Veysel Candan
Hayatın İçinden Kısa Kısa - 238
KADERE İMAN
Allah (cc) dostları şöyle dediler; 1-) Kimsenin kaderine gülme 2-) Kimsenin nasibini küçümseme 3-) Kimsenin kusurunu ayıplama 4-) Kader kalemi hala işliyor. Kimi güldüğü ile kimi de küçümsediği ile kimi de kınadığı ile imtihan oluyor.
İnsanoğlu dünyaya gelmeden kaderi yazıldı. Kendisinden alemi ervahta Ben sizin Rabbiniz değil miyim sorusuna muhatap oldu. Evet Sen bizim Rabbimizsin sözünü verdi. Daha doğrusu hep verdik. O verdiğimiz sözde durma zamanı.
Kimseyi ayıplamayalım. Kimsenin kusurunu aramayalım. Allah’ın (cc) bize yazdığı kadere sonsuz razı olalım. Kurtuluş ondadır.
RABBİMİZE GÜVENİMİZ SONSUZ ELLERİMİZİ AÇTIK GÜNAHKÂR HALİMİZLE DUA EDİYORUZ
Salih bir zata sohbetinde şöyle buyurdu. Namazı kendim kılıyor sanıyordum. Meğer o (Allah (cc)) beni huzuruna kabul ediyormuş. İbadetle çok meşgul olan abid bir zat çok oruç tutuyor. Farzlardan sonra çok nafile namazlar kılıyordu. Bir gün gece teheccüd namazında tesbih çekerken şeytan musallat oldu. Kendisine yıllardır ibadet ediyorsun hiç cevap alamadın. Boşuna zikrediyorsun. Adam bu vesveseden etkilendi. O gece zikri bıraktı. Gece rüyasında Hızır (as) gördü. Hızır (as) ona niye zikri terk ettin? Adam cevaben o kadar zamandır zikrediyorum. Hiç cevap alamadım. Acaba ben günah mı işliyorum? Allah’ın (cc) huzuruna çıkmaya layık mı değilim diye korktum. Hızır (as) cevap verdi. Yanlış düşünüyorsun. Allah (cc) seni andığı için huzuruna alıyor. Seni anıyor sen de Rabbini zikrediyordun. Adam hatasını anladı. Zikrine devam etti. Bu olaydan anlaşılıyor ki Allah (cc) bir kulu hayırlı işlerde kullanıyorsa Rabbi onun seviyor demektir. Siz siz olun sakın zikirden tesbihattan uzak durmayın. Çünkü hepimiz emanetçiyiz. Dünyaya imtihan için geldik. Birçok nimetlere kavuştuk. Nankör olmak akıllı adam işi değildir. Şunu kesin bilelim ki gecenin bir saatinde abdest aldık. Kıbleye döndük. 2 rekât namaz kıldık. Boynumuzu büktük. Gözümüzden de fazla değil 2 damla yaş damladı. Mahşerde hesap görülürken teraziye düşen 2 damlanın ağırlığı çok fazladır. Her şeyi değiştirebilir. O anda Kelime-i Tevhit çektiniz. Şehadet getirdiniz. Terazi lehimize ağır basacaktır. Denemesi çok zor değil. Maliyetli de değil yeter ki niyet edelim.
SOYSUZ HAİN NANKÖR BİR YAZARA CEVAPTIR
Adam yıllardır bir gazetenin köşesinde yazıyor. En son yazısında şöyle bir cümle kurmuş. Osmanlı benim ceddim değildir. Tabi siz de görünce hayret ettiniz. Ecdanın fethettiği İstanbul’da boğazda oturuyor. Şehrin nimetlerinden istifade ediyor. Öyle olduğu halde nankörlük ediyor. İnsan böylelerini okuyunca görünce yazmadan edemiyor. Aslında bunlar ecdada düşman olduğu gibi İslam düşmanıdırlar. Onun reddettiği benim ecdadım Osmanlı İslam konusunda öylesine samimi idi ki adeta kendi varlığını İslam’la özdeşleştirmiştir. Ülkesinin adı Osmanlı değil Memâliki İslamiye idi. Hükümdarının adı Padişah-ı İslam idi. Ordusunun adı Asâkiri İslam’dı. Din adamının adı Şeyhül İslam’dı.
Hal böyle olunca adamın düşmanlığı İslam’a ama açıktan yazarsa tepki göreceğinden korkarak reddi miras yapıyor. İt ürür kervan yürür. Moralimiz bozulmasın. Her dönemde böyle ebu leheb ebu cehil tipi sureta insanlar eksik olmuyor.
O reddi miras yaptığı Osmanlıdan bir tek örnek verelim: 9 yaşında hafız oldu. 14 yaşında padişah. 19 yaşında yedi dil bilen ve 21 yaşında İstanbul’u fetheden Peygamber (sav) övgüsüne nail olan kişi Fatih Sultan Mehmet handır. Son cevabımız bu olsun.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.