İsveçte Yerel Yönetimler
Yayınlanma:
İsveç, Türkiye ilişkileri diğer Avrupa ülkelerine göre daha sıcak düzeydedir. Bunun bir yansıması Türkiye Belediyeler Birliği ile İsveç Yerel Yönetimler ve Bölgeler Birliği (Swedish Assosiation of Local Authorities and Regions, SALAR) arasındadır. İki birlik arasında yoğun bir işbirliği bulunmaktadır.
İsveç’te eski dönemlerde fakirlere yardım bölge kilisesi (parish) tarafından yapılmaktaydı. 18. yüzyılın ortalarında ilkokulların yönetimi belediyelere verilmiştir. İkinci dünya savaşından sonra İsveç’te refah devleti gelişince, Parlamento ve Hükümet kamu hizmetlerini yapma sorumluluğunu yerel yönetimlere yüklemeyi kararlaştırmıştır. Bunun bir nedeni, yerel yönetimlerin yerel ihtiyaçları daha iyi görebilmesidir (subsidiarity, yerindelik veya yerellik ilkesi). İsveç’te il yönetimleri de (county councils) 18. yüzyıl ortalarında doğmuştur. Ekonomik, tarım, iletişim, sağlık, eğitim gibi konularda görevleri vardır.
İsveç’te 9 milyon kişi, 450 000 metrekare üzerinde yaşamaktadır. Avrupa’nın en tenha ülkelerinden birisidir. Halk, kırsal kesimden kentlere göç etmektedir. Bunun için ekonomik ve demografik şartları ülke içinde farklıdır. Başkent Stockholm’ün nüfusu 810 000’dir. Tipik bir belediyenin nüfusu 15 000 dolayındadır. Belediye nüfusları 2 100’den 810 000’kişi kadar değişiktir. İller (county) nüfusu 424 000 civarında olup, en küçüğü Gotland 57 000; en büyüğü Stockholm ili 1 981 000 nüfusa sahiptir.
Ülkedeki belediye sayısı 290 olup, belediyeler ilk ve orta öğretim, çocuk bakımı, yaşlılar ve özürlülerden sorumludur. Yine su temini, cadde ve sokakların bakımı (temizliği ve altyapı), mekansal planlama, kurtarma hizmeti, atık toplama ve işlemini yapar. 18 il yönetimi ve 2 bölge yönetiminin görevleri, sağlık hizmetlerinin yaklaşık % 90’ını oluşturmaktadır. Diğer görevleri, bölgesel kalkınma, kamu ulaşımıdır. İsveç Parlamentosu 349 üyelidir. Ayrıca yerel ve bölgesel konularla ilgili merkezi hükümet kararları il idare kurulları (the county administrative boards) tarafından alınmaktadır. Sürücü belgeleri, acil kurtarma hazırlıkları, gıda kontrolü, çevre koruma ve sosyal konularda bir dizi karar almaktadır.
Belediyelerin gelirlerinin % 68’i vergi gelirlerinden, % 12’si merkezi hükümet desteklerinden, % 4’ü belirli hükümet desteklerinden, % 7’si harçlardan, % 1’i hizmet ve anlaşma satışlarından, % 3’ü kiralardan ve % 5’i diğerlerinden oluşmaktadır. Harcamaları ise; okul öncesi faaliyetlere % 13, yaşlılara % 19, özürlülere % 11, zorunlu öğretime % 17, orta okul sonrasına % 8, diğer eğitime %4 ayrılmaktadır. Belediyelerin istihdam ettikleri personelin % 29’u okullarda, % 17’si okul öncesi faaliyetlerde, % 39’u sosyal hizmetlerde, % 4’ü planlamada ve % 11’i diğer servislerdedir. İllerin gelirlerinin büyük kısmı (% 73) vergi gelirlerinden olup hükümet destekleri % 7, sağlık destekleri % 9, diğerleri de kira ve benzerleridir. Bölgesel kalkınmaya % 3, kamu taşımacılığına ve altyapıya %5, siyasi faaliyetleri % 1 ayrılmakta, geri kalanlar sağlığa gitmektedir. Buralarda çalışan personelin % 77’si sağlıkta, % 5’i diş sağlığında, eğitim ve kültürde % 2, diğer hizmetlerde de % 16’dır.
Görüldüğü gibi İsveç’teki yerel yönetimler bizden farklı olarak sağlık ve eğitim hizmetlerini de yürütmektedir.
İsveç Yerel Yönetimler ve Bölgeler Birliği (SALAR) tüm belediyeleri ve illerin üye olduğu bir birliktir. Yerel yönetim ve yerel demokrasinin güçlendirilmesi için önemli çalışmalar yapmaktadır. Avrupa Birliğinin kararlarının % 60-70’i yerel yönetimleri ilgilendirmektedir. Bundan dolayı SALAR, Brüksel’de bir ofise sahiptir ve Brüksel’de alınan kararları veya muhtemel gelişmeleri hemen ülkesindeki kurumlarla paylaşmaktadır. Bu bakımdan Türkiye Belediyeler Birliğinin bir ofis açmasına da destek olmak istemektedir. Birlik, kriz sonrasında ekonomik iyileşme üzerinde durmaktadır.
SALAR, aynı zamanda bir işveren örgütü niteliğindedir. Yerel yönetimlerdeki iş sözleşmeleri ayrı ayrı yapılmaktadır, ancak Birlik ülke düzeyinde izlenecek genel politikayı belirlemektedir. (Türkiye’de milli gelir ve ücretler politikası izlenmediğinden, yerel yönetimlerimizde çalışanların aldıkları ücretler arasında önemli farklar vardır. Bu sebeple SALAR örneği bir yapılanma düşünülebilir)
Lizbon anlaşmasıyla Avrupa Birliği’nde yerel yönetimlerin etkisi daha da artacaktır. Bu nedenle Birlik, çalışmalarını bu alanda artırmaktadır. Türkiye Belediyeler Birliği ile ilişkileri yerel yönetimlerimize önemli katkılar sağlayacaktır.
İsveç’te eski dönemlerde fakirlere yardım bölge kilisesi (parish) tarafından yapılmaktaydı. 18. yüzyılın ortalarında ilkokulların yönetimi belediyelere verilmiştir. İkinci dünya savaşından sonra İsveç’te refah devleti gelişince, Parlamento ve Hükümet kamu hizmetlerini yapma sorumluluğunu yerel yönetimlere yüklemeyi kararlaştırmıştır. Bunun bir nedeni, yerel yönetimlerin yerel ihtiyaçları daha iyi görebilmesidir (subsidiarity, yerindelik veya yerellik ilkesi). İsveç’te il yönetimleri de (county councils) 18. yüzyıl ortalarında doğmuştur. Ekonomik, tarım, iletişim, sağlık, eğitim gibi konularda görevleri vardır.
İsveç’te 9 milyon kişi, 450 000 metrekare üzerinde yaşamaktadır. Avrupa’nın en tenha ülkelerinden birisidir. Halk, kırsal kesimden kentlere göç etmektedir. Bunun için ekonomik ve demografik şartları ülke içinde farklıdır. Başkent Stockholm’ün nüfusu 810 000’dir. Tipik bir belediyenin nüfusu 15 000 dolayındadır. Belediye nüfusları 2 100’den 810 000’kişi kadar değişiktir. İller (county) nüfusu 424 000 civarında olup, en küçüğü Gotland 57 000; en büyüğü Stockholm ili 1 981 000 nüfusa sahiptir.
Ülkedeki belediye sayısı 290 olup, belediyeler ilk ve orta öğretim, çocuk bakımı, yaşlılar ve özürlülerden sorumludur. Yine su temini, cadde ve sokakların bakımı (temizliği ve altyapı), mekansal planlama, kurtarma hizmeti, atık toplama ve işlemini yapar. 18 il yönetimi ve 2 bölge yönetiminin görevleri, sağlık hizmetlerinin yaklaşık % 90’ını oluşturmaktadır. Diğer görevleri, bölgesel kalkınma, kamu ulaşımıdır. İsveç Parlamentosu 349 üyelidir. Ayrıca yerel ve bölgesel konularla ilgili merkezi hükümet kararları il idare kurulları (the county administrative boards) tarafından alınmaktadır. Sürücü belgeleri, acil kurtarma hazırlıkları, gıda kontrolü, çevre koruma ve sosyal konularda bir dizi karar almaktadır.
Belediyelerin gelirlerinin % 68’i vergi gelirlerinden, % 12’si merkezi hükümet desteklerinden, % 4’ü belirli hükümet desteklerinden, % 7’si harçlardan, % 1’i hizmet ve anlaşma satışlarından, % 3’ü kiralardan ve % 5’i diğerlerinden oluşmaktadır. Harcamaları ise; okul öncesi faaliyetlere % 13, yaşlılara % 19, özürlülere % 11, zorunlu öğretime % 17, orta okul sonrasına % 8, diğer eğitime %4 ayrılmaktadır. Belediyelerin istihdam ettikleri personelin % 29’u okullarda, % 17’si okul öncesi faaliyetlerde, % 39’u sosyal hizmetlerde, % 4’ü planlamada ve % 11’i diğer servislerdedir. İllerin gelirlerinin büyük kısmı (% 73) vergi gelirlerinden olup hükümet destekleri % 7, sağlık destekleri % 9, diğerleri de kira ve benzerleridir. Bölgesel kalkınmaya % 3, kamu taşımacılığına ve altyapıya %5, siyasi faaliyetleri % 1 ayrılmakta, geri kalanlar sağlığa gitmektedir. Buralarda çalışan personelin % 77’si sağlıkta, % 5’i diş sağlığında, eğitim ve kültürde % 2, diğer hizmetlerde de % 16’dır.
Görüldüğü gibi İsveç’teki yerel yönetimler bizden farklı olarak sağlık ve eğitim hizmetlerini de yürütmektedir.
İsveç Yerel Yönetimler ve Bölgeler Birliği (SALAR) tüm belediyeleri ve illerin üye olduğu bir birliktir. Yerel yönetim ve yerel demokrasinin güçlendirilmesi için önemli çalışmalar yapmaktadır. Avrupa Birliğinin kararlarının % 60-70’i yerel yönetimleri ilgilendirmektedir. Bundan dolayı SALAR, Brüksel’de bir ofise sahiptir ve Brüksel’de alınan kararları veya muhtemel gelişmeleri hemen ülkesindeki kurumlarla paylaşmaktadır. Bu bakımdan Türkiye Belediyeler Birliğinin bir ofis açmasına da destek olmak istemektedir. Birlik, kriz sonrasında ekonomik iyileşme üzerinde durmaktadır.
SALAR, aynı zamanda bir işveren örgütü niteliğindedir. Yerel yönetimlerdeki iş sözleşmeleri ayrı ayrı yapılmaktadır, ancak Birlik ülke düzeyinde izlenecek genel politikayı belirlemektedir. (Türkiye’de milli gelir ve ücretler politikası izlenmediğinden, yerel yönetimlerimizde çalışanların aldıkları ücretler arasında önemli farklar vardır. Bu sebeple SALAR örneği bir yapılanma düşünülebilir)
Lizbon anlaşmasıyla Avrupa Birliği’nde yerel yönetimlerin etkisi daha da artacaktır. Bu nedenle Birlik, çalışmalarını bu alanda artırmaktadır. Türkiye Belediyeler Birliği ile ilişkileri yerel yönetimlerimize önemli katkılar sağlayacaktır.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.