Psikiyatri Profesörü James L. Spira; “Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu Terapisi” adlı eserinde, “kişilik bozukluğu” ile ilgili olarak şöyle der: “Kimlik bozukluğu olan kişiler, genellikle zamana sabitlenmişlerdir. Tarihin halen kişiliklerinin ortaya çıktığı zamanı gösteriyor olduğuna inanırlar. Tuhaf ve uydurma şeylerden bahsederler. Durumları genellikle şizofreni, şizofreniform psikoz veya şizotipal kişilik bozukluğu ile sık sık benzerlik gösterir. Genellikle hayata dair umutsuzlukları konuşurlar veya yazarlar. Toplumun genelinden farklı olma, milletin ana omurga değerlerini reddetme (mesela tarihi kahramanlıklarını reddederken, şaibeli veya başka milletler tarafından isnad edilen suçlamaları kabul gibi) eğilimlerini öne çıkarırlar. Kişilik bozukluğu olan kişiler, iki ayrı gruba ayrılırlar. Birincisi temaruz (tabii) bozukluk, ikincisi yapay (suni) bozukluktur. Birinciler ikincileri etkiler ya da birinciler yabancı servisler tarafından, Sivil Toplum Örgütleri veya medya üzerinden maksada uygun tetikçi olarak kullanılırlar!” Sözü nereye getirmeye çalıştığımı sanırım anladınız! Kendini aydın sayan ve Türk Milleti adına “Sözüm’ona Ermeni katliamları” için Ermenilerden ve insanlıktan(!) özür dileyen, “içimizdeki özürcüleri” nasıl tarif etmeli? Bunların çoğunluğu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ama içlerinde Peter Gabriel gibi İngiliz çocukları da var! Şunlara bakın! Adamlar ne kadar da centilmenler! İngilizlerin; Çanakkale’de, Süveyş’te, Filistin’de, Yemen’de Türklere ve Müslümanlara yaptıklarından özür dilemiyorlar. Aborjinlerden, Kızılderililerden ve Kara Afrikalılardan da özür dilemiyorlar. Siyonist İsrail’in soykırım yaptığı Filistinlilerden özür dilemiyorlar. Ermenilerin Azerileri katlettiği, Hocalı katliamından özür dilemiyorlar. Bus(t)h’un katlettiği Irak halkından özür dilemiyorlar. Ama Peter Gabriel Türkler adına, Ermenilerden özür diliyorlar. Bu kampanyanın arkasındaki esas unsur, Ermeni Diyasporası ve Ermenistan değildir. Arkasında; Yeni Dünya Düzeni, Büyük Ortadoğu Projesi, Yeni Şark Meselesi, Büyük İsrail Projesi’nin sahibi olan “küresel finans oligarşisi” vardır. Hedef; İstanbul-Kudüs-Tahran üçgenini merkez üs olarak kurgulayan, “seçilmiş ırk”ın hayalini kurduğu, ezoterik “Tanrı İmparatorluğu”dur. “Bunları nereden çıkarıyorsun?” diye soranlara; 781 yıllık Endülüs’ün yıkılışını ve tarih sahnesinden silinişini, 614 yıllık Osmanlı Devleti’nin nasıl yağmalanıp yıkıldığını hatırlatırım. Tanrı İmparatorluğu(!)’nun Türkiye’den istediği yol haritası şöyledir: - Özür diletmek, - 1915 tarihli bir kısım Ermeni sigorta poliçelerini ödetmek, - Uluslar arası bir mahkemeden, Türklerin soykırım yaptığına dair bir karar çıkartmak, - Türkiye’den yaklaşık 40 milyar dolar civarında tazminat talep etmek, - Türkiye’den toprakları almak. Siz ne dersiniz sevgili okuyucularım! “Aldığımız fiyata verelim” mi?
Önceki ve Sonraki YazılarYAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.