“Ekonomik sistemler insan için vardır”

“Ekonomik sistemler insan için vardır”
Küresel Ekonomi ve Etkileri konusunda bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Tahsin Karabulut, ekonomik sistemlerin insanlara refah sağlamak için ortaya çıktığını açıkladı.
Kritik Analitik Düşünme Platformu, ‘Küresel Ekonomi ve Etkileri’ konulu bir konferans düzenledi. Mevlana Bera Otel’de düzenlenen konferansa konuşmacı olarak Yrd. Doç. Dr. Tahsin Karabulut katıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Doç. Dr. Ahmet Diken, ‘Kritik Analitik Düşünme’ metodu kullanılarak ekonomi konusundaki donelerin tespit edilmekle birlikte katılımcıların gelişmeleri doğru değerlendirme ve anlama yeteneklerinin gelişimine katkı yaptığını belirtti. Ahmet Diken, metotla birlikte iyilerin dünya politikalarında aktif belirleyici rol almaları ve iyiliği ön plana çıkarma fırsatlarının doğabileceğini de aktardı. Dünyada iktisatçılar tarafından ‘ihtiyaçların sonsuzluğu’ kavramının tartışılmaya başladığını anlatan Yrd. Doç. Dr. Tahsin Karabulut, insanın doyumsuz bir canlı olduğunu fakat insanın sınırsızlığı ile doyumsuzluğu arasında farkın olduğuna işaret etti. Kapitalist ekonomi anlayışının dünyada işlediğinin altını çizen Karabulut, “Doyumsuzluk konusunda herkes bir biriyle yarışmaktadır. Bu nedenle kapitalist anlayışa göre ihtiyaçların elde edilmesi noktasında ahlaki durum önemli değildir. Yalnız dünyada kaynaklar ise kısıtlı. Birileri bu kaynakları küreselleşmeyle birlikte ele geçirmiş. Dengesiz bir paylaşım ortaya çıkmıştır. Özellikle 1990’dan sonra ulus devletlerin ortadan kalkmaya başlaması ve teknolojinin gelişmesiyle sınırlar ortadan kalkmıştır. Böylece birilerinin yönettiği bir dünya oluşmuştur” dedi. Karabulut, iktisadi sistemlerin insanların menfaatleri için ortaya çıktığını aktararak, hiçbir iktisadi sistemin ben insanları fakirleştireceğim, onları ezeceğim mantığıyla çıkmadığına dikkat çekti. “Kapitalist ekonomini de bu mantıkla ortaya çıkmıştır” diyen Karabulut şunları kaydetti: “Ancak gelinen noktada sistemi getirenler dünyaya hakim olmuştur. Dünyadaki Gayri Safi Milli Hâsıla (GSMH) 62 trilyon 54 milyar dolar’dır. Bu rakam 90 trilyona çıkarılsa toplumların refah seviyesi daha da artacaktır. Ancak, para fonlarını, önemli bankaları ve borsaları ellerinde bulunduran küresel sermayenin belirlediği ölçüde bu gerçekleşmektedir.”
HASAN AYHAN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.