Muammer Çelik
Kâab’ın Karısı
Cenab-ı Allah Kur’an-ı Kerim'de defalarca; “ Hızyün fil hayatiddünya ve fil ahireti azâbün azim” Yani o kimseler ki; “Dünyada (onlara) rezil olmak, rüsvay olmak, rüsvay duruma düşmek ve ahirette de şiddetli azap vardır.” buyuruyor.
Allah katında bazı suçlar var ki; bunların başında yalan söylemek gelir. Bir de kin ve öfke ile haddi aşarak, araştırma yapmadan, tutarsız sallamak ve insanları yanıltanlar hakkında da bu yukarıdaki ifade kullanılmaktadır.
Yani şunu demek istiyorum: “Bir yalan söylenip, iftira atılırsa ya hemen ya da çok kısa bir süre içinde o yalanı Allah ortaya çıkarıyor. Yalan söyleyen rüsvay oluyor. Suçsuz yere iftiraya uğrayan kişi kısa zamanda aklanırken iftira atan dünyadayken rezil oluyor.
Güya kendilerini dini bilgilerden anladıklarını zanneden dört sefil-cahil (Alim kelimesini hiç Kullanmıyorum bile) Doğu Perinçek kadar öngörüleri yokmuş. Zaten samimi ihlaslı Müminler kadar basiretleri yok ta Perinçek’teki öngörünün yanına bile yaklaşamadılar.
Ne kadar yalan söyler, blöf yaparsanız bu dünyada Cenabı Allah onu size yalattırıyor. Yalan, yalan; ah yalan! En büyük günah yalandır.
Bütün Müslim gayrimüslim dünya İran'ı alkışlıyor. Filistin-Gazze İran'a müteşekkirler, bize hava kaldı.
Tebük Seferine mazeretsiz olarak katılmayan üç sahabeden biri Kâab İbni Malik idi. Çok pişman ve evinde ağlıyor. Su kuyusunun başında kadınlar kocalarının savaşta ki yiğitliklerini övüne-övüne anlatıyorlar. Kâab’ın karısı üzgün eve geliyor ve diyor ki: “Sen de gidip aslanlar gibi savaşsaydın ya da şehit olsaydın ben de seninle övünseydim!” Ne demek istediğimi anlayın!..
Bir de bu Kâab İbni Malik'in bir olayı daha var. Ders alınacak bir olay. Gassan Meliki Kâab’a bir mektup yazıyor. (Gassanlılar Yemen kökenli Suriye ve Şam'da hüküm süren, Bizans'ın koltuğu altında yaşayan Hristiyan Araplardır.) Evet Gassan Meliki Kâab'a bir mektup yazıyor. “Muhammed seni dışlamış bizim aramıza gel.” Diye. Kâab diyor ki: “Bu hepsinden acı oldu. Bunlar beni kendilerine yakın görüyorlar. Bunu duyacağıma keşke ölseydim.” Diyor. Yine aynı; anlayana bir söz!.. (Sonra bu üç sahabe tövbe edip vahiyle affedildiler.)
Türküm, Türk olmaktan da gurur duyarım. Ama ABD ve İsrail yanlısı Araplarla Abraham anlaşmalarına biz de imza attık. Ama bütün Türki Cumhuriyetler de İran'ı destekleyip ona yardım ediyorlar. Türk dünyasından da elimizi yıkayıp çıktık.
Cenabı Allah ahir- akıbetimizi hayır eylesin! Oranın azabı çok daha şiddetlidir. Hemen bugün, şimdi; “(İllellzine tâbuu) tövbe edip (ve eslehuu) yanlış durumu düzeltip (ve beyyenuu) ve bir de (doğru) Bütün dünyaya ilan edilecek, açıklanacak. İşte onları ben bağışlarım. Ben çok merhamet ediciyim, tövbeleri çok kabul edenim.”(Bakara 160) İnşallah bundan sonra affolunurlar.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.