Gazze Katliamı
Tarihi serüvenini çok iyi bildiğimiz İsrail kavminin, Filistin topraklarını işkâlı ve Filistin halkına zulmü, 1948 yılından bu yana kesilmeden kademeli olarak devam ediyor. İşkâlın başladığı tarihten bu vakte kadar yarım asırdan fazla zaman geçmiş, kutsal toprakları parça parça işkâl ve yerli halkı yurdundan yuvasından etme baskısı plânlı bir şekilde devam etmiştir. Temelinde hırs olan Yahudi kurnazlığı, tarihten ve insanlıktan intikam alırcasına zamanla bu niyetin gerçekleşmesini sinsice sağlamıştır. Azim ve inatla, sona ulaşılmak üzere olunan bir durumda bu günkü talihsiz noktaya gelinmiştir.
Aslında İsrail, terörizmin devlet haline gelmiş ve resmiyet kazanmış tescilli şeklidir. Bu günkü zihniyetin temsilcileri ve uygulayıcıları olan idarecileri çıkaran ve bünyesinde barındıran İsrail kavmi de, teröristlerin bir sembol (Siyonizm üçgeni) altında toplanmış halidir.
Herhalde İsrail devleti ve kavmi için görünen korkunç manzaraya ve takınılan arsız tavra göre bundan daha uygun ve anlamlı bir tarif olamaz.
Dikkat edilirse Filistinliler, her şeye rağmen isyan etmiyorlar, gasp edilmiş topraklarını kurtarmaya ve en temel haklarını almaya ve kullanmaya çalışıyorlar. Bu haklı istek karşısında, ben onlardan güçlüyüm, diye tepelerine binmek ve bomba mı yağdırmak gerekir? Bombalamadan önce medenice ve insanca yapılması gereken işler yok mu, görüşmeler olamaz mı? Dünya barışını gerçekleştirmek amacıyla kurulan beynelmilel kuruluşların bu işte hiç rolü olmaz mı? Yoksa onlar İsrail'den daha mı güçsüzler? 20. Asırda yaşayanların bir bölümü hâlâ orta çağ zihniyetinden kurtulamadılar mı?
Demek ki şartlar ne olunsa olsun her millet tarihi geçmişine, karakterine, ahlâkına, kültürüne, zihniyetine ve elindeki ölüm kusan ve dehşet saçan silahlara uygun düşeni, daha açığı yakışanı yapıyor.
Bir haftadır terörist İsrail devletinin son sistem uçakları, Filistinlilerin yaşadıkları, daha gerçeği sığındıkları, mülteci kamplarının bulunduğu Gazze Şeridini insaf ve merhamet duygusuna sahip olmadan bombalıyorlar. Kadın çocuk demeden, sivil asker farkı gözetmeden, yerli yabancı ayırımı yapmadan, sivil yerleşim merkezlerini, hatta hastaneleri hesaba katmadan insanları katlediyorlar. Akşam olunca iş yerlerinden evlerine dönmek için yola çıkan insanlar, okullarından çıkıp sevinçle karışık endişe ile evlerine koşan öğrenciler, tarlada, inşaatta çalışan işçiler, sokakları temizleyen çöpçüler, fırından ekmek almak için dışarı çıkan kadınlar, namaz kılmak için camiye giden mü'minler, sokakta, parklarda oynayan çocuklar, düğün ve cenaze merasimi alayları, dahası var; yaralı taşıyan ambulansları ölüm kusan, dehşet saçan İsrail uçaklarından adeta dökülen bombalarla vuruluyorlar ve can veriyorlar. Dünya bu teknik donanımlı bilimsel vahşeti zevkle seyrediyor.
Bu beklenmedik gelişmeler ve çatışmaların, tam da Orta Doğu’da barışı sağlamak için yapılan çalışmaların belli bir noktaya getirildiği bir zamana rastlatılması da manidar. Barış çabalarına bomba düşüyor. Sulha giden yollar kan ve dehşetten geçilemez hale geliyor.
Filistin topraklarındaki Arap-İsrail anlaşmazlığının sürüp gitmesinden fayda umanlar, barış görüşmelerinin dış baskı ile müspet neticelenmesinden korkuyorlar. İsrail barış masasında işine yarayacak tarzda neticeye ulaşabileceğini ümit etse o yolu tercih eder. Haklı olduğunu gösteren hiçbir işaret yok ki barış masasına otursun. O karanlık emellerine ve arz-ı mevut hayallerine ancak zorbalıkla ulaşabileceğini biliyor. Sanki Yahudiler için ayrılmış olduğuna inanılan kutsal topraklara ulaşmak için her yolu denemeyi meşru hakları kabul ediyorlar
Dünyayı etkisi altına alması ve dünya kamuoyunu meşgul etmesi için plânlar hazırlanan ekonomik krizi çıkaranlar da demek ki bu vahşet hareketinin hazırlığı içerisinde olanlarmış. Önce ekonomik kriz geliyor dediler ve bir ikide banka kapattılar. Dünya finans çevreleri şaşkınlık içerisinde iken ve medyada bu konu ile meşgul iken bomba yüklü İsrail uçakları Gazze semalarında göründü ve yer yüzünün o bölgesine ölüm kustu. Global ekonomik kriz, global terörizmi kamufle etti. Yahudiler kutsal kabul ettikleri toprakları, faşist emelleriyle kirlettiler.
İsrail uçakları Hamas'a ait üstleri ve terör yuvalarını yok etmek amacıyla Gazze Şeridinde yaşayan masum insanların üzerine bomba yağdırmaya devam ediyorlar. Medeni dünya vicdanı sızlamadan yeter artık demesini unutmuşçasına bu zulmü seyretmeye devam ediyor. Ana kucağında can veren, sırtında okul çantasıyla sokaklarda vurulan o günahsız ve sorumsuz yavruların yok olduğunu zannettiğiniz tarihin kaydettiği feryatları ve acıları bir gün sizin beyninize balyoz gibi inecek. Bakalım bu günkü olayları acımasızca seyreden dünya o zaman re yapacak? Doğrusu merak ediyorum.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.