Sizlerden Biri
Gecelerin Sırrı (2) (Mutlaka Okuyun-Sırlara Vakıf Olun)
Allah (cc) et-Tin (6) da buyurdular ki; “İman edip, Salih amel işleyenler için eksilmeyen, devamlı bir ecir-sevap vardır.”
Müfessirlerimiz bu ayeti izah ederken; “Nafile ibadetlere devam eden müminlere, yolculukta/ hastalıkta veya yaşlılıkta yapamadığı zaman, aynı yapmış gibi sevap vardır. Hatta bedeni amel edemez olduğunda, yine sevap vardır. Hatta vefat ettikten sonra bile, ona ecir vardır. Bu lütuf, sonsuza kadar devam eder.”
Peygamberimiz (sav); “ Farzlardan sonra, en faziletli namaz, gece kalkarak kılınan namazdır.”
Yine Allah Resülü (sav) buyurdu ki ; “ Cebrail (as) bana geldi ve şöyle dedi: Hiç şüphe yok ki, müminin değeri, teheccüd-gece namazındadır.”
Amr b. Abese (ra) şöyle anlattı; “ Peygamberimize (sav) sordum. Faziletli bir vakit var mıdır? Peygamberimiz (sav) cevaben, evet vardır. Rabbin kula en yakın olduğu zaman, gecenin son kısmının ortasıdır. Eğer o saatte, Allah’ı (cc) zikreden kimselerden, duaya gücü yeten dua etsin. Çünkü namaz o saatte meşhuttur. Melekler de o saatte hazır bulunurlar.”
Allah Resulü (sav) bütün ümmetine, teheccüd – gece namazını tavsiye etmiş. Özellikle, yakınlarından başlayarak, geceleri kapılarını çalmış ve uyandırmıştır.
Şöyle bir hatıra anlatılır: “ Peygamberimiz (sav), bir gün Hz. Ali (ra) ve Hz. Fatıma’nın (ra) kapısına geldi. Gece namazına kalkmayacak mısınız? Diye uyandırdığı, tarihi kayıtlarda sabittir.”
Müfessir Kadi Beydavi (ks) bu konuda şu bilgiyi veriyor; “ Beş vakit namaz, farz kılındıktan sonra, gece namazı ümmete sünnet haline gelince, Peygamberimiz (sav), evlerinden çıkar, sahabe evlerinin arasında dolaşır, evlerden arı kovanı gibi kıraat, zikir ve tesbih sesleriyle uğuldar bir halde bulurdu.”
Bir adam, İbrahim b. Edhem’e (ra) geldi. Gece namaza kalkamıyorum, bana bir çare öğret; Cevap, gündüzleri Allah’a (cc) isyan etme. O, seni geceleri huzurunda durdurur. Geceleyin, onun huzurunda bulunmak, büyük bir şereftir. Günahkârlar bu şerefi hak edemezler.
Fudayl b. İyad (ks) buyurdular ki; ” Allah (cc), geceleyin kullarına şöyle seslenir: Gündüzleri beni sevdiğini söyleyenler, nerede? Herkes sevdiği ile beraber olmak istemez mi? Şu anda, ben, benimle konuşan ve bana seslenen, dua eden dostlarıma nazar etmekteyim. Yarın, cennetimde onların gözlerini aydınlatacağım.”
Resulüllah (sav), geceleri sabaha kadar, ibadetle geçirir. Hasta ve rahatsız oldukları zaman, oturarak namaz kılarlardı. İslam ordusu, Tebük seferinde, bu uzun yolculukta bile gece namazını terk etmedi.
Aynı yolu takip eden büyük veli Bişr’i Hafi (ks) hz.lerine ölümüne yakın, biraz dinlenseniz, diyenlere cevaben, gelmiş geçmiş hataları affedildiği halde, ayakları şişinceye kadar, namaz kılan Peygamber Efendimiz (sav) varken, bir tek günahının bile bağışlandığını bilmeyen ben, nasıl uyurum?
Sonuç olarak diyebiliriz ki, seherler, birçok saklı manevi zevklerle doludur. Bizlerin tesbihat ve zikirle, Rabbimizle buluşma zamanıdır. Bu zamanda bulunanlara ne mutlu.
Hoşça Kalın. Allah'a emanet olun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.