En büyük sorun demokrasi
TÜRKİYE SİYASETİ ARTIK DEĞİŞTİ
Konya’dan övgü ile bahseden Hasan Celal Güzel, Konya’nın demokrasi denilince akla gelen ilk iller arasında yer aldığını ifade etti. Türkiye siyasetinin özellikle son yıllarda büyük bir değişim içerisine girdiğini dile getiren Hasan Celal Güzel, “Klasik siyasetçilerin devri artık kapanmıştır. Artık Süleyman Demirel gibi her an düşünceleri değişiklik gösterebilecek, söyledikleri ile yaptıkları arasında büyük farklar olan insanlar siyaset yapamaz hale gelmiştir. Çünkü halkımız artık gözünü açtı. Gerçekleri görebiliyor, söylemleri ile eylemleri birbiri ile örtüşmeyen siyasetçileri hemen alaşağı etmesini biliyor” dedi.
AÇIK POLİTİKA YAPMA ZAMANI
Yalana ve dolana daha fazla yer verenlerin dudaklarından çıkan her şeye inanılan dönemin artık geride kaldığını ve siyasetin bir çamur atma eylemi olmaktan çıktığını dile getiren Güzel, bunda yeni dönem politikacıların ve yeni neslin önemli bir etken olduğunu ifade etti. Siyasetin bir anlamının da vebal almak olduğunu ifade eden Hasan Celal Güzel, milyonlarca insanın vebalini taşıyarak iş yapmanın büyük dikkat gerektirdiğini belirtti.
‘DEMOKRASİ SORUNUNU BİR TÜRLÜ ÇÖZEMEDİK’
Türkiye’nin en büyük probleminin tam bir demokrasiye sahip olamaması olduğuna dikkat çeken Hasan Celal Güzel, bu sorunun bir türlü çözülemediğini ifade etti. Türkiye’de demokrasinin yerleşmesinde çeşitli engellerin yer aldığını ifade eden Güzel, “Türkiye’nin en demokratik anayasası 1921 Anayasasıdır. Bu anayasa yarı demokratik bir hüviyete sahiptir. 1924 yılında uygulamaya konulan anayasa ve 1964 yılındaki anayasa ise tepeden inme bir anayasadır. Bunların içindeki en beter anayasa ise 1982 yılında darbe rejimi ile gelen, tamamı gayri meşru olan 1982 Anayasasıdır. Ne yazık ki Türkiye bu şartlarda demokratikleşme sürecini tamamlayamaz. Türkiye’de demokrasi tecrübesi var. Ama bu uzun bir sürecin ürünü olan tecrübeye rağmen demokrasi yok” ifadelerini kullandı.
‘KÜRT SORUNU DEĞİL, KÜRTÇÜLÜK SORUNU VAR’
Son dönemde ülke gündemini en çok meşgul eden konulardan bir tanesinin de demokratik açılım süreci olduğunu söyleyen Hasan Celal Güzel, demokratikleşme adına atılan adımları olumlu bulduğunu ifade ederek, “Türkiye’de Kürt sorunu diye bir şey yoktur. Kürtçülük sorunu vardır. Türkler ile Kürtler farklı soydan olsalar da aynı millettirler. Bir ülkede iki ayrı millet olamaz. Kürtler bizim din kardeşimizdir. Sonra bin yılı aşkın bir süredir iç içe olmanın, aynı kültürel değerlere sahip olmanın getirdiği bir birliktelik vardır. Yani bu birlikteliği bozmak ve Türkiye’yi bölmek mümkün değildir. Türkiye zaten bölüneceği kadar bölünmüş. 24 milyon metrekare olan toprakları 750-800 kilometre kareye kadar düşmüştür” diye konuştu.
31 MART VAKASINDAN BU YANA
İRTİCA SÖYLEMİ ÜRETİLİYOR
AKP Siyaset Akademisi’nin ardından MÜSİAD Cuma Toplantısı’na katılan Hasan Celal Güzel’in gündeminde yine güncel konular vardı. Güzel burada Albay Çiçek olayı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Hasan Celal Güzel, “Bir albayın ricasıyla irticayla mücadele eylem planı hazırlandı. Buna sadece bir kağıt parçası denildi. Ama gerçek daha sonra anlaşıldı. 1909 yılındaki 31 Mart Vakası’ndan bu yana irtica söylemi sürekli olarak üretilip durdu. O dönemdeki ittihatçıların devamı olan neoittihatçılar bugün aynı çalışmaları sürdürüyorlar. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın tüzüğünde ‘Herkes inancını istediği gibi yaşayabilir’ ifadesinin yer alması nedeniyle kapatılması, konunun vahametini göstermektedir” dedi.
Darbe planlarını hazırlayan neoittihatçıların bugün tek tek deşifre edildiğini dile getiren Güzel, “Burada önemli olan darbe planını yapan şahıslar değil. Türk Silahlı Kuvvetlerinin, böylesine mukaddes bir kurumun bu tür oyunlara alet edilmesidir” dedi.
RASİM ATALAY




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.