Bosna'dan Türkiye Nasıl Görünüyor?

Balkanlı gazetecilerin oldukca sık karşılaştıkları bir sorudur bu. ‘Oradan Türkiye nasıl görünüyor?’ Bir çoğumuzunda kolaylıkla cevap veremediği bir sorudur. Çünkü Türkiye'de ne olursa olsun, güzel ya da çirkin hepsi bize de aynıyla yansımaktadır. Her hareketlenme, maddi manevi, bizim böğrümüzde bitmektedir. Bu yüzden gazeteci arkadaşlarımın da tepkilerini çok iyi anlamaktayım.’ Bize Türkiye'yi sormak içinizde ne var demek gibi.’

**

Bazen bu politik-siyasi kulvarlarda pürüzler oluşmasına, gönüllerin daralmasına da sebep olmakta aynı zamanda. Mesela Türkiye'deki son gelişmeler üzerine, Karadağ Müftülüğü'nün Recep Tayyip Erdoğan'a, daha doğrusu Türkiye'deki kardeşlerine destek olmak için dua yapılması kararı üzerine gözler yine Balkanlara çevrildi. Akabinde diğer ülkelerden de ses çıkması beklendi.

**

Nihayi olarak Saraybosna (Sarajevo) Gazi Hüsrev Bey Cami'inde halkın ve gençlerin insiyatifinde bir dua gerçekleşti. Dikkatinizi çekmek istediğim bir nokta var burada. Nihayetinde bahsettiğim yer bir camii ama Bosna camilerinde aklına gelen biri, organize, medya takibinde, ses getirmek amacı ile, dua yapamaz. Daha doğrusu İslam Birliği'nin izni olmaksızın yapılamaz. Ama böyle bir dua ve organizasyon yapıldı.

**

Dediğim gibi burda eğitim görmekte olan gençlerin ve halkın insiyatifiyle yapılan bu programa İslam Birliği pozitif yada negatif herhangi bir tepki göstermedi. Kanımca dua organizasyonu tam olarak sivil toplum tepkisi olarak yapıldı. Buda olması gerekendi zaten. İslam Birliği organizasyon olarak tüm İslami Organizasyonlara ev sahipliği yapmakta ve çatı görevi görmekte, devletten bütçe ve ödenek almadan Türkiye’deki Diyanet İşleri’nin görevini görmektedir.

**

Yılların teçrübesiyle bence doğru olanı yapmış oldular. Bir Türk gazetecisinin, hiç yakışmayan ve daha önce yapılan yardım ve destekleri yüze vurur şekilde: “Neden destek verilmedi?, “Biz sizin için ağladık, siz nerdesiniz?” şeklinde dillendirilen tepkisine, İslam Birliği: “Bosna Camilerinde Allah’ın Peygamberlerine ve Halifeye her zaman dua edilecektir” cevabını verdi.

**

Ve sonunda SDA Partisi’nden AK Parti yönetimine açık destek geldi. Destek sadece genel merkezden medya mensupları aracılığı ile verilen destekten fazlasıydı. Türklere yakınlığı ile tanınan Federal Kültür ve Spor Bakanı Salmir Kaplan, Gülen Cemati ve Nurcular hakkında yazılı medyada ve televizyonda yaptığı konuşmalarla desteğin her yönden olduğunu gösterdi. Bir partinini kendisine yakın görüşte olan bir partiye siyasi destek vermesi daha akla yatkındı tabii.

**

Yine de Bosna - Hersek halkı, Federal bakanın Bosna-Hersek’in kendi iç meselerinin üstüne bu kadar hararetle gitmiyor olmasına içerledi denebilir. Tabii Bosna - Hersek basını da bütün bu hengameyi kendi çapında takip etti. Başbakan Tayyip Erdoğan’ı sultan olarak isimlendirenden tutunda Türkiye'deki problemlerin ana sebeplerinin AK Parti hükümetinin gözle görülür başarısı olduğunu iddia edenlere kadar geniş bir yelpaze oluşturdu.

**

Nihayetinde bu hafta itibari ile Türkiye’yi gündemleştiren konular biraz durulurken Bosnalılar birkaç şeyi açıkça görmüş oldular. Ülke genelinde hüküm süren Türk Rüyası biraz da olsa dumura uğramış oldu. Nihayetinde Bakan Kaplan’ın aleyhinde konuştuğu enstitüler Türkler’in ya çalıştığı, ya öncülük ettiği ve Bosna halkı için öncelikle ‘Türk’ tüler. Bir diğeri kurtarıcı ve abi gözüyle bakılan Türkiye’de de bir çok iç problem ve mesele olduğu anlaşılmış böylece biraz boş hayaller üzerine kurulan Türkiye romantiğinde de çıkılıp, gerçek bir Türkiye tahayyülüne dönülmüş oldu. Bütün bunlar hem Türkiye’nin bizim mahallede nasıl göründüğünü ve dahi nasıl içimizde hissettiğimize güzel bir örnek olmuştur diyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi