İlk yarının ardından
Yayınlanma:
İyisi ile kötüsü ile ilk yarı ikinci yarının başına eklenen ilk yarının son maçları hariç tamamlandı. Gerek yayına giren maçlar, gerekse yazılı basından takip ettiğimiz kadarı ile “oh be mükemmel bir futbol izledik” diyebileceğimiz bir maçın hafızalarda kaldığını zannetmiyorum.
En azından ben hatırlamıyorum.
Televizyon yorumlarında hep Türkiye’de 3-5 takım varmış gibi davranıldığı öyle değerlendirmeler yapıldığı içinde Türkcell süper liginin kalitesi o takımların aldığı sonuçlara göre değerlendirilmekte ve takdir edilmektedir. Onlardan yansıyan sonuca göre de Türkiye’de futbolun kalitesi ölçülmektedir.
Halbuki Anadolu da oldukça güzel şeyler olmaktadır. Bir Sivasspor takımı, bir Kayserispor takımı ve bu sezon Aykut Kocaman ile iyi bir çıkış yakalayan Ankaraspor ya yok sayılmakta ya da lütfen o takımların başarılarına zaman zaman yer verilmektedir. Neden, çünkü bu takımların reyting ve trajı çok fazla değildir de ondan.
Eğer Türkiye de büyük takımlar özelliklede Fenerbahçe ve Galatasaray iyi top oynuyorsa Türkiye de futbol kalitelidir. Yoksa değildir. Bu yanlış yönlendirmeden ve değerlendirmeden önce futbol pastasından en büyük payı alan medya uzaklaşırsa belki taşlar biraz daha yerine oturur. Değerlendirmeler adil olur.
Şu konuya kimse kafa yormamaktadır. 18 süper lig takımından sadece iki tanesinin başında yabancı hoca vardır. Diğer 16 takımı ise Türk hocalar çalıştırmaktadır ki özellikle yeni nesil Türk hocalar oldukça başarılı gözükmektedirler. Bu da Türk futbolunun geleceği açısından mutlu olmamızı gerektirecek bir durumdur.
Bu arada kulüplerimizi yöneten insanlarında yeni nesil Türk hocalar gibi kendilerini geliştirerek hocaların bu başarılarına destek vermeleri ile Türk futbolu ciddi yol olacaktır. İlk yarıdaki futbolun taktik savaşı şeklinde geçtiğini oynamaya yönelik değil de oynatmamaya yönelik taktikle sahaya çıkıldığı için de oynanan futbolun seyredene zevk vermediğini söyleyebiliriz.
Türkiye’de genel futbolunlarak futbol zevk vermez iken bu ailenin bir ferdi olan Konyaspor’da nelerin olduğunu ve işin nereye gitmekte olduğunu merakla, hayretle ve birazda üzüntü ile izlemekteyiz.
Sezon başında büyük iddialar ile kurulan takımdan çeşitli nedenlerle 8-9 tane oyuncunun ilişiği kesilmektedir ki, o zaman kadroda 16 oyuncu kalacaktır. O oyuncular ile lig bitirilemeyeceğine göre 4-5 tane takıma katkı yapacak oyuncu alınmalıdır ki, bu maliyetin karşılanması, mevcut ekonomik şartlarda göz önünde bulundurulduğunda pek mümkün gözükmemektedir.
Gönderilen veya gönderilmeleri konuşulan isimlere baktığımızda bazı şeyleri anlamak mümkün değildir.
Şöyle bir bakalım; Şener, Fatih Egedik, Mustafa Er, Tehoue, Ferdi, İlker, Uğur, Kaue, Milos ve bir kısmı geçen yıl Konyaspor’a katkı yapmış oyuncular. Bir kısmı eski bulundukları takımlarda çok maçta oynamış oyuncular. Nerede ise bir takım ile yollar ayrılmakta.
Beyler siz ne yapıyorsunuz? Bir tarafta ekonomik sıkıntı ile boğuşurken bir taraftan eldeki kendini ispat etmiş oyunculardan yararlanmanın yollarının aranması gerekmez mi? Bu hareketlerinizle kulübü iyice içinden çıkılmaz bir noktaya götürdüğünüzün farkında mısınız? Kulübü bu noktaya getiren kim ya da kimler ise yarınlarda Konyaspor camiasına hesap veremeyecektir. Lütfen aklınızı başınıza toplayın, yaptıklarınızın tamamına yakını yanlıştır ve takıma zarar vermektedir. Bu bedeli ödeyemezsiniz.
Televizyon yorumlarında hep Türkiye’de 3-5 takım varmış gibi davranıldığı öyle değerlendirmeler yapıldığı içinde Türkcell süper liginin kalitesi o takımların aldığı sonuçlara göre değerlendirilmekte ve takdir edilmektedir. Onlardan yansıyan sonuca göre de Türkiye’de futbolun kalitesi ölçülmektedir.
Halbuki Anadolu da oldukça güzel şeyler olmaktadır. Bir Sivasspor takımı, bir Kayserispor takımı ve bu sezon Aykut Kocaman ile iyi bir çıkış yakalayan Ankaraspor ya yok sayılmakta ya da lütfen o takımların başarılarına zaman zaman yer verilmektedir. Neden, çünkü bu takımların reyting ve trajı çok fazla değildir de ondan.
Eğer Türkiye de büyük takımlar özelliklede Fenerbahçe ve Galatasaray iyi top oynuyorsa Türkiye de futbol kalitelidir. Yoksa değildir. Bu yanlış yönlendirmeden ve değerlendirmeden önce futbol pastasından en büyük payı alan medya uzaklaşırsa belki taşlar biraz daha yerine oturur. Değerlendirmeler adil olur.
Şu konuya kimse kafa yormamaktadır. 18 süper lig takımından sadece iki tanesinin başında yabancı hoca vardır. Diğer 16 takımı ise Türk hocalar çalıştırmaktadır ki özellikle yeni nesil Türk hocalar oldukça başarılı gözükmektedirler. Bu da Türk futbolunun geleceği açısından mutlu olmamızı gerektirecek bir durumdur.
Bu arada kulüplerimizi yöneten insanlarında yeni nesil Türk hocalar gibi kendilerini geliştirerek hocaların bu başarılarına destek vermeleri ile Türk futbolu ciddi yol olacaktır. İlk yarıdaki futbolun taktik savaşı şeklinde geçtiğini oynamaya yönelik değil de oynatmamaya yönelik taktikle sahaya çıkıldığı için de oynanan futbolun seyredene zevk vermediğini söyleyebiliriz.
Türkiye’de genel futbolunlarak futbol zevk vermez iken bu ailenin bir ferdi olan Konyaspor’da nelerin olduğunu ve işin nereye gitmekte olduğunu merakla, hayretle ve birazda üzüntü ile izlemekteyiz.
Sezon başında büyük iddialar ile kurulan takımdan çeşitli nedenlerle 8-9 tane oyuncunun ilişiği kesilmektedir ki, o zaman kadroda 16 oyuncu kalacaktır. O oyuncular ile lig bitirilemeyeceğine göre 4-5 tane takıma katkı yapacak oyuncu alınmalıdır ki, bu maliyetin karşılanması, mevcut ekonomik şartlarda göz önünde bulundurulduğunda pek mümkün gözükmemektedir.
Gönderilen veya gönderilmeleri konuşulan isimlere baktığımızda bazı şeyleri anlamak mümkün değildir.
Şöyle bir bakalım; Şener, Fatih Egedik, Mustafa Er, Tehoue, Ferdi, İlker, Uğur, Kaue, Milos ve bir kısmı geçen yıl Konyaspor’a katkı yapmış oyuncular. Bir kısmı eski bulundukları takımlarda çok maçta oynamış oyuncular. Nerede ise bir takım ile yollar ayrılmakta.
Beyler siz ne yapıyorsunuz? Bir tarafta ekonomik sıkıntı ile boğuşurken bir taraftan eldeki kendini ispat etmiş oyunculardan yararlanmanın yollarının aranması gerekmez mi? Bu hareketlerinizle kulübü iyice içinden çıkılmaz bir noktaya götürdüğünüzün farkında mısınız? Kulübü bu noktaya getiren kim ya da kimler ise yarınlarda Konyaspor camiasına hesap veremeyecektir. Lütfen aklınızı başınıza toplayın, yaptıklarınızın tamamına yakını yanlıştır ve takıma zarar vermektedir. Bu bedeli ödeyemezsiniz.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.