Güneşin Rengi

Güneşin rengi aslında yedi renkten oluşmaktadır. Biz bunu tek renk olarak görür ve algılarız. Bir cam pirizmayla güneşin renklerini ayırdığımız zaman yedi rengi görmek mümkündür.

İlkbahar ve yaz aylarında yağan bereketli yağmurlardan sonra gökyüzünü aydınlatan güneşin yedi rengini kapsayan bir yarım ay şeklinde güneş ışınları yansır. Seyretmesi de insana bir hoş duygular yumağı yansıdır. Yağmur tanecikleri pirizma vazifesi yaparak güneş ışınlarını bir birinden ayırmaktadır. Gözümüze hoş gelen gönlümüze de bir ferahlık verir, değişik bir manzarayla karşılaşırız. Gökyüzü bize bir buse gönderiyor mu havası eser içimizde.
Güzel sanatların kolları olan müzik, resim, şiir, fotoğrafla ilgilenen, güzel şiir okuyan, güzel hikaye anlatan, güzel masal dinlememizi sağlayan kişiler vardır. Bu insanlarımıza da “Renkli kişiler” şeklinde bir yorum yaparız. Giydikleri elbiselerin renkliliği ile değil takdıkları kıravatların rengi ile değil bu insanlarımıza renkli insanlar dememizin sebebi. Bu güzel sanatlarla uğraştıkları için renkli kişiler sözünü kullanırız.
Renksiz kişilerde var mı?
Olmaz olur mu. Güzel sanatların hiç bir koluyla ilgilenmez, kafasını “Deve kuşu” gibi kuma gömmüş, ha varlığı, ha yokluğu olan kişilere de renksiz kişiler demek zorunda kalırız.
Renkli kişilikleri olanlar çevrelerine ışık saçarlar, renklendirirler, toplumun her kesiminden saygı görürler, sevilirler.
Renksiz kokusuz dediğimiz kişiler ise çevreleriyle ilişkilerini koparmışlardır. Onlar için çevrelerinin hiç bir önemi yoktur. Çevrelerine hiçbir şey vermezler, ancak ve ancak kendilerini düşünürler. Böyle kişiler de çevrelerinden saygı göremezler, sevilmezler, toplum onlardan, onlar da toplumdan uzaklaşırlar. Birbirlerini iten “mıknatıs” uçları gibi birbirlerini iterler.
Renkli kişilerin oluşturudğu bazı topluluklar vardır. Bunlar daima çevrelerine “bir ampulden” çıkan ziyalar gibi ışık saçarlar, renklendirirler, renkli kişilerin topluluğudur bu kuruluşlar, aynen güneş ışınlarının birleşip bir renk haline bize yansıdığı gibi ayrı ayrı renklerden oluşmalarına karşılık bir ışık kümesi halen de tek bir görüntü verirler. Düşünceleri, görüşleri, hal ve hareketleri ayrı ayrı olmalarına rağmen, birlik ve beraberlik içinde hareketle biz onları tek ışık halinde görürüz.
Renkli kişiliğe sahip olanlar renkli düşünürler, ufukların da renkli renkli görüntüler vardır. Geniş açıdan, geniş bir perspektiften olaylara baktıkları için de kazanma şansları çok kuvvetlidir.
Renksiz, kokusuz düşünen insanlar niçin başarılı olamaz? İşte sorun da burada yatmaktadır. Bu tür insanlar sorunu çözdükleri zaman renkli düşünmeye başlamış olacaklardır. Fakat bir türlü renkli düşünemedikleri için de başarısız olmaya mahkumdurlar.
Günümüzden yaklaşık 40 yıl önce düzenlenen Aşıklar Bayramında bir aşık şu güzel sözleri  söylemişti:
“İnsan var portakalı soyamaz
İnsan var yumurtayı soyar”
Bu sözler o insanın manevi yönünü de yansıtıyor.
Bazı insanlar var eline verdiğiniz portakalı soyamaz, bazı insanlar var ki, o da pişmemiş yumurtayı soyar, size teslim eder. İnsandan insana fark vardır.
Mevlana’nın bir sözüyle bugünkü yazımı noktalayayım:
“Çok insanlar gördüm üzerlerinde elbise yoktu
Çok elbiseler gördüm içinde insan yoktu.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi