İyileştirme değil, deşifre etme çabası
Yayınlanma:
Başörtüsü ve temel insan haklarına özgürlük için verdikleri mücadeleye bayramda da devam eden Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri, her hafta olduğu gibi bayramın ikinci gününde de Kayalı Park alanında basın açıklaması yaparak mücadelelerine devam e
Platformun 116. hafta basın açıklamasını platform üyesi Ali Eröz yaptı. YÖK’ün daha önce meslek liselerine yönelik katsayı uygulamasını iptal ettiğini hatırlatan Ali Eröz, “Bu uygulama kamuoyu vicdanında kabul görmüş, YÖK’ün bütün baskıcı uygulamalarına rağmen iyileştirilebilirliğine inanılmıştı. Fakat YÖK’ten daha baskıcı ve cuntasever baroların varlığı, onların üzerinde de Danıştay hakimlerinin hakkaniyetsiz standartlarının olduğu unutulmuştu. Bu ülkede her iyileştirme çabası, başka bir kurumun ne kadar despotik olduğunu deşifre etme çabasına dönüşmüştür. Bir kurumda oluşan iyileştirmeler başka kurumlarca despotizm elden gidiyor çığlıklarıyla daha despotik uygulamaların yapılmasına sebebiyet vermektedir” dedi.
Meslek liselerine yönelik katsayı uygulamasını iptal eden YÖK’ün kararını durdurma kararı alan Danıştay 8. Mahkemesi’nin adı kamuoyuna “Darbesever Baro” olarak çıkan İstanbul Barosu’nun başvurusuyla bu işlemi gerçekleştirdiğini ifade eden platform sözcüsü Ali Eröz, “İstanbul Barosu bu olayda taraf değildir. Danıştay da daha önce aldığı bir kararla yetkisizliğini ilan etmiştir. Yani şıracının şahidi bozacıdır. Yüz binlerce meslek liselinin geleceğine ipotek koyan bu uygulama aslında bağcıyı dövmek çabasından ziyade imam hatipler üzerinden bağın kütüklerini sökme, dini eğitime yaşama hakkı vermeme çabasından ibarettir” ifadelerini kullandı. Gayret gösterilmeden elde elden özgürlüklerin aslında kölelik sınırlarının genişlemesinden ibaret olduğunu söyleyen Ali Eröz, “Özgürlükler, ödenen bedeller ve çekilen zahmetler nispetinde kalıcı olacaktır. Özgürlüklerimizin kalıcı olması için direnişe devam edeceğiz” diye konuştu.
Meslek liselerine yönelik katsayı uygulamasını iptal eden YÖK’ün kararını durdurma kararı alan Danıştay 8. Mahkemesi’nin adı kamuoyuna “Darbesever Baro” olarak çıkan İstanbul Barosu’nun başvurusuyla bu işlemi gerçekleştirdiğini ifade eden platform sözcüsü Ali Eröz, “İstanbul Barosu bu olayda taraf değildir. Danıştay da daha önce aldığı bir kararla yetkisizliğini ilan etmiştir. Yani şıracının şahidi bozacıdır. Yüz binlerce meslek liselinin geleceğine ipotek koyan bu uygulama aslında bağcıyı dövmek çabasından ziyade imam hatipler üzerinden bağın kütüklerini sökme, dini eğitime yaşama hakkı vermeme çabasından ibarettir” ifadelerini kullandı. Gayret gösterilmeden elde elden özgürlüklerin aslında kölelik sınırlarının genişlemesinden ibaret olduğunu söyleyen Ali Eröz, “Özgürlükler, ödenen bedeller ve çekilen zahmetler nispetinde kalıcı olacaktır. Özgürlüklerimizin kalıcı olması için direnişe devam edeceğiz” diye konuştu.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.