"Hele Biraz Daha İnsanlar Ölsün, Biraz Kalkınalım Mantığı Var"

"Hele Biraz Daha İnsanlar Ölsün, Biraz Kalkınalım Mantığı Var"

İş Sağlığı ve Güvenliği Danışmanlık Eğitim Mühendislik Hizmetleri (İSGDEM) Genel Müdürü ve A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Mesut Toraman, iş sağlığı güvenliği açısından taşeron sisteminin çok büyük bir sorun olduğunu belirterek,...

İş Sağlığı ve Güvenliği Danışmanlık Eğitim Mühendislik Hizmetleri (İSGDEM) Genel Müdürü ve A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Mesut Toraman, iş sağlığı güvenliği açısından taşeron sisteminin çok büyük bir sorun olduğunu belirterek, bu sistemin kaldırılmamasını eleştirdi. Toraman, “‘Bir şey olmaz, hele biraz daha insanlar ölsün de biraz kalkınalım mantığı var.” dedi. Toraman, İstanbul’da 10 kişinin ölümüne yol açan asansör kazası içini ise, “25 Nisan 2013 günü düzenleme kabul edilseydi, elektronik ortamda asansör kontroller yapılsaydı, o asansörün her ay bakımının onayının yapılması gerekiyordu. Periyodik olarak da denetlenmesi ve bakanlık tarafından izleniyor olması gerekiyordu. Bu olmadı, şimdi bunun denetimini kim yaptı, iyi mi yaptı, kötü mü yaptı bunun peşine düşüyoruz, kusura bakmayın bulamazsınız sorumluyu… Bu konuda unutturulmak istenecek, en garip gördüğümüz kimse onu da tutuklayacağız. Asıl suçlular, lobiler devam edecek.” ifadelerini kullandı.

Cihan Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan Toraman, İstanbul’da geçtiğimiz günlerde meydana gelen ve 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör kazasını değerlendirdi. Kazanın ardından, ‘suçlu bulunacak, gereği yapılacak’ şeklinde açıklamalar yapıldığını ve günah keçisi arandığını belirten Toraman, “Bugün haberlerde, şu kadar kişi gözetim altına alındı’ şeklinde haberler var ama bunlar kamuoyu baskısını hafifletmek için yapılıyor. Sorun yalnız bir asansör denetimsizliği, yalnız Türkiye’deki asansörle ilgili mevzuat konusu değil. Sorun, 10 yıldır yerleştirilmeye çalışılan iş sağlığı güvenliği ile ilgili sistemin yürüyememesi.” dedi.

“TOKİ’YE RAĞMEN İŞ GÜVENLİĞİ SAĞLAMAK MÜMKÜN DEĞİL”

Sektörde faaliyet gösteren TOKİ’ye rağmen özellikle inşaat sektöründe iş güvenliği sağlamanın mümkün olmayacağına dikkat çeken Toraman, şöyle konuştu: “Devletin bütün denetim mekanizmalarını baypas edecek şekilde, imar yasalarından iş güvenliği denetimlerine kadar böyle bir mekanizma içerisinde bunu yapma imkanınız yok. Daha da acısı ve önemlisi, siz işverenden maaşınızı alacaksınız, işverenin kusurlarını, eksikliklerini zamanında yerine getirmeyi diye bakanlığa şikayette bulunacaksınız. Bunu yapabilir mi uzman, mümkün değil. Eğer uzmanlardan bir denetim, bakanlıkla işbirliği yapan kişiler olarak görmek istiyorsak, işveren SSK primlerini öderken, bir payı da bakanlık fonuna alacak, işverenin bu hizmeti alıp almamasına bırakmadan, hak ediş olacak iş güvenliği uzmanlarına ödeyecek.”

“İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI GÖREVLENDİRME SAATİ AYDA 37 SAATTEN BİR SAATE DÜŞÜRÜLDÜ”

Toraman, en büyük sıkıntıyı ise şöyle açıkladı: “Siz 10 yıl evvel ortak sağlık güvenlik birimi kurmak isteseydiniz, bakanlık yönetmeliğe koymuştu, A sınıfı iş güvenliği uzmanı yada işyeri hekimi olmanız gerekiyordu. Yani 657 tane A sınıfı işyeri uzmanı olduğu gün bu şartı getirmiştiniz. Bugün 25, 30 bin bu nitelikte eleman var ama hiçbir şart yok. Burada para var, burada kar var diye sektöre giren binlerce insan var. Örnek olarak, 5 tane çalışanı olan inşaattaki bir taşeron, o günkü yönetmeliğe göre ayda 37 saat iş güvenliği uzmanı görevlendirmesi gerekirken, bugün ayda yalnızca bir saat görev vermesi gerekiyor yönetmeliğe göre. Oysa o gün 657 uzman olduğu gün siz 37 saat hizmet yoğunluğu getirilirken, bugün 37 saati 137 saate çıkarmanız gerekirdi, çünkü 120 bin uzman var. Bu şunun için yapılıyor. Ne kadar uzman, ne kadar OSGB olursa, o kadar bu iş ucuzlar. Ucuzlarsa da kalite düşer.”

“BİR ŞEY OLMAZ, HELE BİRAZ DAHA İNSANLAR ÖLSÜN DE BİRAZ KALKINALIM MANTIĞI VAR”

Torba yasada taşeron sisteminin kaldırılmayıp aksine yaygınlaştırılmasına değinen Toraman, durumun vahametine dikkat çekti. Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in, ‘Taşeron sistemi işçinin sömürü düzenidir’ dediğini hatırlatan Toraman, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunu kaldırmak için çok mücadele etti. Demeçleri oldu, taslaklar hazırladı, bakanlar kuruluna götürdü ama kendi bakanlarına, hükümetine kabul ettiremedi. Onun için bu olay, yalnız bakanın, hükümetin, işverenin altından kalkacağı bir sorun değil. Bu ulusal bir sorun haline geldi, herkesin katkısına ihtiyaç var. Eminim, taşeron sisteminin, iş sağlığı güvenliğinin en önemli sorunu olduğunu sayın bakanımız da çok iyi biliyor, herkes çok iyi biliyor. Burada korkulan, biz acaba, inşaatlarda çalışan taşeron bir milyon işçi var, bunları kızdıracak, işsiz bırakacak, ekonomik krize yol açacak bir adım atar mıyız diye endişe var. ‘Bir şey olmaz, hele biraz daha insanlar ölsün de biraz kalkınalım mantığı var gibi geliyor, ne yazık ki bu.”

“KANUN 5 SENE BAŞBAKANA GİTTİ GELDİ, 11 KİŞİ YANINCA MECLİSE GÖTÜRÜLDÜ”

Bakanların sosyal taraflara gönderdikleri kanun ve yönetmelik taslaklarının çok güzel olduğunu ancak bunlar bakanlar kurulu yada meclisten geçerken ters yönde rötuşa uğradığını ifade eden Toraman, şu uyarıyı yaptı: “Hatırlayın, 2008’in sonunda Türkiye İş Sağlığı Güvenliği Konseyi’nin hedeflerinin başında gelen bir kural vardı, müstakil bir kanunu 2008’in sonuna kadar çıkartacağız. Güzel bir taslaktı, gitmişti de bu taslak. 2012’ye kadar, o lobilerin etkisi ile başbakanlık ile bakanlık arasında gitti geldi, bir türlü meclise gitmedi. Ne zaman gitti, 11 kişinin çadırda yandığı gece gitti. İşte o gece giderken, direnç gösteren gruplar biraz rötuş yaparak gönderdiler, biraz da komisyonlarda rötuşa uğruyor, çıkıyor. Çıktıktan sonra da zaman içinde torba kanun yada yönetmeliklerle geriye gidiyoruz.”

“ASANSÖR DÜZENLEMESİ 2013’TE GEÇSEYDİ, O ASANSÖR HER AY DENETLENECEKTİ”

Asansörleri ilgilendiren düzenleme örneğini veren Toraman, “Geçen sene 25 Nisan 2013’te yayınlandı. Denildi ki ‘bundan sonra bütün kaldırma araçlarını denetleyenler elektronik ortamda yapacak bunları, ben bakanlık olarak denetleyeceğim, bunlara yetki vereceğim, bu alt yapıyı da oluşturmak için bir geçici madde koyup bunu bir yıl sonra yürürlüğe alacağım’ dedi. Ne oldu biliyor musunuz, 2 Mayıs günü resmi gazetede bir yönetmelik değişikliği gördünüz, o bir 3 oldu. Şimdi siz bir yılda hazırlık yapacağım diyorsunuz, şimdi üç yıl diyorsunuz. Ne yapacaksınız ki 3 yıl ihtiyacınız var. Yani yapıyormuş gibi görünme, Avrupa’nın baskısı, böyle kazalardan sonra kamuoyunun baskısı ile getiriyoruz ama geçici madde ile işi devamlı erteliyoruz. Bu yürürlüğe girseydi, yani 25 Nisan günü elektronik ortamda bu kontroller yapılsaydı, o asansörün her ay bakımının onayının yapılması gerekiyordu. Periyodik olarak da denetlenmesi ve bakanlık tarafından izleniyor olması gerekiyordu. Bu olmadı, şimdi bunun denetimini kim yaptı, iyi mi yaptı, kötü mü yaptı bunun peşine düşüyoruz, kusura bakmayın bulamazsınız sorumluyu. Sorumlu yok. Çünkü ‘ben o asansörün bakanını dün yaptım, bugün bozuldu’ derim işin içinden çıkarım. Bu konuda unutturulmak istenecek, en garip gördüğümüz kimse onu da tutuklayacağız. Asıl suçlular, lobiler devam edecek.” diye konuştu.

Türkiye’de 400 bin asansörün kırmızı etiketli olduğunu, kullanılmaması gerektiğini belirten Toraman, “Siz de bir yere gittiğinizde asansöre binip hayatınızı kaybedebilirsiniz, çocuğunuzu kaybedebilirsiniz” uyarısını yaptı. CİHAN

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.