Çıngıraklı kuyuların hazin sonu
Yayınlanma:
Kim bilir bir zamanlar kimler su içti soğuk pınarlarından. Kimler soğuk sularında serinledi. Kim bilir kaç çoban, sürüsünün susuzluğunu çıngıraklı kuyunun serin suları ile giderdi.
Suyun hoyratça kullanılmadığı dönemlerde hemen her köyde belki onlarca adet bulunan çıngıraklı kuyuların bu gün sadece görüntüleri kaldı. Uzaktan görünüşü ile herkesi tatlı bir mazi turuna götüren çıngıraklı kuyuların, yanına yaklaşıldığı zaman gelirken kurulan hayalin tam tersi bir hayal kırıklığı yaşanıyor.
Görünüşü ile her ne kadar tarih koksa da yanına gelindiğinde bir o kadar hüzün kaplıyor insanın içini. Çatal ayağı, dev ağaçların kökleri ile birlikte konulan kolları, metrelerce aşağı inen zinciri ile ayrı bir güzelliğe sahip olan çıngıraklı kuyular ne yazık ki bu gün artık kullanılmıyor. Oldukça derinlerinde su olan bazı kuyular ise objektife yansıdığı gibi elektriğe teslim olmuş durumda.
Bir zamanlar tamamen kendi imkanları ile susayana su veren ve Alibeyhüyüğü Beldesi’nin yaylarında bulunan bu kuyu Konya Ovası’nda kurumuş binlerce çıngıraklı kuyudan sadece bir tanesi. Kim bilir kaç kişinin günlerce uğraşması sonucu dikilen dev ağaç kolları bu gün inip kalkmıyor. Çıngıraklı kuyunun dev kollarının yerine kuyunun içerisine bağlanan dinamo ve elektrik devreye girmiş.
Belki hiçbir çoban soğuk taşlarında kaval çalarak sürüsünü sulamıyordur. Belki hiçbir çiftçi tarlada yanan yüreğini söndürmek için yanına gelmiyordur. Ama bir gerçek var ki kuruyup gitse de onlar bizim tarihimizin unutulmaz birer eserledir. Elleri öpülesi yaşlılarımızın bizlere bıraktığı birer mirastır. Her ne kadar susuz olsalar da, kuruyup gitmesi ile unutulsalar da yüreği tarih ile kokan herkesin gözünde birkaç damla yaş oluşturur hüzünlü hali…
Görünüşü ile her ne kadar tarih koksa da yanına gelindiğinde bir o kadar hüzün kaplıyor insanın içini. Çatal ayağı, dev ağaçların kökleri ile birlikte konulan kolları, metrelerce aşağı inen zinciri ile ayrı bir güzelliğe sahip olan çıngıraklı kuyular ne yazık ki bu gün artık kullanılmıyor. Oldukça derinlerinde su olan bazı kuyular ise objektife yansıdığı gibi elektriğe teslim olmuş durumda.
Bir zamanlar tamamen kendi imkanları ile susayana su veren ve Alibeyhüyüğü Beldesi’nin yaylarında bulunan bu kuyu Konya Ovası’nda kurumuş binlerce çıngıraklı kuyudan sadece bir tanesi. Kim bilir kaç kişinin günlerce uğraşması sonucu dikilen dev ağaç kolları bu gün inip kalkmıyor. Çıngıraklı kuyunun dev kollarının yerine kuyunun içerisine bağlanan dinamo ve elektrik devreye girmiş.
Belki hiçbir çoban soğuk taşlarında kaval çalarak sürüsünü sulamıyordur. Belki hiçbir çiftçi tarlada yanan yüreğini söndürmek için yanına gelmiyordur. Ama bir gerçek var ki kuruyup gitse de onlar bizim tarihimizin unutulmaz birer eserledir. Elleri öpülesi yaşlılarımızın bizlere bıraktığı birer mirastır. Her ne kadar susuz olsalar da, kuruyup gitmesi ile unutulsalar da yüreği tarih ile kokan herkesin gözünde birkaç damla yaş oluşturur hüzünlü hali…
Gündem





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.