkmış farklı bir toplumsal tabaka, katman değildir. Sınıfsal bir çatışma yoktur. Bu tartışmalar ve kavgalar devletin nasıl yenileceği ile ilgili tartışmadır. Ama yukarıda birileri hep yiyor, halk aç.

Ben Kırgızistan’da çocuk pazarı gördüm; çocukların satılıp alındığı insan ticareti yapılıyor. Kadın ticareti, uyuşturucu, fuhuş, kaçakçılık çok doğal. Ama insan ticareti başladığı zaman olayın daha da vahimleştiğini görüyorsunuz. Kırgızistan’da sistem çökmüş durumda.

Bir başka sorun; Kırgızistan’da nerdeyse bütün ülkelerin üniversitesi var. Türklerin 3 tane üniversitesi var. ABD, Arap, Rusların, Özbeklerin var. Bu anlamda 5 milyonluk bir nüfusun eğitim anlamında da ne kadar karışık olduğunu görüyorsunuz. Oysa Kırgızlar uluslaşmak zorunda, ulus devleti kuramayınca çatışma her taraftan başlıyor.

Kırgızistan’da Soros’un vakıfları çok aktif. Misyonerlik anlamında Kırgızları dönüştürmek istiyorlar. Benim evime bile geldiler, Türkçe konuşuyorlar. Adama 100 dolar verdiğiniz zaman her şeyi yapıyor. Kırgızistan’ın nüfusuna göre 3 bin civarında sivil toplum kuruluşunun olduğu söyleniyor. 2-3 kişi bir araya gelip, sivil toplum kuruluşu kuruyor, bir yerlerden para koparıyorlar. Hayat bu kadar karmaşık ve laçkalaşmış durumda.

* Bundan sonraki süreçte ne gibi gelişmeler yaşanır. Türkiye bu noktada varlığını hissettiriyor mu?

Ben, oradaki elçiliği görmüş biri olarak, Türk dış işlerinin çok aktif bir politika izlediğini düşünmüyorum. Yapacak gücünüz de yok. Ben 2006’da ordaydım, 2007’de geldim ve 2008’de tekrar gittim. Hala da bağlantılarım var, görüştüğüm kişiler bulunuyor. Kırgızistan’da 5 bine yakın Türk var. Görüştüğüm kişiler, yeni olaylar beklendiğini söyledi. Türkiye orada bir şey yapamaz çünkü biz orada Batılılarla beraberiz. Batılı adına ve Batılılar gibi hareket ediyoruz. Dışişleri olarak sistem oturmuş durumda değil. ABD, Alman, İngiliz orada. Onlar varsa biz ne yapıyoruz sorusu hala Kırgızlar ve Türkler arasında sorulan bir sorudur. Bizim elçilerimiz Kırgızca bilmez ama ilginçtir ABD elçisi bilir.

* Gelecekte neler yaşanabilir?

Burada birkaç senaryo var. İlk senaryo kuzey hattını Kazaklar, güney hattını Özbekler ile birleştirip Kırgızistan’ı ortadan kaldırmak. Bu tartışılıyor. Zor da olsa olabilecek de bir şeydir. Zaten orada sınırlar doğal olarak oluşmuş değil. Ülkenin güvenlik sorunu varsa ve sınırlarını koruyamıyorsa devlet yapısı doğal olarak ortadan kalkar. Burada geleceği kim belirleyecek. Kazaklar mı Özbekler mi? Eğer Kazaklar belirleyeceklerse zaten buna adaylar, gücü de var, çok dirençli bir toplum. 2 hafta önce İstanbul’da görüştüğüm bir Kazak aydını bana ‘Eğer Ruslar bizde olduğu gibi sizde de kalmış olsaydı siz Ruslaşmıştınız’ dedi ve kendilerinin hala ayakta kaldıkları mesajını verdi. Çünkü Kazaklarda tabakalar (cüzler) ve sözlü kültür çok güçlüdür.

İkinci senaryo Kırgızların devlet sistemini güçlendirmek, ama bunun nasıl yapılacağını kimse kestiremiyor. Son olayların da gösterdiği gibi yağma ruhu ortaya çıktığı zaman devlet ortadan kalkıyor ve gruplar devreye giriyor. O zaman devlete gerek yok. Zaten Kırgız sınırlarına bakıldığında Kırgızistan’da yaygın bir ifade ile en iyi ve hızlı kaçakçılık sınır kapılarından yapılır. Böyle bir yapılanmada sistem çöktü ise doğal olarak devleti kim ve nasıl geliştirecektir. Polisin silah taşımadığı bir ülke düşünün, askerleri eğitiyorsunuz ama eğitimliler değil, rüşvet verenler atanıyorlar. O zaman devlet sistemi işlemiyor. Bir başka senaryo ise buraya barış gücünün gönderilmesidir. Burada Rusya önderliğinde bir barış gücü geldiği zaman ikinci aşama olarak bu bölgenin tekrar Ruslaştırılması anlamına gelir. Buna da hiçbir Batılı güç ve Çin izin vermez. Bir başka senaryo ise demokratik sürecin işletilerek devletin işlerlik kazanması ve bireylerin buna hazır hale getirilmesidir. Fakat burada da bunu yapabilecek toplumsal bir yapı mevcut değildir.

* Kargaşa nereye kadar gider?

Bunun sonu yok. Belki Afrika’daki bir devlet gibi olacak. Büyük devletler operasyon yapmak için orayı tercih edecek. Kırgızistan niye istikrarsızlaştırılıyor. Kırgızistan Fergana’ya çok yakın. Fergana Orta Asya’nın geleceğini belirleyecek bir bölgedir. Yeni bir Orta Doğu.

Çin’in nüfusu artıyor, arazi ve doğal kaynak sorunu var. Kırgızistan’da olan her karışıklık Çin’in işine yarıyor, Çin toprak satın alıyor. Çin, hatta Sibirya’yı uzun vadede kiralamayı tartışıyor. Ve bu durum bütün stratejistleri düşündürüyor. Biliyorsunuz, geçen Urumçi olaylarında Çin ilk olarak nüfusu bir silah olarak kullandı. Doğu Türkistanlıların üzerine askeri birlik veya polis yerine Huan Çinlilerini gönderdi. Bu ilk operasyondu ve bunun devamı gelecektir. Toplumsal süreçler kendi dinamikleri içerisinde gelişmediği müddetçe kargaşa bitmez. Kırgızistan hiçbir zaman kendi başına bırakılacak bir ülke olmadığı için kargaşa da hiç bitmeyecektir. Hatta Türkistan’ı ortaya Asya yapan Rusya ve İngilizlerin başını çektiği büyük satranç oyununda yeni bir büyük oyunun başladığı ve eskilere yenilerin katılarak burada tekrar uygulamaya konulduğu söylenebilir. Oyun devam ettikçe Kırgızistan’a da rahat yoktur.

 

 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.