İstanbul'daki asansör faciasıyla birlikte iş kazaları yeniden gündeme oturdu. 'Facia' kelimesine iyice alıştık. Her gün bir faciayla uyanıyoruz. Sadece facianın yeri değişiyor.
**
Gazete olarak iş güvenliği ve sağlığına her zaman geniş yer ayırdık. Konuyu sık sık gündeme getirdik, getirmeye de devam edeceğiz. İş kazaları Türkiye'nin kanayan yaralarından sadece bir tanesi. İhmal yüzünden 10 can gitti.
**
İnşaat sektörü, Türkiye'nin en güçlü olduğu sektör. Binlerce insan zor şartlarda, yevmiyeyle çalışıyor. Çalışanların ciddi bir güvenceleri de yok. Kısa sürede çok para kazanılan bir sektör. Bu nedenle sektör, zengin olmak isteyenlerin iştahını kabartıyor.
**
İş güvenliğinin önemsenmediği bir sektörden bahsediyoruz. Her şey daha çok para kazanmaya göre şekilleniyor. Rant için her şey mübah görülüyor. Belediyelerin imar bölümlerinde, kapalı kapılar ardında ne dümenler dönüyor. Rüşvet alındığı da iddialar arasında.
**
Son 5 yılda iş kazalarında bin 754 inşaat işçisi hayatını kaybetti. Kazalarda Türkiye Avrupa birincisi. Türkiye, bir cep telefonuyla konuşmada bir de kazalarda birinci oluyor. Diğer branşlarda son sıralardayız. En son Milli Takım'ın uğradığı hezimet futboldaki durumumuzu anlatıyor.
**
Çok sayıda Türkiye firması komşu ülkelerde faaliyet gösteriyor. Ancak ilginç olan bu firmalar dışarıda iş güvenliği noktasında rekor kırıyor. Ne hikmetse orada iş kazası yaşanmıyor. Kimse ölmüyor.
**
Demek ki isteyince oluyor. Türkiye'de gerçekleşen inşaat kazalarında her yıl yüzlerce kişi ölürken müteahhitlerin yurtdışında yaptığı inşaatlar ise iş güvenliğinde dünya rekoru kırıyor. Çünkü dışarıda yaptırım var.
**
Kazaları önleme noktasında alınan tedbirler de, verilen cezalar da işe yaramıyor. Soma'da 301 kişi hayatını kaybetti. İstanbul'da 10. Bu örnekler her geçen gün biraz daha artıyor.
**
Nedense bu ve benzeri toplumsal meselelerde üniversiteler derin bir sessizliğe bürünüyor. Selçuk Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi, Mevlana Üniversitesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi öğretim üyelerinden çıt çıkmıyor. Hocalar, kariyer derdinde herhalde.
**
Ali Çınar döneminde İnşaat Mühendisleri Odası Konya Şubesi ve M. Serdar Işık döneminde ise Mimarlar Odası Konya Şubesi'nden açıklamalar gelirdi. Eski başkanlar, sorunları tespit eder, çözüm önerileri sunardı. Ancak yeni başkanlar iş bağlantıları nedeniyle galiba etliye ve sütlüye karışmak istemiyor.
**
Konya'da çok sayıda inşaat firması var. Her yıl yüzlerce dev binalar dikiliyor. Yine her yıl onlarca inşaat işçisi de hayatını kaybediyor. Kimse duymadan üstünü örtüyorlar olayların ve inşaatlarda hayatını kaybedenlerin. Bazı firmalar ise, iş güvenliğine büyük önem veriyor. Ancak bazıları bu konuyu duymak bile istemiyor.
**
İş kazaları kader olmaktan çıkmalı. Dışarıda önlem alındığı için kimse ölmüyorsa, içeride de ölümlerin önüne geçilebilir. Cinayetlere dur demenin zamanı geldi.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.