Her eve lazim

Kocaman’ın Gençler karşısına çıkardığı kadroyu görünce kısır bir müsabaka izleyeceğimiz maç başlamadan belli olmuştu.

Ancak Torku Konyapsor, bu sezon maçların büyük bölümünde az gol atıp az gol yediği için, değişen çok şeyin olmayacağının da farkındaydık.

Kabze, Djalma, Torje gibi gole yakın isimler kulübede beklerken, Ali Turan ve Vukoviç’in yokluğunda Aykut Hoca, Recep Aydın, Volkan Fındıklı, Özgür Özkaya, Kokaloviç’e şanş verdi.

Gençlerbirliği karşısında oynadığı futbol ile “ben burdayım, her takıma benim gibi futbolcu lazım” diyen biri vardı. Mehmet Güven…

Bana göre ligin en iyi beş görev adamından biri o. Top çalıyor, atak kesiyor/yavaşlatıyor, ikili mücadelelerin büyük bölümünde galip çıkan taraf oluyor, görev bölgesini terk etmiyor, rakibe rahat oynayacak alan vermiyor, üçüncü bölge hariç sahada basmadık yer bırakmıyor, topu oyuna çabuk ve isabetli sokuyor.

Mehmet Güven’in son haftalardaki istikrarlı futbolu şapka çıkartıyor. Belki kimileri bunun farkında bile değil ama bir takımın böyle futbolcuları yoksa başı çok ağrır. Yıllardır gittiği her takımda alternatifi olmayan Fenerbahçeli Mehmet Topal gibi…

Gençlerbirliği maçı izlenimlerimden önemli olduğunu düşündüğüm bir başka konu ise, oynamayan fubolcuların form durumu. Kulübeye abone olmuş futbolcular için kendilerini hazır tutmak kolay değildir. Ama özellikle genç futbolcuların inatla kendilerini hazır tutmaları gerekir. Şans kapıyı çalınca diri, istekli, mücadeleci futbollarını sergilemeleri kendileri açısından önemlidir. Ancak forma bekleyenlerin bu şansı malesef yeterince iyi kullanamadıklarını gördük. Aykut Hoca bir daha bu şansı onlara verir mi bilinmez, lakin şu bir gerçek ki, sakatlık ya da ceza nedeniyle bir maçta forma giyip o formayı ömürlerinin sonuna kadar taşıyan futbolcuların olduğunu da unutmamak gerekiyor. Daha doğrusu fırsat bekleyenlerin bunu unutmaması gerekiyor.

Diğer taraftan, sistem tıkıt tıkır işlemeye başlayınca kimi oynattığınızın bir önemi kalmıyor. Gençler karşısında alınan üç puan bize bunu gösterdi. Tribünde taraftar ‘nasıl olsa biri çıkar yazar golünü ve biz bu karşılaşmada kazanan taraf oluruz’ özgüvenini yaşamaya başladı. Kazanmaya alışan futbolcular da hemen hemen aynı kafada hareket ediyorlar.Nitekim üç değişiklik oyunun kaderini Torku Konyaspor lehine değiştirek bir basamak yukarı çıkmamızı sağladı. Bu başarı da birinci planda teknik direktörümüzün katkısının olduğu muhakkak.

Oynanan futbola gelince; kazanmak güzel…Emeği geçen  herkesin ayağına aklına sağlık. Minnettarız…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi