Hayatın İçinden Kısa Kısa - 28

ADEM (as) RABBİNE HALİNİ NASIL ARZ ETTİ?;

“Ya Rabbi, bana iblis sataştı. Onun sataşmasına, seninle engel olabiliyorum.” Cenabı Hak buyurdu ki; “ Senin soyundan gelen her çocuğa, koruyucu bir melek vereceğim. Şeytanın mekrinden (hilesinden) hatta kötü arkadaşın mekrinden koruyacaktır.”

Âdem (as) daha da istedi, Allah (cc) buyurdu ki; “ Bir iyiliğe on misli ecir ve kötülüğüne, bir, yazarım hatta onu da yok ederim.”

Âdem (as) daha da artır, Allah (cc); “ Ruh cesette bulunduğu sürece, tövbeleri makbul olacaktır.”
Âdem (as) daha da artır, Allah (cc); “ De ki, ey nefislerini boşuna harcayan kullarım, Allah’ın (cc) rahmetinden ümidiniz kesmeyin. Allah (cc) bütün günahları bağışlar. Çünkü o günahları bağışlayandır. Merhamet sahibidir.”

Özetle: Âdem (as) atamız istedi de, istedi. Rabbimiz her istediğinde verdi de verdi. Verdiklerini artırdı.
Şunu da unutmayalım ki, bunları gören şeytan, üzüldü. Bu sefer hile yolları aradı. Allah (cc) adıyla bizi kandırmaya çalıştı. Bizim kulağımıza fısıldıyor ki, ‘ Allah (cc) nasıl olsa, affeder.’ Sakın ola ki, şeytanın bu hilesine aldanmayalım. Ey reca, (ümit ) Ey havf ( korku) neredesin? Biz neredeyiz?
Ya Rabbi, sen ne dersen o olur. Son söz senin. Bizi şeytanın şerrinden, cinlerin şerrinden, kötü insanların şerrinden koru. Âmin.

NAMAZDA HUŞU VE HUZURU NASIL BULABİLİRİZ?;

Cevabı, aşağıdaki yazıda:
Namazın kabulünün şartlarından biri de, namazda huzur ve huşu yakalamaktır. Akıl başka yerde, kalıp huzurda olursa bu çok eksik olur. Vazifeden kurtuluruz belki ama arzu edilen manevi dereceyi kazanamayız. Namaza durup, tekbir aldığımız an, dünyayı elimizin arkasına atıp, Rabbimizin huzurunda olduğumuzu fark etmeliyiz. Bu hali eksik yapanlar için, şöyle bir kıssa anlatılır;

“Suçlu birisi, af istemek üzere sultanın huzuruna çıkmak istedi. Kapıya gelince, yanındakilere dese ki, ben çarşıya gidiyorum. Siz benim yerime, özür dileyin. Bu hal sultana saygısızlıktır. Bu adamın hali, namaza durup, aklı çarşıda pazarda olan kişinin hali gibidir. (İmam Tirmizi) Onun için, fıkıh kitaplarımızda namaz için, usulüne uygun azami riayet ederek abdest alın. Tekbirden sonra, secde mahallinin dışına bakmayın. Tadil-i erkâna riayetle, rükû ve secdeyi ağır ağır yapın. Okumaları dikkatle yapın ki, kimin huzurunda olduğunuzu unutmayın.

Peygamber Efendimiz (sav) mescitte. Biri geldi, namaza durdu, acele ile rükû ve secdeleri yaptı, selam verdi. O zatı, Peygamberimiz (sav) çağırdı. Namazının olmadığını, tekrar kılmasını istedi. Tekrar kıldı. Tekrar çağırdı, yine olmadı dedi ve arkasından, “Allah’ın (cc) huzuruna çıktığınız zaman, acele etmeyin. Gözleriniz secde mahallinde olsun. Ayetleri yavaş yavaş okuyun. Rükû ve secdeleri ağır ağır yapın. Dışarıdan biri bakınca, sizin namazda olduğunuz fark etsin.” Sahabi 3 defa namazını kıldı ve tamamladı. Resul Allah Efendimiz (sav), bundan sonra böyle kılın" dedi.
Rabbimiz, hepimize namaz kılmanın manevi zevkini versin. Âmin.

Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Veysel Candan Arşivi

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 27

02 Mart 2026 Pazartesi 10:18

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 26

01 Mart 2026 Pazar 10:39

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 25

28 Şubat 2026 Cumartesi 00:10

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 24

27 Şubat 2026 Cuma 10:29

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 23

26 Şubat 2026 Perşembe 10:32

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 22

25 Şubat 2026 Çarşamba 10:06

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 21

24 Şubat 2026 Salı 11:20

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 20

23 Şubat 2026 Pazartesi 10:08

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 19

22 Şubat 2026 Pazar 10:18

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 18

20 Şubat 2026 Cuma 10:01