Kendimize benzettik!

Türkiye’de futbol izlemek, son yıllarda eziyete dönüştü.
Dünyada isim yapmış bir iki isim ülkemize gelince, bir şeyler değişir mi diye umutlanmıştım oysa…
Ama çok yanılmışım…
Tutup önemli bir yeteneği, Hleb’i getiriyorsun.
O bize bir şeyler katacak diye düşünüyorsunuz…
İki maç da kalitesini gösteriyor.
Ardından al sana tipik bir Türk futbolcusu…
Mehter takımı gibi bizimkiler.
İki ileri bir geri…
Hleb de takımı toparladı derken…
Devre arasında gelebilecek en iyi can simidi olarak gösterilirken…
Bizimkilere ayak uydurdu Belaruslu…
Okan Buruk ile yakaladığı çıkış gözönünde bulundurulursa.
Dikkat edilmeliydi Elazığspor’a…
Ama Kokoloviç’in bu kadar kötü olabileceğini.
Erdal ile de Borek’in döküleceğini.
Mesut Bakkal da tahmin etmemiştir…
Arkadaş, kazanacaksan, bu maçı kazan…
Fenerbahçe ya da Galatasaray’ı yenmek, sadece gurur katar, sükse yapmanın sağlar.
Ancak Elazığspor ya da Kayserispor’u yenmek, ayakları yere sağlam bastırır…
Çaykur Rize ya da Gençlerbirliği senin rakibin.
Altı puanlık maç dediklerinden…
Mesut hoca da o aşamayı yapamıyor.
Deplasmanda kazanıyorsun…
Ardından sahanda kaybediyorsun…
Konyaspor’u fazla mı abarttık diye düşünmekten de kendimi alamıyorum.
Hleb gelince sanki herşey tozpembe olacak zannettik…
Mesut Bakkal ile değişen…
Biraz özgüven…
Biraz da mücadele isteği…
Oysa takım, ligin başındakinden pek de farklı değil…
Şurası gerçek ki, sadece kişilikli oyun ile önemli sonuçlar alınabildiği.
Yani ne Teknik Direktör’de bir sihirli değnek var.
Ne de kadro yıldızlar topluluğu…
Lig sonuna kadar Gekas, Hleb, Hasan Kabze gibi oyuncuların maç kazandırmasını bekleyeceğiz…
En önemlisi de ayakların yere basması.
Sahanda da olsa savunma güvenliğini elden bırakmayacaksın…
Yoksa Elazığspor karşısında olduğu gibi, aciz durumlara düşersin…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum
Arşivi