Bu Türkler çıldırmış olmalı!
Bu benim dışarıdan gördüğüm Türkiye. Doğru ya da eğri ben böyle görüyorum! Türkiye’de Türk olmak kadar zor bir iş yok oysa bizler, yurtdışındaki Türkler kendi vatanlarımızda kabul görmediğimiz ve eşit muameleye tabi tutulmadığımız için kendimizi öksüz, bayraksız ve çilekeş zannederdik. Oysa bizden kötüleri de varmış. Hem de kendi vatanında o şanlı ay yıldız bayrağının altında! Hem de kocaman bir ulus… Kocaman uyuyan ve uyutulan bir ulus.
Aslında şu andaki durum biraz Osmanlı döneminde kabul gören ve İkinci Murat’tan ta İkinci Abdülhamid’e kadar olan yaklaşık 500 yıllık süre içerisinde Türk sözcüğünün geçmediği o zamanı hatırlatıyor. Abdülhamid tahta çıkar çıkmaz Çarlık Rus’tan tokadı yemiş, o şanlı Büyük Osmanlı İmparatorluğu sınırı daha sonraki yıllarda Çatalca’ya, İstanbul’un burnunun dibine kadar gerilemişti. Bir nevi Türkçülük akımını başlatan Süleyman Paşa 93 Harbinde Şıpka Geçidini geçemeyip Osman Paşa’ya Plevne’de yardıma yetişememişti. Ki bu Süleyman Paşa ilk defa yeniden bir kitapta Türk sözcüğüne yer vermişti. Abdülhamid Türkçülüğün gelişmesine izin vermişti. Sonrasını zaten rahmetli Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Söylevinden ve de rahmetli Turgut Özakman’ın Şu Çılgın Türkler, Devrim ve Cumhuriyet üçlemesinden iyi biliyoruz. Burada dikkat çekmedik istediğim nokta şu, Osmanlı devletinin, egemenliği altındaki toplulukları, din ya da mezhep esasına göre örgütleyerek yönetmesine “millet sistemi” denirdi. Ancak o milletlerin hepsi –Bosna ve Sancak dışında Osmanlı’yı bir güzel sırtından bıçaklamış ve en acımasız da Arnavutlar, Bulgarlar ve Araplar olmuştu. Sonraki yıllarda Türkiye Cumhuriyeti tüm bu milletlerin borcunu da ödedi. Neden Türkiye’de insanlar, “ne mutlu Türk’üm diyene” demekten korkuyorlar. Anlaşılır şey değil!
Şimdi de sanki Türkiye’de öyle hava var. Yani millet kavramı ulus kavramının da ötesine geçti. Bu yöntem tarihte başarısızdı şimdi de başarısız olacak. Mart ayı çok ilginç durumlara yüklü!
Ordu
Şimdi gelelim günümüz Türkiye’sine. Ordu en gelmiş ordulardan eksik değil, am elinde atom bombası yok. Üstelik ordunun tüm donanım ve araçlarda kullandığı işletim sistemleri Türk yapımı mı belli değil. Kozmik odaları denilen yerlerden savaş taktikleri ve mühimmat depoları bilgileri de başkalarının elinde. Daha da kötüsü millete NATO üssü diye yutturulan Amerikan üssü var. Ama yine de Türk Ordusu bu, yan bakan iyi düşünmeli.
Tutum
Tutum açısından bakarsak G20 denilen en gelişmiş iktisatlar arasında olan Türkiye, Arjantin ve Güney Afrika’yı geride bırakarak 18. yerde yer alıyor. Ancak özgüdümlü sanayisi yok. Ülkede yabancı araçlar Türklerin iş gücü kullanılarak üretiliyor. İleri teknoloji neredeyse hep dış alım, ne paralar akıyor dışa! Türkiye tüketici konumundan üretici konuma geçmediği sürece işi zor! Gerçeği özeleştirme altında tüm büyük yerli şirketler satıldı. Yabancı geldi neredeyse hiç para yatırmadan varolan işletmeyi aldı ve verimliliği artırarak hızlı kazanç sağlayabiliyor. Dünya böyle, para babaları ne derse o oluyor! Türkiye’nin kesintisiz dış borç yığını 372,7 milyar dolar. Dünyada borcu olamayan sadece beş ülke var.
Avrupa Birliği
Avrupa Birliği sevdası diye hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bir düşe kapılmış gidiyor devlet. Bir kere dinler arası hoşgörü yalanını bırakalım bir kenara ve olaya gerçekçi yaklaşalım. İslam ve Hıristiyanlık kaç yüz yıldır savaş içinde ve tarihleri kanla yazılı. Türkiye ikinci dünya savaşını katılmadı ve Avrupalılar asla bunu unutmayacak, affetmeyecektir. Üzerinde güneş batmayan imparatorluk biraz da Türkler yüzünden çöktü. Kaldı ki siyasi anlamda İngilizler Türklerin en büyük düşmanıdır! Türkiye Cumhuriyetinin nüfusu Fransa, İtalya ve İngiltere’den daha çok, ama bu ülkeler gerek teknoloji gerekse de eğitim açısından Türkiye’den çok ilerdeler! Hiç biri AB’de Almanya’dan sonra ikinci siyasi gücün Türkiye olmasını istemiyor. Kardeşlerimiz İtalyanlar bile. Zaten AB Almanya demektir ve bazen de saydığım diğer üç devletler. Gerisi kocaman bir yalan. Kararlar tüm üyelerin oy birliyle alınıyor. Zaten Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimini anmıyorum. Ayrıca her işinize karışılıyor ve sürekli gözetim ve denetim altındasınız.
Yurtdışı Türkler
Böyle denilince sanki Türkiye Türkleri geçen yüzyılın ortalarında Batı Avrupa’ya işçi olarak giden Türkleri Türk olarak sayıyor. Oysa Rusya’nın bir ucundan ta Macaristan’a kadar Türk dolu. Birçoğunun kendi devleti var, bazıları özerk ve o kadar. Onlara kim önderlik yapacak, sanırım bu sorunun yanıtı böyle giderse Türkiye yerine Kazakistan olacak! Bir bakalım şu Türk Dünyası ne alemde.
Doğu Türkistan’da Uygurlar perişan, Kuzey Irakta Türkler perişan, Suriye’de Türkler perişan, Yunanistan Batı Trakya’da Türk diyenin dilini kesiyorlar. Biz Bulgaristan’da biraz siyasi gücümüz sayesinde nefes alabiliyoruz ama nafile. İş, aş yok mu tek yol Batı’ya gidip köle olmak. Kurum olarak iki Türk tiyatromuz vardı ama yetiştirdiğimiz en büyük sanatçı ve Türk ekininin Balkan Bülbülü rahmetli Kadriye Latifova’nın dünya çapındaki heykeltıraş ustası oğlu eksi kültür bakanı Vejdi Raşidov sağ olsun onları kapattı! Makedonya’daki Türkler Anayasaya göre kurucu unsurlar ama kendi aralarında bölükler ve bir saptanca bakana sahipler ve o kadar. Sanırım bir de Türk tiyatroları var. Kosova’daki Türkler hem azlar hem zor durumdalar. Acaba orasını kim yönetiyordu?! Say say bitmez. Bu arada Avrupa’yı ve Türk Cumhuriyetlerini tedirgin eden en büyük sorun Türkiye ‘de son yıllarda gelişen siyasi İslam’dır. Gerisini sizler düşünün…
Dedik ya bu Türkler çıldırmış olmalı. Ot bitmeyen yerde bitiyorlar, devlet kuruyorlar ve sonra parçalanarak başkasının idaresine geçiyorlar. Burada asıl soru Türkiye’nin ne yapacağıdır. İki koltuk altında 3 ya da 4 kıta taşınamaz. Ne açık sularda atom gücüne sahip silahlı kuvvetlerin var, ne dünya siyasetine yön verecek parasal ve siyasi gücün. Müslümanlığı üst kimlik yapıp Türklüğü unutturarak da olmayacak. Kardeşlik deyip kızıl çizgilerden vazgeçerek de olmayacak. E nasıl olacak? Vallahi billahi bilmem ama şu kutsal kitabımız Kur’an’ı Kerim’deki oku sözcüğünü haşa ben yazmadım. Bize Cebrail vasıtasıyla Onu bahşeden ve Elçisi Hazreti Muhammed vasıtasıyla duyuran Yüce Allah buyurmuş. Eğitim olmayan yere ya silah demokrasi ya da yobazlar korku getirir.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.