Baba: Oğlum yeter artık facebook dışında da bir dünya var.
Çocuk: Valla mı baba, link yollasana!
Günlük hayatta birçok işlerini telefonla halleden çocuklar, doğal olarak akıllı telefonlara bağımlı olmaları da normal olacaktır. Bu çocuklar kazara telefonlarını kaybederler ya da telefonları bozulursa kendilerini sanki her şeylerini kaybetmiş gibi hisseder. Kaybetme korkularına karşı bu çocuklar, telefonlarını yanlarından ayırmadıkları gibi sık sıkta kontrol etme ihtiyacı hissederler. Yatarken de telefonlarını ya başuçlarına koyarlar ya da yastıklarının altlarına koymaktadırlar. Uyandıkları zaman yaptıkları ilk işte yine telefonlarına bakacaklarından bu da zamanla nomofobi’ye dönüşmektedir.
Araştırması ya da öğrenmesi gereken her şeyi bir parmakla yapana çocuklar, telefonlarda onlar için vazgeçilmezler arasında olacaktır. Değil bir günün bir saatine telefonsuz geçirmekten korkan bu çocuklar, zamanla nomofobik hale gelmektedirler.
Peki, nedir bu momofobi?
Nomofobi; iletişimden uzak kalma korkusu. Başka bir ifadeyle cep telefonu kapalı ya da ulaşılmaz olduğunda insanlarda oluşan kaygı, kişinin eş dostla iletişimden yoksun kalma korkusu demektir. İletişimden yoksun kalmak demek ise; kişinin eş, dost ve çevresiyle temas halinden mahrum kalma ve ulaşılamama korkusudur.
Çocuklar telefonlarını uyurken yastıklarının altına koyarak onu baş tacı yapmalarının nedeni de bundandır. Çocukların geneli yatarken dahi telefonunu kapatmayı sevmiyor çünkü her zaman iletişim halinde olmak istiyor. Yine çocukların büyük bir çoğunluğu, telefonunun şarjı bittiğinde, kontörü-dakikası-TL’si bittiğinde, telefonunu kaybettiğinde veya kapsama alanı dışında kaldığında kaygıları artmaktadır.
Telefon ve İnternet için Nomofobi’nin Belirtileri:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.