KİREÇLENME (2)

Kireçlenme günümüzde en çok görülen rahatsızlıklardan biridir. Vücudun farklı eklemlerini tutan rahatsızlığa verilen ortak bir isimdir. Tıp dilinde de osteoartrit olarak adlandırılan hastalığın karşılığıdır.

Kireçlenme her eklemde görülebileceği gibi yaygın olarak vücut ağırlığını taşıyan ve en çok hareket eden eklemlerde görülür. Bunda eklemin yapısı da etkilidir. Bunlara ek olarak da kas kuvvetsizliği, vücut pozisyonuna dikkat etmeme, sürekli aynı pozisyonda çalışma gibi faktörler ekleme binen yükü artırdığından eklem yüzünde aşınma oluşturup kireçlenmeye neden olabilir.

Kireçlenmenin en yaygın görüldüğü eklemler diz, kalça, bel, boyun, omuz eklemleri olarak sıralayabiliriz. Bunlardan kalça ve diz eklemiyle birlikte bunun yanında ayak eklemini ele almıştık. Bu yazımızda omuz, bel, boyun ve bunlara komşu eklemleri ele alacağız.

Dizlerden ve kalçalardan sonra kireçlenmenin görüldüğü üçüncü büyük eklem omuz eklemidir. Omuzda iki eklem bulunur ve önemli olan eklem kürek kemiği ile kol kemiği(humerus) arasında bulunan 'Glenohumeral Eklem'dir Bu eklem yuva şeklinde olup vücudun en esnek eklemidir. Yumuşak dokular ve kaslar kol kemiğinin başını yuvanın içinde tutar. Kolu aşağı, yukarı, yana, vücudun karşı tarafına ve sırta uzatmayı sağlar. 

Kireçlenme eklemde aşınma ile meydana gelir. Kıkırdak yapılarda çatlaklar oluşur, pürüzlü hale gelir ve kemiğin bulunduğu yuva da aynı zamanda hasar görür. Hareketler kısıtlı hale gelir ve sonuç olarak osteofit denilen kemik oluşumları meydana gelir. Kıkırdak yapıların bu şekilde bozulması ağrıya yol açar ve hareketleri kısıtlar. Bu şekilde bir omuz ağrısı şikayeti ile gelen hastalar genellikle omuz hareketleri sırasında 'Sürtünme' hissi oluştuğundan bahsederler.

Omuz eklemindeki bu kireçlenmeler iltihaplı eklem romatizmalarına veya kemikte beslenme problemi oluşturan avasküler nekroza bağlı olarak da gelişebilir. Tedavi olarak en önemli önerimiz fizik tedavidir. Fizik tedavi ile birlikte ilk aşamada ağrı kesiciler doktor tavsiyesi ile kullanılabilir. Fizyoterapist tarafından önerilen egzersizler yapılmalı ve seanslar aksatılmamalıdır. Aksi takdirde cerrahi operasyona kadar giden bir sürece mahkum olunabilir.

Omuz ekleminin komşularından olan dirsek ekleminde kireçlenme çok görülmez. Fakat kırık gibi dirsek ekleminin maruz kaldığı travmalar sonucu hareket kısıtlılığı ve kireçlenme oluşabilir. El ve el bileği eklemide aynı şekildedir. Elde kireçlenme ve osteofit görülme ihtimalinin diğer eklemlere göre düşük olmasının nedeni ise çoklu eklem yapısı sayesinde maruz kaldığı kuvveti dağıtıp kompansatuar ve dengeleyici mekanizmaya sahip olmasıdır. El bileğinde kireçlenme parçalı kırık, ezilme , önkol ekleminin uç kısmında gelişen kırık ve çatlaklar, romatizma gibi faktörlere bağlıdır.

Boyun bölgesindeki kireçlenmeler genelde çalışma hayatındaki yanlış pozisyonlarda sürekli çalışma ve kas kuvvetsizliğinden kaynaklanır. Bazen de boyun fıtığı, kanal daralması, kas spazmı, incinme gibi olayların sonucunda oluşur. Yaşın ilerlemesi, omurganın kötü kullanılması sonucu kemik yapıda, bağlarda ve disklerde yıpranma başlar. Jöle kıvamındaki disk keçeleşir, kuvvet emme özelliğini ve esnekliğini kaybederek çöker. Kemiğin kalsiyum içeriği azalır. Vücut doğal tepkisi olarak bu yıpranmış dokuları kireçlendirir. Oluşan yeni kemikçikler, taşlaşmış bağlar ve daralmış disk mesafeleri sinirlere bası yaparak boyun, kol ve genel vücut ağrısına sebep olabilmektedir. Omurilik basısı yaparak el ve ayaklarda uyuşma, kuvvetsizlik oluşabilmektedir. Mutlak tedavi edilmelidir. Erken dönemde fizyoterapistinizin önereceği basit egzersizler yeterli olabilirken daha ileri aşamalarda fizyoterapistiniz tarafından fizik tedaviye alınıp ek olarak ilaç tedavisi de gerekebilir. Tedavi almayan gecikmiş vakalar cerrahi operasyona maruz kalabiliyor.

Bel bölgesi vücudun ağırlığının yüzde 50'sinden fazlasını taşır. Boyunla kemik yapısı benzer olmakla beraber kemik ve eklem yapılar daha dayanıklıdır. Buradaki kireçlenme birkaç eklemde oluşursa çok rahatsız etmeyip batıcı ağrı yaratabilirken belin tüm eklemlerini tutup tamamen bir kilitlenme yani bloklaşma dediğimiz olaya neden olabilir. Bu da halk arasında oklava yutmuş gibiyim deyimiyle ifade edlilir. Belde hareket yoktur, eğilip kalkamaz. Tedavideki ilk yaklaşım fizyoterapistiniz tarafından verilecek egzersiz reçetesi ve uygulanacak olan spesifik olan fizik tedavidir. Bu anlamda manuel tedavi fizik tedavi içindeki en etkili özel yöntem olarak söyleyebiliriz.

Sağlıcakla kalın.

Soru, görüş ve önerileriniz için ; [email protected]

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi