Gazzeyi Bu Hale Getirenler Utansın
Havadan taarruz, karadan yapılan çıkartma ile desteklendi. İsrail birlikleri resmen Gazze sokaklarında insan avına çıktılar. Her yer yakıldı yıkıldı ve kapılar kırılarak evlere ve iş yerlerine zorla girildi ve içerdekilere zalimce davranıldı.
Siz bombardıman süresinin kısa olduğuna bakmayın, Şimdiki vasıta ve silâhlarla kısa zamanda çok iş yapılır. Yüzyıl öncesinin savaşlarına göre şimdiki vasıtaların sürati ve silâhların imha gücü dikkate alınırsa üç hafta çok uzun bir süre sayılır. Şimdiki savaş uçaklarının hızı, topların ve füzelerin uzun mesafeli ve yaygın tesir gücü, atılan bombaların feci şekilde öldürücü özelliği Gazze bombardımanı kısa sürdü dememize manidir.
Zamanımızın üç haftalık savaşını geçmişin üç aylık, hattâ üç yıllık savaşına bedel kabul etmek ve öyle değerlendirmek mümkündür. Yahudi Siyonizm’inin sembolü haline gelen İsrail Devletinin Gazze’ye üç haftada verdiği zararı ve tahribâtı eski usûl savaşlarla ve malzeme ile üç yılda veremezsiniz. Bu bakımdan İsrail ordusunun Gazze’ye saldırısını değerlendirirken üç haftalık kısa bir zaman ne olacak ki diyemeyiz.
Bu üç haftada Gazze’de neler olmadı ki. Bu kısa zamanda dört yüzü sırf çocuk olmak üzere binlerce insan hayatını kaybetti. Çocuklarının kanlı bedenleri üzerinde can veren anneler, mezarlara yavrularıyla birlikte gömüldüler. Sağ kalan çocuklar çadırlarda açılan okullarına gitmeye başladılar. Savaşta kaybettikleri arkadaşlarının boş kalmış sıralarıyla, hasretiyle ve acılarıyla. Sağ olsalardı onlar da arkadaşları gibi okullarına gideceklerdi. Bu korkunç çocuk katliamından yalnız İsrail değil faciayı büyük bir vurdumduymazlıkla seyreden dünya da suçlu. Gazze’de 200 okula sahip olan ve bu okulları İsrail’in saldırısından kurtaramayan BM’de suçlu.
Belki okullar yeniden yapılacak ve açılacak, ama bu savaşta hayatlarının baharında, beşikte ve anne kucağında can veren taze bedenleri hiçbir güç ve yardım geri getiremeyecek. Cephede savaşarak can veren, istiklal ve hürriyeti için kanını akıtan kimselerle aile ve toplum övünç duyar. Onları hatırladıkça manen güç kazanır, vatan topraklarının kutsallığını hatırlar. Savaş nedir, cephe nerededir bilmeyen, İsrail tanklarını sokaklarda dolaşırken koca koca oyuncak zanneden bu çocuklar, hatırlandıkça ıstırap artacak ve intikam duyguları kabaracak. Hiçbir güç bu işin hesabını İsrail’den soramazsa, eninde sonunda her şeyi gören ve bilen Allah soracak.
Gazze’de çatısı altına girilebilecek sağlam bina kalmadı. Askeri binalar, camiler, okullar, hastaneler ve sosyal tesisler yok edildiği gibi meskenler de yerle bir edildi. Camiler kubbeleriyle, halılarıyla, çoğu zaman cemaatiyle; okullar sıralarıyla, kütüphaneleriyle, çoğu zaman öğrencileriyle; hastaneler cihazlarıyla, ambulanslarıyla, çoğu zaman hastalarıyla; fabrikalar, işyerleri mallarıyla, çoğu zaman çalışanlarıyla, meskenler eşyalarıyla, çoğu zaman yaşayanlarıyla birlikte yok edildi.
Yok, olmanın anlamını ve neticesini tabii ki biliyoruz ve biliyorsunuz
Gazze sokaklarında yıkıntılardan ve molozlardan çıkan dumanlar içerisinde ne aradığını bilemeden perişan ve şaşkın dolaşan insanlar. Maddi bir şey bulamayacağına göre herhalde moloz yığınlarında geçmişini ve hatıralarını, kaybettiği çocuklarının bakışlarını ve tebessümlerini arıyordur.
Sokaklarda patlamamış bombalar ve tuzaklar, meydanlarda kül olmuş arabalar, tarlalarda işlemeyen traktörler, bahçelerde bir daha yeşermeyecek ve dallarına kuş konmayacak ağaçlar, uzun süre bir şey bitmeyecek topraklar. İşte Gazze tablosu.
Gazze’de bir şey yok. Gazze her şeye muhtaç. Gazze yardım bekliyor. Kendisine uzanacak şefkatli elleri ve hayırsever yürekleri, kirlenmemiş vicdanları bekliyor.
Ülkemizden Gazze’ye çok yardım toplandı. Yediden yetmişe Türk milleti bu işe sahip çıktı. Gazze’nin yaralarının kısa zamanda sarılacağına inanıyorum. Önemli olan her yardımın yerine ulaştırılması ve amacına uygun sarf edilmesi. Devletimizin bu işe sahip çıkması ve yardımları yerine ulaştırma sorumluluğunu yüklenmesi gerçekten memnuniyet verici bir gelişme. İnşallah bu yardımları toplayanlar, reklâm yarışından ve şöhret kazanma rekabetinden vazgeçer de bir an önce mahalline ulaştırırlar.
Kısa zamanda Gazze’nin imar edileceğine, eski halinden daha güzel olacağına ben inanıyorum. Bununla işin bitmiş olmayacağına da inananlardanım. Bundan sonrası için önemli olan iç birliğin sağlanması, kamu düzeninin korunması ve yeniden saldırmak için fırsat kollayacak ve sebep arayacak olan İsrail’e bu fırsatın bir daha verilmemesi. Filistin’in askeri ve sosyal yapısının, ideolojik görüntüsünün İsrail’in bir daha saldırma cesaretini kıracak bir yapıya kavuşturulması. İçerdeki örgütlerin her biri ayrı telden çalarsa, akort ayarı yapılamazsa dışarıdan ben yapacağım diyen birisi çıkar.
Ne diyelim, Gazze’yi bu hale getirenler utansın!




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.